Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2359 E. , 2024/3244 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2359 Karar No : 2024/3244 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: …
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/2359 E. , 2024/3244 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/2359 Karar No : 2024/3244 TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Birliği Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... olarak görev yapan davacı tarafından, altı ay süreyle geçici olarak meslekten alıkonulması cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin ... tarih ve E-... sayılı kararı ve anılan karara yapılan itirazın reddine dair Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ... tarih ve E-... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının 6 (altı) ay süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkonulması cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemin üç yıllık bir dönem içinde iki veya daha fazla disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan ... hakkında, her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanacağı hükmü uyarınca daha önceki uyarma ve kınama disiplin cezaları dikkate alınarak kınama cezasının bir ağır cezası olan 6 (altı) ay süreyle geçici olarak mesleki faaliyetten alıkonulma cezası verilmiş ise de, söz konusu ilk cezanın idarece 26.02.2016 tarihli toplantıda verilen uyarma cezası olduğu, ikinci cezanın ise 27.12.2017 tarihinde verilen kınama cezası olduğu dikkate alındığında üç yıllık sürenin 26.02.2016 tarihinden itibaren 26.02.2019 tarihine kadarki süreyi kapsadığı, oysa dava konusu cezaya konu fiilin 11.10.2019 tarihinde vuku bulduğu ve 23.12.2021 tarihinde ceza verildiği görülmekle, davacı hakkında ilgili Kanun ve Yönetmelik hükümlerinde yer alan "Üç yıllık bir dönem içinde iki veya daha fazla disiplin cezasını gerektiren davranışta bulunan ... hakkında, her yeni suçu için bir öncekinden daha ağır ceza uygulanır." hükmü uygulanmak suretiyle tesis edilen dava konusu altı ay süreyle geçici olarak meslekten alıkonulması cezası ile tecziyesine ilişkin Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin ... tarih ve E-... sayılı kararı ve anılan karara yapılan itirazın reddine dair Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ... tarih ve E-... sayılı kararında hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer taraftan, davacı hakkında 26.02.2016 tarihli Sigorta Eksperleri İcra Komitesi (SEİK) toplantısında tanzim edilen uyarma cezasının davacıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasına bakıldığında söz konusu tebliğin kime ve ne şekilde yapıldığına ilişkin her hangi bir şerhin mazbatada yer almadığı, davacı hakkında 27.12.2017 tarihli SEİK toplantısında verilen kınama cezasına ilişkin tebliğ mazbatasına bakıldığında ise söz konusu tebliğin davacının kızına yapıldığı, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen dava konusu işleme dayanak disiplin cezalarının kendisine tebliğ edilmediği, kızının 18 yaşından küçük olduğu, tebliğlerinin usule aykırı yapıldığı iddiaları birlikte değerlendirildiğinde anılan tebliğinde usulüne uygun yapılmadığı sonucuna varılmakla, dava konusu işlemde bu yönden de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idarelerce hukuka aykırı olan temyiz istemine konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: İLGİLİ MEVZUAT : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinde, "1) İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. 3) Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir. 6) Bölge idare mahkemelerinin 46 ncı maddeye göre temyize açık olmayan kararları kesindir." hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde; Belli bir meslekten, kamu görevinden veya öğrencilik statüsünden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında verilen kararların Danıştay'da, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebileceği kurala bağlanmıştır. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun "Sigorta Eksperleri İcra Komitesi" başlıklı 26. maddesinde, " (1) Dört yıl için seçilen ve dokuz kişiden oluşan Sigorta Eksperleri İcra Komitesinin yedi asıl ve yedi yedek üyesi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği tarafından tutulan Levhaya kayıtlı ve mesleğinde itibar ve tecrübe sahibi sigorta eksperleri arasından, Müsteşarlıkça belirlenen usul ve esaslara göre seçilir. Ayrıca bu Komiteye Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulundan bir üye ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Genel Sekreteri veya görevlendireceği yardımcısı daimi üye olarak atanır. (...) (2) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirir: (...) ğ) Sigorta eksperleri hakkında sigortacılık faaliyeti ile ilgili konularda disiplin cezası vermek. (3) Sigorta Eksperleri İcra Komitesince alınan kararlar en geç onbeş gün içinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kuruluna bildirilir. Sigorta Eksperleri İcra Komitesince alınan kararların işleme konulabilmesine yönelik usule ilişkin işlemler Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu tarafından yerine getirilir. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu, Sigorta Eksperleri İcra Komitesince kendisine bildirilen kararların gereğini bildirim tarihinden itibaren en geç onbeş gün içinde yerine getirmek zorundadır. Sigorta Eksperleri İcra Komitesi, ikinci fıkrada sayılan işlemleri yerine getirebilmek için gerektiğinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu ile Müsteşarlığın uygun görüşü ile ticaret veya ticaret ve sanayi odalarına görev verebilir. (...) (5) Sigorta Eksperleri İcra Komitesince, mesleğin vakar ve onuruna aykırı fiil ve hareketlerde bulunanlarla, görevlerini yapmayan veya kusurlu olarak yapan yahut görevinin gerektirdiği güveni sarsıcı hareketlerde bulunan sigorta eksperleri hakkında, sigorta eksperliği hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesi maksadı ile durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre aşağıdaki disiplin cezaları verilir: (...) c) Geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma; sigorta eksperliği sıfatı saklı kalmak üzere altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten alıkoymadır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; İdare Mahkemelerinin kesin olarak verdiği kararları dışında kalan bütün kararlarına karşı mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine istinaf başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemesince istinaf incelemesi üzerine verilen kararlara karşı ise sadece 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde yer alan konular ile sınırlı olarak Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabileceği, bölge idare mahkemelerince istinaf incelemesi üzerine verilen ve 46. madde kapsamı dışında olan kararların ise kesin olduğu görülmektedir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 26. maddesinin 5. fıkrasının (c) bendinde, "geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma" cezasının, "sigorta eksperliği sıfatı saklı kalmak üzere altı aydan az, bir yıldan çok olmamak üzere mesleki faaliyetten alıkoyma" şeklinde tanımlandığı, belirtilen tanıma göre verilen ceza ile kişinin sigorta eksperliği mesleği ile ilişkisinin sona ermeyeceği, sadece belirtilen süre zarfında kişinin mesleki faaliyetleri yapmasından yasaklanması durumunun söz konusu olduğu, dolayısıyla geçici olarak mesleki faaliyetten alıkoyma cezasının kişinin meslekten çıkarılması sonucunu doğurmayacağı açık olup ... olarak görev yapan davacının, Sigorta Eksperleri İcra Komitesinin 23.12.2021 tarihli toplantısında alınan karar ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 26/11. maddesi uyarınca 6 ay süre ile geçici olarak meslekten men cezası ile cezalandırıldığının bildirilmesine ilişkin ... tarih ve E-... sayılı TOBB işlemi ile bu işleme karşı yapılan itirazın reddine yönelik Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun ... tarih ve E-... sayılı kararının iptali istemiyle açılan davanın; 2577 sayılı Kanunun 46/1-c bendi kapsamında bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Bu durumda, temyiz istemine esas teşkil eden kararın, Bölge İdare Mahkemesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesine göre temyiz yolu açık olmayan "kesin" kararlarından olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin incelenmesine yasal olanak bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1- TEMYİZ İSTEMİNİN İNCELENMEKSİZİN REDDİNE, 2- Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, kesin olarak, 28/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.