Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4115 E. , 2024/1562 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/4115 Karar No : 2024/1562 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ... Caddesi arasında kalan tescil dışı alana ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/4115 E. , 2024/1562 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2020/4115 Karar No : 2024/1562 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN ÖZETİ : Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ... Caddesi arasında kalan tescil dışı alana ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davada, dava konusu işlemin iptali yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 06/03/2024 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak karar verildi. KARŞI OY(X) : Dava; Adana ili, Yüreğir ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz ile ... Caddesi arasında kalan tescil dışı alana ilişkin Adana Büyükşehir Belediye Meclisi'nin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporlarındaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, uyuşmazlık konusu taşınmazın, dava konusu imar planından önce yürürlükte olan 01.12.2017 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planında ''park alanı'' olarak planlandığı, söz konusu park alanının; bir yandan yakın çevresine hizmet eden "orta ölçekli bir park alanı" diğer yandan kent merkezine yakınlığı ve tüm kentliler için erişilebilirliğinin yüksek olması nedeniyle "üst ölçekli bir park alanı" olarak işlevi gördüğü anlaşılmış, plan değişikliği yapılmasını gerektirecek bilimsel ve nesnel gerekçelerin olmaması ve kamusal açık alanların halk sağlığı ve afet durumlarında kullanılabilmesi için de koruması ve çoğaltılması gerektiğinden ve yeşil ya da açık alan miktarını azaltan değil artıran plan değişiklikleri kente katkı sağlayacağından, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerin, planlama esaslarına, kamu yararına ve mevzuata uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiş, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmaz; mülga Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 16.09.2013 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Mersin-Adana Planlama Bölgesi Çevre Düzeni Planında; ''kentsel gelişme alanı'', 01.12.2017 tarihinde onaylanan 1/25.000 ölçekli revizyon nazım imar planında; ''merkezi iş alanı'', 16.02.2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında; ''kısmen park alanı, kısmen ibadet alanı'' olarak planlanmış, daha sonra dava konusu 16.03.2018 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile taşınmazın önceki kullanım kararları; ''park alanı'' ve ''ibadet alanı'' korunarak bu kez park alanının bir kısmı ''sosyal ve kültürel tesis alanı'' olarak planlanmıştır. Bunun üzerine, davacı Adana Valiliği tarafından, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile park alanının bir kısmının sosyal ve kültürel tesis alanı olarak planlanması nedeniyle bölgedeki park alanının küçültüldüğü, kaldırılan park alanına karşılık hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alan ayrılmadığı ileri sürülerek bakılan dava açılmıştır. İşlem tarihindeki yürülükteki şekliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasınıın (i) alt bendinde: "Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir." hükmüne, Aynı Yönetmeliğin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." hükmüne yer verilmiştir. İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) alt bendinde; sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, 26. maddesinde de imar planlarında bulunan sosyal altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için, imar planındaki bir sosyal altyapı alanının kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Sosyal altyapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili plan değişikliklerine saptanan kriterler doğrultusunda bir takım koşullar getirilmesindeki temel amaç bu yerlerin sağlıklı bir çevre oluşturmaları için korunmalarını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anılan yerlerin bulundukları alanda ihtiyaç duyulan ve en etkin bir biçimde hizmet götürebilecekleri işlev doğrultusunda değerlendirilmeleriyle mümkündür. Bu itibarla, uyuşmazlık konusu taşınmazda yer alan büyük park alanının küçük bir kısmının sosyal ve kültürel tesis alanına dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin sosyal altyapı tanımı kapsamındaki iki işlevden birisinin diğerine üstün kamu yararı görüşü doğrultusunda seçimi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, uyuşmazlık konusu park alanının bir kısmının bir başka sosyal altyapı alanı olan sosyal ve kültürel tesis alanına dönüştürülmesinde üstün kamu yararı olduğu, eşdeğer yer aranmayacağı, park alanı içinde ayrılan bu fonksiyon, çevresinde yer alan eğitim ve spor alanı gibi diğer sosyal donatı alanı kullanımları ile bütünleşecek ve bu kullanımları destekleyecek nitelikte olduğundan alanın bütünlüğünü bozmayacağı, dava konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyuyla karara katılmıyorum.