10. Hukuk Dairesi 2023/8011 E. , 2023/9887 K. MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3047 E., 2023/962 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi EK KARAR TARİHİ :29.09.2021 SAYISI : 2015/65 E., 2020/125 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilm…
**10. Hukuk Dairesi 2023/8011 E. , 2023/9887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/3047 E., 2023/962 K. HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Zara Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi EK KARAR TARİHİ :29.09.2021 SAYISI : 2015/65 E., 2020/125 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin 01.06.2011 - 15.06.2014 tarihleri arasında davalı yanında işçi sıfatıyla çalıştığını, müvekkilinin bu çalışması sırasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, müvekkilinin işine 15.06.2014 tarihinde hiçbir yasal hakkı verilmeksizin son verildiğini, bu hakların talebi için ayrıca bir dava açılacağını, bu olaydan sonra müvekkilinin bilgi almak amacıyla SGK'ya müracaat ettiğinde ancak çalıştığı dönem aralığında sigorta primlerinin eksik ödendiğini tespit ettiğini, bu hususta işverene müracaat ettiğini ancak olumlu sonuç alamadığını, müvekkilinin sigortasının sadece 15.07.2013 - 25.11.2013 tarihleri arasında yapıldığını, bu tarihin de müvekkilinin davalı iş veren tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına denk geldiğini, buna ilişkin tüm belgelerin Zara Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/822 soruşturma ve 2013/426 karar sayılı dosyasında mevcut olduğunu, bu durumun maddi kayba sebep olduğu gibi emeklilikte de müvekkilinin aleyhine olacağını, müvekkilinin 15.07.2013 - 25.11.2013 tarihleri dışında kalan 01.06.2011 - 15.06.2014 tarihleri arasında çalıştığının tespiti ile bu süreler içerisinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına, müvekkilinin bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Feri müdahil ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dinlenen tanıklardan tereddüte yer açmayan ve birbirini destekleyen beyanlar birlikte değerlendirildiğinde davacının Mart - Ekim ayları arasında çalıştığının net olarak anlaşıldığı, Ekim - Mart ayındaki süreçte ise davalı firmanın iş yoğunluğunun azalmasından kaynaklı işçi çalıştırmadığı, gerek tanık gerekse bordro tanıklarının davalı firmada kış aylarında çalışmadıklarını beyan ettikleri, kış sürecine denk gelen Ekim ve Mart ayları aralığındaki dönemde davacının çalıştığının tereddüte yol açmayacak şekilde tespit edilemediği, bilirkişinin de gerek ilk raporunda gerekse ek raporunda davacının eksik prim yatırıldığı dönemle ilgili Mart - Ekim aralığının olduğu yönünde tespitte bulunduğu, bu haliyle de davacının okuldan mezun olduğu tarihte gözönüne alınarak çalıştığı dönemin 2011 yılı için 01.09.2011 - 30.10.2011 tarihi aralığı, 2012 yılı için 15.03.2012 - 30.10.2012 tarih aralığı, 15.03.2013 - 15.07.2013 tarih aralığı olduğu kanaatine varılmış, 2013 yılının bakiye kısmı davalı tarafından aktif çalışan olarak primlerinin ödendiği ve bu yönde davacı tarafında talebinin bulunmadığı gözönüne alınarak 2013 yılı için sadece belirtilen aylar yönünden hüküm verilmiş, davacının 2014 yılına ilişkin talebi yönünden ise dinlenen tanık anlatımlarına göre 2013 yılında davacının işten ayrıldıklarını ve 2014 yılına ait çalışmasına dair şahitliklerinin ve bilgilerinin bulunmadığı, bu sebeple bilirkişinin de 2014 yılına ait çalışması yönünden hesaplamada dahi bulunmadığı, bilirkişi raporundan sonra dinlenen tanıkların anlatımlarının da mevcut olguyu ve ispatlanmayan kısımlara yönelik davanın seyrini değiştirmediği ve davacının davasını belirtilen tarihler aralığında çalıştığını ispat ettiği sonuç ve kanaatine varılmış, her ne kadar davalı tarafça tüm çalışanların sigorta primlerinin eksiksiz yatırıldığını, davacının da böyle bir çalışması olsaydı bu kişinin de primlerinin davalı tarafça yatırılacağı iddia olunmuş ise de, bilgisi bulunan tanıkların 2011 ve 2012 yıllarında da davacının çalıştığını beyan etmesi karşısında davalı tarafından bu tarihler için yatırılmış SGK primi olmaması karşısında davalı tarafın bu savunmalarına itibar edilmemiş ve davacının davasının bilirkişi raporu ile hesaplandığı ve ispatlandığı kısım yönünden kabulüne, fazlaya ilişkin talebinin reddine," dair davanın kısmen kabulü ile, davacının 01.09.2011-30.10.2011 arası 60 gün, 15.03.2012-30.10.2012 tarihleri arası 225 gün, 15.03.2013-15.07.2013 tarihleri arasında 120 gün olmak üzere toplam 405 gün 6601201002484 SGK Sicil Numarası ile ...ve ... sicil numaralı davalı işveren ...'a ait iş yerlerinde hizmet akdine bağlı olarak sigortasız olarak çalıştırıldığının tespitine, fazlaya ilişkin çalıştırıldığının tespitine dair talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının çalıştığına ilişkin yazılı delil olmadığını, bilirkişi raporunun da yeterli açıklıkta - netlikte olmadığını, tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, işverenin sigortasız işçi çalıştırmadığını istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüşlerdir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "somut olayda; davacı 01.06.2011 - 15.06.2014 tarihleri arasında çalıştığını iddia etmiş, davalıya ait ... sicil numaralı işyerinden 15.07.2013 - 25.11.2013 tarihleri arasında hizmet bildirimi yapılmıştır. Mahkeme kararında, davacının staj sonrası dönemde sezonluk (mart - ekim) ayları arasında sezonluk çalıştığı kabul edilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmamış olması nedeniyle yalnızca kabul edilen kısımlar yönüyle inceleme yapılmıştır. Kabul edilen dönemde davalı adına tescil edilmiş işyeri bulunmaktadır. Dinlenen bordro tanık beyanları uyarınca davacının işyerinde çalıştığı sabittir. Davanın niteliği gereği tanık ile ispat mümkündür. Bu durumda, staj sonrası sezonluk çalışma kabulü dosya kapsamına uygun bulunduğundan," istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili, davacının bildirim yapılan süre kadar çalıştığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceğini, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. 2. Fer'i müdahil Kurum vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.” Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır. 3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur. Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir. Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir. HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir. 4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 3. Değerlendirme 1.Somut olayda, yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, mahkemece, ifadelerden anlaşıldığı üzere Orman Genel Müdürlüğünden ihale ile ağaç kesimi işi alan davalıya ait ihale dönemlerini gösterir ihale dosyalarının getirtilmediği, davalıya ait birden fazla işyeri sicil numarasının bulunmasına rağmen bunlara ilişkin bilgilerin getirtilmediği anlaşılmıştır. 2.Mahkemece yapılacak iş; davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, davacının 15.07.2013-25.11.2013 tarihleri arasındaki hizmet bildirimi yapılan yine davalıya ait olduğu belirlenen ...ve ... işyeri sicil numaralarına göre davalı Kurumdan sicil dosyaları getirtilmeli, tanık anlatımlarına göre işin sezonluk olduğunun anlaşılması karşısında Orman Genel Müdürlüğü'nden davalının yaptığı ağaç kesimine ilişkin ihale dosyaları getirtilerek tanık anlatımları ile birlikte ayrıntılı bir şekilde değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmelidir. 3. Ayrıca kabul edilen süreler yönünden davalıya ait hangi sicil nolu işyerinden ne kadar sürenin kabul edildiğinin gösterilmemesi de hatalı olmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.