T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/247 Esas KARAR NO: 2026/294 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI: 2022/381 Esas, 2024/635 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2025/247 Esas KARAR NO: 2026/294 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2024 NUMARASI: 2022/381 Esas, 2024/635 Karar DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 25/02/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...A.Ş.'nin biri 26.06.2014 tarih ve 68.000,00 TL bedelli diğeri ......08.2014 tarih ve 70.000,00 TL bedelli iki ayrı çeke dayanarak davacı aleyhine İstanbul ...... İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takip öncesinde .....11.2014 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını, haciz baskısı altında her iki çekin bedelini de ödemek zorunda kaldıklarını, takibin iptali için takibe konu çeklerdeki imzaların kendilerine ait olmadığı iddiasıyla açtıkları İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde çeklerin üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi .......'ın imzası olmadığının tespit edildiğini, ayrıca İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/138605 Soruşturma sayılı dosyasında da suç duyurusunda bulunduklarını, her iki çek yönünden de ödemiş oldukları paranın ödedikleri tarihlerden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte taraflarına iadesine verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ciro ettiği birçok çekin muhatap banka tarafından sorunsuz şekilde tahsil edildiğini, sadece davaya konu iki çekte sorun çıktığını, tahsil edilen çeklerle davaya konu çeklerdeki ciro imzaları karşılaştırıldığında aynı olduklarının görüldüğünü, imza itirazını bu nedenle kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin istinafı üzerine verilen bu karar; Dairemizin 2020/402 E. - 2022/886 K. sayılı ilamı ile kaldırılmıştır.İlk derece mahkemesince Dairemizin kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; istinaf ilamı kapsamında imza incelemesine ilişkin ATK raporunun dosya arasına alındığını ve İstanbul ...... Ağır Ceza Mahkeme'sinin 2017/... E. sayılı dosyası dosya kapsamına dahil edildiğini, mahkemece aldırılan ..../06/2023 tarihli rapor ile kaldırma kararı doğrultusunda hem uyuşmazlık konusu çekler üzerinde hemde uyuşmazlık kapsamında bulunmayan diğer iki adet çekle ilgili inceleme yapılmış olup imzaların şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı tespit edildiği, dava dışı çeklerin yapılan incelesinde ciro silsilesinde uyuşmazlık konusu çeklerden farklı olarak .......... Şti. nin yetkili hamil olduğu, uyuşmazlık konusu çeklerde ise ...Lojistik şirketinden sonra çeklerin ....... Ltd. Şti'ne akabinde davalı faktoring şirketine ciro edildiği, ciro silsilesi de dikkate alındığında davalı tarafça dava dışı çeklerin ödenmesine ilişkin itirazın ve dolayısıyla kötü niyet itirazının imza incelemesi, ciro silsilesi ve ceza dosyası kapsamı dikkate alındığında hakkın kötüye kullanılması kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile; 26/06/2014 tarihli çekten dolayı 77.000,00-TL'nin 04/11/2014 ve 01/08/2014 tarihli çekten dolayı 100.000-TL bedelin 05/12/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki beyanlarını tekrar ederek; davacı şirketin, çeklerini şirketi temsile yetkili olmayan kişilere imzalattırdığından dolayı, bu çeklerin hukuken geçerli bir borç doğurmadığını iddia etmesinin dürüstlük kuralına aykırı olup, TMK m.2 gereğince hukuken korunmaması gerektiğini, davacıdan sorunsuz olarak tahsil edilen çeklerdeki imzalar ile, davaya konu çekteki imzaların aynı olduğunu, ATK raporunda yalnızca kullanılan aletlerin isminin belirtilmesi nedeniyle rapor denetime elverişli bir rapor olarak kabul edilmeyeceğini, iyi niyetli hamil olan müvekkilinin, çekleri yasa ve mevzuata uygun olarak iyi niyetli şekilde iktisap ettiğini, tüm usul işlemleri yerine getirmiş olan müvekkilinin, kötü niyetinden ve ağır kusurundan bahsetmenin mümkün olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, istirdat davası şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, istirdat talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davanın davaya konu çeklerdeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı iddiasıyla açıldığı, alınan ATK raporunda davaya konu çeklerdeki davacı şirkete atfedilen 1.ciro imzalarının davacı şirket yetkiline ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, sahtecilik iddiasının iyi niyetli olsun olmasın herkese karşı ileri sürülebileceği, ödenmiş çeklerin karşılaştırmaya elverişli belge olarak kabulü sonucunu doğurmayacağı (Emsal YHGK'nın 2010/12-165-180 E-K., 2010/12-492-559 E-K., 2017/12-328 E-2019/387 K.sayılı kararları) bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 12.090,87 TL harçtan, peşin alınan 3.022,72 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.068,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/02/2026