(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8628 E. , 2008/10460 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2002 gününde verilen dilekçe ile tespit ve muarazanın meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve i…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2008/8628 E. , 2008/10460 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 30.07.2002 gününde verilen dilekçe ile tespit ve muarazanın meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve bir kısım davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı köy, köy idaresi sınırları içerisinde kalan orman bölümlerinin tespitine, davalı köylerin bu bölümlerdeki hak iddiası suretiyle çıkardıkları muarazanın giderilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalılardan ... ve ... köyü tüzel kişilikleri davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... davaya cevap vermemiştir.Mahkemece, 76, 88, 90 ve 91 sayılı bölümlere ilişkin açılan davanın reddine, 74, 89, 108, 109, 110 ve 111 numaralı orman bölümleri davacı köy idari sınırları içerisinde kaldığının tespitine, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. Hükmü davacı ve davalılardan ... ile ... köyü tüzel kişiliği temyiz etmiştir. 1-Taraflar arasında dava konusu yapılan bölümlerin orman olduğu yönünde bir çekişme yoktur. Dava, çekişme konusu ormanlardan yararlanmaya yönelik olarak açılmıştır. Hal böyle olunca; uyuşmazlığın 6831 sayılı Kanununun değişik 37 ve 40. maddeler çerçevesinde incelenerek değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten; 6831 sayılı Orman Kanununun 37. maddesi hükmü «Devlet ormanlarından çıkartılacak, tomruk, tel direk, maden direk, sanayi odunu, kağıtlık odun, lif-yonga odunu, sırk, çubuk, yakacak odun, reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi yıllık üretim programına alınmış orman ürünlerinin dışındaki her nevi orman ve artıklarını tayin olunacak mıntıka ve süreler içinde toplayıp çıkarmaları için öncelik sırasına göre 40. maddede belirlenen orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya iş yerindeki veya civarındaki köylülere ilanen duyurulmak suretiyle ve tarife bedelini ödemeleri şartıyla izin verilir. Bu yerlerdeki halkın veya kooperatiflerin bu işe istekli olmadıklarını veya iş güçlerinin yeterli bulunmamasının tespit ve teshiki halinde bu ürün ve artıkları diğer isteklilerce toplanıp çıkarılmasına aynı şartlarla izin verilebilir veya orman idaresince istihsal olunup satılınabilir…» şeklindedir. Diğer taraftan yasanın 40. maddesi de «Devlet ormanlarında ağaçlama, bakım, imar, yol yapımı, kesme, toplama, taşıma, imal gibi orman işleri; işyerinin ve işyerinde çalışacakların hangi mülki hudut ve orman teşkilatı hudutları içersinde kaldığına bakılmaksızın, öncelikle işyerinde veya civarındaki orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine ve işyerindeki köylülere veya iş yeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere, işyerine olan mesafeleri ile işgüçleri dikkate alınarak gördürülür. Yapılacak işe yukarıda belirtilen kooperatiflerin ve köylülerin işgüçlerinin yeterli bulunmaması veya işe ehil olmamaları veya aşırı fiyat istemeleri veya işin dağıtım veya yapılması ile ilgili konularda çözülmesi mümkün olmayan ihtilaflar çıkarmaları gibi hallerde bu gibi işler işyerine civar olmayan orman köylülerini kalkındırma kooperatiflerine veya köylülere yaptırılabileceği gibi taahhüt yolu ile de yaptırılabilir…..» hükmünü taşımaktadır. Yasanın yukarıya alınan her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde 6831 sayılı yasa hükümleri uyarınca yaptırılacak istihsal ve nakliyat sahasının hangi köy mülki hudutları dahilinde kaldığının önemi bulunmamaktadır. Diğer taraftan; kanun koyucu istihsal faaliyetlerinde istihsal sahasında veya civarındaki orman köyleri kalkındırma kooperatiflerine, ardından o sahadaki köylülere veya işyeri civarındaki orman işlerinde çalışan köylülere öncelik tanımıştır. Fakat istihsal sahalarındaki işlerin kime verileceği yetkisi ise kanuna göre uygulamayı yapacak Orman İşletme Müdürlüğü’dür. Başka bir anlatımla, bu gibi davalarda Orman İşletme Müdürlüğünün yaptığı tercih önem kazanmaktadır. Somut olayda; açıklandığı üzere istihsal sağlarındaki işlerin kime verileceği ve yapılacak uygulamada yetkili mercii Orman İşletmesi olduğundan, davacı köyün ayrıca eldeki tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmamaktadır. Davanın, hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi yerine çekişmenin esası incelenerek hükme bağlandığından kararın bozulması gerekmiştir. 2-Yukarıdaki bozma nedenine göre davacı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesi gerekmemiştir. SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı köy tüzel kişilikleri yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 2.bent uyarınca davacı köy tüzel kişiliğinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 18.09.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.