(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30274 E. , 2013/28518 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, Tıp Merkezi olarak faaliyet gösteren kurumda davalının genel cerrahi uzman olarak görev yaptığını, davalı ile bir yıllık sözleşmeleri olduğunu, da…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2012/30274 E. , 2013/28518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili, Tıp Merkezi olarak faaliyet gösteren kurumda davalının genel cerrahi uzman olarak görev yaptığını, davalı ile bir yıllık sözleşmeleri olduğunu, davalının yapılan sözleşmeye uymadığını, 'işçi işverenle karşılıklı anlaşma yoluna gitmeyip haklı bir nedene dayanmaksızın süresinden önce sözleşmeyi fesih ederse, haklı bir nedene dayansa dahi bir ay öncesinden fesih edeceğini iş verene bildirmezse ödemeyi taahhüt ettiği üç aylık ücreti toplamı tazminatı talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkilinin ücretini zamanında ödememesi ve müvekkilinin sağlık durumunun bozulması sonucu evinin bulunduğu Bartın ilinden işyerinin bulunduğu Devrek ilçesine hergün gidiş-geliş yapamayacak halde olduğu gerekçesi ile haklı nedenle feshettiğini, müvekkilinin feshi davacıya bir ay önceden sözlü olarak bildirdiğini, müvekkilinin İzmir ilinde sağlık durumuna uygun bir iş bulduğu için burada çalışmasını sürdürdüğünü savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, davacı işveren ile davalının 29.12.2008 tarihinde belirli süreli (bir yıllık) iş sözleşmesi imzaladıkları, her iki tarafın ortak irade beyanı ile sözleşmenin kurulduğu, davalının 20.04.2009 tarihinde sözleşmede belirtilen süre dolmadan kendi isteğiyle görevinden ayrıldığı, sözleşmenin ilgili maddesi gereğince davalı işçi tarafından iş sözleşmesi haklı bir neden olmadan fesih edildiğinden maddede belirtilen 3 aylık ücret toplamı olan cezai şartın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Kararı davalı temyiz etmiştir. Taraflar arasında, iş sözleşmesinde yer alan cezai şart düzenlemesinin geçerliliği hususu uyuşmazlık konusudur. Cezai şart mevzuatımızda Borçlar Kanunda düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. Belirsiz süreli sözleşmelerde cezai şart konulamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla gerek belirli gerekse belirsiz iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir. Ancak, belirli süreli olduğu iddia edilen iş sözleşmesinin süresinden önce feshi koşuluna bağlı cezai şartın sonuç doğurabilmesi için, öncelikle taraflar arasındaki iş sözleşmesinin belirli süreli olup olmadığının tespiti gerekir. Dosya içeriğine göre, taraflar arasındaki 29.12.2008 tarihli iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11. maddesindeki düzenleme karşısında belirsiz süreli nitelikte olduğu kabul edilmelidir. Davacının özelliklerine ve yaptığı işin niteliğine göre belirli süreli sözleşme yapılmasını gerektiren objektif koşullar bulunmamaktadır. Bu durumda iş sözleşmesinin başlangıçtan itibaren belirsiz süreli olduğunun kabulü gerekir. İş sözleşmesi süre yönünden geçerli olmadığına göre, belirli süreye uyulması amacıyla öngörülmüş olan tazminat (cezai şart) koşulu da geçerli kabul edilemeyeceğinden, mahkemece cezai şart alacağına yönelik talebin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Dosya içeriğine göre taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinde, sözleşme süresinin bitiminden önce haklı neden olmadan sözleşmeyi fesheden tarafın diğer tarafa fesih tarihindeki brüt aylık ücretin üç katı tutarında cezai şart ödeyeceği kararlaştırılmıştır. İş sözleşmesi davalı işçi tarafından 20.04.2009 tarihi itibariyle haklı neden olmadan feshedilmiştir. Davacı işveren süresi bitmeden sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalı işçiden sözleşmede öngörülen cezai şartın hüküm altına alınmasını istemiş, mahkemece isteğin kabulüne karar verilmiştir. Her ne kadar sözleşme süreli olarak yapılmış ise de, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 11.maddesi uyarınca sözleşmenin belirli süreli olmasını gerektiren objektif koşullar bulunmadığından sözleşmenin başından itibaren belirsiz süreli olarak kabulü gerekir. Ancak, sözleşmenin belirsiz süreli olarak kabul edilmesi öngörülen cezai şartın geçersizliği sonucunu doğurmamalıdır. Aksi durumda sözleşmede kararlaştırılan tüm hususların geçersiz olması gibi bir sonuç ortaya çıkar. Objektif şartların bulunmaması sadece tarafların süre konusundaki belirlemelerini geçersiz kılar ve sözleşmeyi belirsiz hale dönüştürür. Sözleşmenin belirsiz süreli olması cezai şart kararlaştırılmasına engel değildir. Bu nedenle objektif şartların yokluğu nedeniyle belirsiz süreli sayılan sözleşmedeki cezai şartın geçersiz olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Başka bir anlatımla belirli süreli olarak yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olduğu kabul edilse bile sözleşmede öngörülen süre bitmeden haksız olarak sözleşmeyi fesheden taraftan diğer tarafın cezai şart talep hakkı korunmalıdır. Bu nedenle dosya içeriğine, usul ve kanuna uygun mahkeme kararının onanması gerektiği görüşü ile sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılamıyoruz. 09.12.2013