T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... VEKİLLERİ : Av.... Av. .…
T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 19/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ... İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/07/2025 NUMARASI : ... Esas ... Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 3-... VEKİLLERİ : Av.... Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 19/02/2026 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davacı vekili ve davalılar...Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 03/06/2023 tarihinde ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi mevkiinde davalı şirket ... adına kayıtlı, davalı ... sevk ve idaresinde bulunan ... Plakalı aracın, müvekkili şirket adına kayıtlı, dava dışı ...sevk ve idaresinde bulunan ...plakalı araca arkadan çarptığını, müvekkili şirkete ait aracın çarpmanın etkisiyle savrulması neticesinde .... Plakalı araca çarpması sonucunda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkili şirkete ait aracın kaza sebebiyle yüksek hasar gördüğünü, aracın onarımının müvekkili şirket tarafından özel serviste yaptırıldığını, bunun yanında aracın tamiri yapılmış olsa da kaza sebebiyle araçta değer kaybı oluştuğunu, ayrıca müvekkili şirketin aracın tamiri süresince araçtan mahrum kaldığını, anılan bu zararların davalılar tarafından karşılanmadığını, işbu zarar kalemlerinden davalıların müşterek ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğunu belirterek, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, davaya konu kaza sebebiyle, müvekkili şirkete ait araçta oluşan fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL hasar onarım bedeli ve 100-TL değer kaybı bedeli olmak üzere toplam 200-TL maddi tazminatın davalı sürücü ve davalı işleten yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte; davalı sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline; davaya konu kaza sebebiyle, müvekkili şirkete ait araçta oluşan fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100-TL kazanç kaybı bedelinin davalı sürücü ve davalı işleten yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline; hasar onarım bedeli ve değer kaybının tespiti için ödenmiş olan KDV dahil 1.167,72 -TL ekspertiz ücretinin davalı sigorta şirketinden yasal faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 02/05/2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle, KDV dahil 36.866,07-TL bakiye hasar onarım bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç olmak üzere ... Ofset Kutu Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 71.000,00-TL değer kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi yönünden bakiye teminat limiti olan 57.719,65-TL ile sınırlı olmak üzere müştereken ve müteselsilen tahsiline, 22.473,11-TL kazanç kaybı bedelinin, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan sigorta şirketi hariç olmak üzere ... Ofset Kutu Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ...dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, hasar onarım ve değer kaybı ekspertiz bedeli olarak ödenen KDV dahil 1.167,72-TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak karara derç edilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, kazaya karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 120.000,00-TL, kaza başına 240.000,00-TL olduğunu, dosya üzerinde yapılan tüm ödemelerin poliçe teminat limitinden mahsup edilmesi gerektiğini, ... Sigorta A.Ş.'ye 25/09/2023 tarihinde 88.860,26 TL kazaya karışan dava dışı ...Plakalı araç için rücuen hasar ödemesi yapıldığını, ...Yatırım İnşaat San ve Tic. Ltd. Şti.'ye 22/12/2023 tarihinde 62.280,35 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, öncelikle mükerrer ödeme ve sebepsiz zenginleşmenin engellenmesi için konu kaza nedeniyle sigortalı veya kasko sigortacısı tarafından zarar görene bakiye ödeme yapılıp yapılmadığı hususunun tespitini talep ettiklerini, değer kaybı hesabının genel şartların EK-1inde yer alan tablodaki esaslara istinaden yapılmasını talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kazadan daha öncesinde bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının tespitini talep ettiklerini, davaya konu edilen aracın aynı yerde birden fazla hasarının olması, araç geçmişinde 3 ve daha fazla hasar olması hallerinde değer kaybı oluşmayacağı için belirtilen hususların tespitini ve netice olarak davanın reddini talep ettiklerini, davacıya ait aracın davaya konu kaza öncesinde hasarının bulunup bulunmadığının tespiti ve önceki hasarının olması halinde bu hasar nedeniyle değer kaybı oluşmayacağı veya araç rayiç değeri düşeceği için sonraki kazada oluşan değer kaybı meblağının azalacağı izahtan vareste olduğunu, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde yer alan “hakimin davayı aydınlatma ödevi” kapsamında davacıya ait aracın önceki hasarlarının tespiti ile değer kaybı meblağının bu tespit esas alınarak belirlenmesini talep ettiklerini, davacı yana 22/12/2023 tarihinde 62.280,65-TL hasar tazminatı ödendiğini, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 22. maddesine göre dosyaya sundukları ekspertiz raporunun “delil” niteliğinde olup kazadan hemen sonra tanzim ettirilen muteber rapora değerlendirme yapılması ve karşı yanın fahiş talebinin reddi gerektiğini, bu durumda davanın doğrudan reddine, aksi halde müvekkili şirket tarafından yapılan ödemenin toplam tazminattan ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte mahsup edilmesini talep ettiklerini, karşı yanın somut maddi zararını ifade eden, kendileri tarafından bakiye maddi hasar ödemesi yapıldığını gösteren bir faturanın dosyaya sunulmadığını, somut olayda kaza sonrasında aracın onarımının gerçekleştirildiğini ve sigorta şirketinin bu onarım masrafını tazmin ettiğini, karşı yanın herhangi bir somut maddi zararı bulunmadığını, bu durumda “hakkın kötüye kullanılması yasağı” esas alınarak talebin değerlendirilmesi gerektiğini, aracın halihazırda onarılmış olduğu ve onarım nedeniyle herhangi bir zararın doğduğunun da ispatlanmamış olduğundan huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla araç hasarı talebine ilişkin karşı yanın yokluklarında aldırmış olduğu tespit raporu veya faturalar varsa bunun kabulünün mümkün olmadığını, fahiş hesaplamanın yer aldığı, herhangi bir amortismanın mahsup edilmediği ve iskonto uygulanmadan hesaplamanın yapıldığı raporun/faturanın hükme esas alınmaması gerektiğini, bu konuda mahkemece yeni bir rapor tanzim ettirilmesini talep ettiklerini, 2918 Sayılı KTK’nın 92. maddesi uyarınca gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararların teminat dışında olduğunu, dolaylı zararlardan kaynaklı taleplerin doğrudan reddine karar verilmesini, yokluklarında tanzim ettirilen ekspertiz raporu için istenen tespit giderinin poliçe kapsamında karşılanabilecek bir meblağ niteliğinde olmadığını, kaldı ki karşı tarafın ekspertiz raporu aldırmasına karşın bu rapordaki meblağa dayanarak davasını açmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, 6100 sayılı kanunun 266. maddesi gereği konusu teknik veya özel bilgi gerektiren hallerde bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, bu durumda, fuzuli bir masrafa sebebiyet verebilecek nitelikteki tespit masrafının müvekkili şirkete yükletilmesinin 6100 sayılı HMK'nın 31. maddesine de aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı yanın kaza tarihinden itibaren avans faiz talebine itiraz ettiklerini, mağdur aracın müvekkili şirket ile arasındaki ilişki ticari bir nitelik arz etmemekte ve tazminat talebinin de haksız fiilden kaynaklandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalılar ... Ofset Kutu Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... vekili cevap dilekçesinde, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, KTK 97. Maddesi uyarınca usulüne uygun başvuru yapılmadığını, dava yoluna gidilmeden önce kaza sebebiyle uğranılan zararın sigorta şirketinden talep edilmesi, yasal süresi içerisinde sigorta şirketinden nihai bir cevap verilmemesi halinde de dava ya da tahkim yoluna gidilebildiğini, ancak davacı tarafından sigorta şirketine başvuru şartı yerine getirmeden müvekkilleri aleyhinde dava yoluna gidildiğini, bu sebeple dava şartı eksikliğinden davanın usulden reddini talep ettiklerini, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, kazanın meydana gelmesinde müvekkili sürücünün herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde müvekkili sürücü ...'ın atfı kabil bir kusuru bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine davacı tarafın asli ve tam kusurlu olduğunu, dosya içerisindeki kaza tespit tutanağının kesin delil niteliğinde olmadığını, kaza tespit tutanağı hatalı olarak hazırlanmış olup yargılama aşamasında alınacak bilirkişi raporu ile davacı şirkete ait aracın sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu olduğunun ortaya çıkacağını, müvekkili sürücünün olay tarihinde ...Sokaktan ... Caddesine giriş yaptığını, müvekkili araç sürücüsü kavşağın ortasındayken davacıya ait araç sürücüsünün süratli bir şekilde geldiği için yavaşlayamadığını, dava konusu kaza meydana geldiğini, ayrıca davacı araç sürücüsünün geldiği istikamette tam kavşağa girmeden önce yaya geçidi bulunduğunu, davacının yaya geçidine yaklaşırken hızını yavaşlatması gerektiğini, davacı eğer yaya geçidine doğru gelirken yavaş bir şekilde gelseydi işbu kazanın meydana gelmeyeceğini, ayrıca kazanın meydana geldiği gün havanın çok yağmurlu ve karanlık olduğunu, bu hususun da kusura ilişkin bilirkişi raporu alınırken değerlendirilmesi gerektiğini, meydana gelen olayda müvekkilinin dikkatli ve tedbirli bir şekilde kavşağa giriş yaptığını, tüm trafik kurallarına uyduğunu. ancak davacı araç sürücüsünün dikkatsiz ve özensiz davranışları sebebiyle işbu kaza meydana geldiği için davacı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğunu, davacı sürücünün oldukça süratli olması, zamanında etkin fren ve direksiyon tedbirine başvurmamış olmasının dava konusu kazanın meydana gelmesinde etkili olduğunu, kazanın hemen ardından tutulan tutanakta da gerekli detay ve ayrıntılara yer verilmediğini, söz konusu tutanağın bu sebeplerle gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini, aracın değer kaybı tespiti açısından; aracın satış sirkülasyonu, km'si kaza sonucu işlem gören parça sayısı ve parçaların araç üzerindeki konumu, uygulanan onarımın kalitesi, kullanılan yedek parçanın türü, parça değişiminde uygulanan işlem, hasarın sirayet ettiği bölgeler gibi birçok parametrenin önem arz ettiğini, dava konusu kazanın şiddetiyle davacının aracında bu kadar yüksek hasar bedeli ve değer kaybının meydana gelmiş olmasının mümkün olmadığını, bu sebeple de davacı tarafın değer kaybı taleplerinin reddi gerektiğini, ayrıca davacıya ait aracın kaza tarihinden önceki hasar kayıtlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacı tarafın araç mahrumiyet bedeli taleplerini de kabul etmediklerini, davacı tarafından dosyaya sunulan ekspertiz raporunda davacıya ait aracın günlük kiralama bedelinin 1.500,00-TL olduğu, aracın tamir edilme süresinin ise 10 gün olduğunun belirtildiğini, davacıya ait aracın günlük kiralama bedelinin 1.500,00-TL olmasının mümkün olmadığını, ayrıca meydana gelen kazanın şiddeti göz önüne alındığında aracın tamir edilme süresinin 10 günden kısa süreceğinin aşikar olduğunu, ayrıca Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın kaskosunun bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini varsa davacıya ikame araç temin edilip edilmediği hususunun tespiti gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza nedeni ile davacı aracında zararın oluştuğu, davalı sigorta şirketi tarafından 120.000,00 TL ödeme gerçekleştirildiği, davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin 120.000,00 TL olduğu, yapılan ödemeler ile davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limitinin tükendiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı tarafından davalı... Sigorta A.Ş.'ye yönelik açılan davanın reddine, 71.000,00 TL değer kaybı bedeli, 36.866,07 TL hasar bedeli ve 22.473,11 TL araç mahrumiyet bedelinin davalı ... ve ... Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nden temerrüt tarihi olan 03/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, müvekkiline ait ... plakalı aracın, 03/06/2023 tarihinde, davalı ... Ltd. Şti.'ye ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki...plakalı aracın arkadan çarpması neticesinde savrularak ön kısımları ile dava dışı ... plakalı araca çarpması sonucunda önden ve arkadan hasarlandığını, üç araçlı bir trafik kazası meydana gelmiş ise de, kazanın meydana gelmesinde arkadan çarpan davalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğunu, neticeten taraflarınca hasar onarım bedeli, değer kaybı bedeli, araç mahrumiyet bedeli ve ekspertiz ücreti bedellerinin tahsili amacı ile işbu davanın açıldığını, dava açılış tarihinden sonra, sigorta şirketi tarafından 62.280,35-TL hasar ödemesi yapıldığını, yerel mahkeme kararının hatalı olup yanlış ve eksik incelemeye dayandığını, teminat limitinin dolmadığını ve kararın kaldırılması gerektiğini, kaza tarihinde zorunlu trafik poliçesi limitleri araç başına 120.000-TL olup, kaza başına ise 240.000-TL olduğunu, bunun davalı tarafından cevap dilekçesinde dahi dile getirildiğini ve yerel mahkeme kararına da yazıldığını, kazanın 3 araçlı bir kaza olup, kazada kusursuz olan her bir araç başına 120.000-TL olmak üzere toplamda 240.000-TL limit bulunduğunu, taraflarına yapılan tek ödemenin ise 62.280,35-TL olup, halen 57.719,65-TL poliçe teminat limitinin bulunduğunu, sigorta şirketinin 57.719,65-TL tutarında daha sorumluluğu bulunduğunu, taraflarına kısmi hasar ödemesi yapılmış ise de, (62.280,35-TL) yapılan diğer ödeme taraflarına değil, ... Sigorta A.Ş.'ye rücuen yapıldığını, müvekkili ile bir ilgisinin bulunmadığını, tahminlerine göre kazaya karışan 3. aracın (...) kasko sigortacısına yapılan rücu ödemesinin dilekçede gösterildiğini, dolayısı ile müvekkili açısından limitin 120.000,00-TL olduğu ve dolmadığı, toplam kaza limiti olan 240.000,00-TL limitin de dolmadığı düşünüldüğünde, müvekkili açısından halen teminat limiti bulunduğunu, mahkemece bu hususlar hiç araştırılmaksızın doğrudan red kararı verildiğini ve müvekkilinin mağdur edildiğini, müvekkilinin şu aşamada daha alacağını tahsil edemeden haksız bir karşı vekalet ücreti ödemek durumunda olduğunu, kararın bu açıdan kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından alacaklarının yasal faizi ile tahsiline karar verilmesinin de hatalı olduğunu, zira müvekkilinin tacir olup, karşı taraf ruhsat sahibinin de tacir olduğunu, bu noktada müvekkilinin aracının da ticari araç olup, ticari avans faizine karar verilmesi gerekir iken yasal faize karar verilmesinin hatalı olduğunu, yerel mahkeme kararında 3.200-TL arabuluculuk ücretinin tamamının taraflarına yüklendiğinin görüldüğünü, bu duruma da anlam verilemediğini, davalı ruhsat sahibi yönünden davanın kabulüne karar verildiğini, ancak tüm ücretin davacıya yüklendiğini, müvekkilinin davasında haklı olup, kararın bu yönden de kaldırılması ve tüm arabuluculuk ücretinin davalı taraflara yükletilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından vekalet ücretlerine eksik hükmedildiğini, yerel mahkeme tarafından 30.000,00-TL vekalet ücretine hükmedilmiş ise de, bu rakamın düşük olduğunu, zira davalı tarafından, dava açıldıktan sonra yapılan hasar ödemesinin de dava değerine dahil edilerek vekalet ücretinin hesaplanması gerektiğini, çünkü davalı tarafın ödeme yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, bu noktada dava değeri 62.280,35+36.866,07+71.000+ 22.473,11=192.619,53-TL olduğunu, hükmedilmesi gereken vekalet ücreti de 30.819,00-TL olduğunu, ayrıca davalı sigorta şirketinin de, dava açılışından sonra ödeme yaparak davaya sebebiyet verdiği için vekalet ücretlerinden sorumlu tutulması gerektiğini, yerel mahkeme tarafından ekspertiz ücreti talepleri hakkında bir hüküm kurulmadığını, kararın bu yönden de eksik ve hatalı olduğunu, taraflarınca hem dava dilekçelerinde hem de talep artırım dilekçelerinde 1.167,72-TL ekspertiz ücretinin yargılama gideri olarak karara derç edilmesinin talep edildiğini, yerel mahkeme tarafından ise bu hususta ne bir kabul ne de red kararı verildiğini, gerekçeli kararda da bu hususta bir açıklama bulunmadığını, taraflarınca talep edilen ekspertiz ücreti, taraflarınca dava öncesi alınan hasar ve değer kaybı ekspertiz raporları için ödendiğini, dava öncesi delil tespiti niteliği taşıdığı için bu bedellerin de yargılama gideri olarak karara derç edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davalılar ... Ofset Kutu Ambalaj San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... istinaf başvuru dilekçesinde, kusur oranlarının hesaplanmasında hataya düşüldüğünü, gerekçeli karara dayanak edilen bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiğini, bilirkişinin müvekkilinin, "DUR" tabelasına riayet etmediğini ve dolayısıyla KTK m.57/1-a'yı ihlal ederek kazaya sebebiyet vermiş olduğu görüşünü bildirdiğini, bilirkişinin müvekkilinin "DUR" tabelasına uyup uymadığını bilme ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin raporda belirtilenin aksine kavşağa geldiğinde durduğunu, bu durumun, tanık beyanları ile de ortaya konulduğunu, bilirkişinin kaza anında yolun yüzeyinin "kuru" olduğunu belirttiğini, kaza fotoğraflarında araçların sileceklerinin çalışır halde olduğunun görüldüğü gibi, raporunda 4. sayfasının ilk fotoğrafında yağmur yağdığının dahi görüldüğünü, diğer fotoğraflarda da araçların farlarının zeminde yansımasında, zeminin kuru değil ıslak olduğunun anlaşıldığını, bilirkişinin davacının, kavşağa yaklaştığı esnada KTK'nın aynı maddesi gereği, hızını düşürüp düşürmediğini, geçişini tamamlamak üzere olan müvekkilinin aracına ne kadar hızlı yaklaştığını, hızını kavşağa yaklaşıyor olması ve havanın yağışlı olması dolayısıyla yavaşlatıp yavaşlatmadığını araştırmadığını, bilirkişinin, yalnızca fotoğraflar üzerinden yaptığı değerlendirmesiyle, müvekkilinin hiç hız kesmeden, geçişini tamamlayan bir araca çarptığı izlenimi verdiğini, kusur oranını tayin eden söz konusu rapora karşı yaptıkları itirazların yerel mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, dolayısıyla dinlenilme hakları kısıtlanarak yargılama yapıldığını, müvekkilinin kavşağa geldiğinde durduğu, sol taraftan gelen dava dışı ... plakalı aracın müvekkiline yol vermesi üzerine, kavşağa giren müvekkilinin geçişini tamamladığı esnada, davacıya ait aracın yüksek hızla ve hızını ne kavşağa ne de hava ve yol şartlarına göre yavaşlamadan müvekkiline ait araca çarptığını, müvekkilinin aracı durur halden, gerek marka/modeli gerekse kalkışın yokuş yukarı olmasından nedeniyle bir anda hızlanamayacağını, dolayısıyla davacının müvekkilini fark etmeme ihtimali bulunmadığını, ancak davacının yavaşladığına dair hiçbir delil olmadığı gibi, davacının kazanın etkisiyle, ilk çarpışmanın olduğu yerden bu kadar uzağa savrulması da davacının hızının ne kadar yüksek olduğunu gösterdiğini, eğer ki davacı, hızını havanın yağmurlu oluşuna göre ayarlamış ve bu hızı da kavşağa girerken düşürmüş olsaydı, çarpmanın şiddeti bu denli olmayacağını ve davacıya ait aracın bu kadar uzağa savrulmayacağını, bilirkişi ve dolayısıyla mahkemenin, müvekkilinin durmadığına fotoğraf üzerinden karar verdiğini; davacıya ait aracın hızının ne olduğuna, bu hızın havanın durumuna uygun olup olmadığına, kavşağa yaklaşırken hız kesip kesmediğine, tüm bunları yapmış olsaydı, durduğu yerden yokuş yukarı yönde kalkış yapan müvekkiline çarparak bu denli savrulup savrulamayacağına, yolda fren izi olup olmadığına dair bir değerlendirmede bulunmadığını, bilirkişi raporunun gerekçesiz ve olayı aydınlatmaktan uzak olduğunu, kusur oranlarını tespit eden bilirkişinin, gerek hava koşullarında gerekse kazanın meydana geliş şeklini izahta açıkça hataya düştüğünü, bu yöndeki itirazlarının dinlenilmediğini, dolayısıyla bu rapora dayanarak karar veren yerel mahkemenin kararının da usul ve mevzuat gereği hatalı olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybı hesap edilirken de hataya düşüldüğünü, araçta meydana gelen değer kaybını tespit eden bilirkişinin ise, kaza dolayısıyla işlem yapılan parçaların orijinal parça olup olmadığını kontrol etmediğini, TRAMER sorgusu yaparak aracın kaza geçmişi yoktur demek ile yetindiğini, bu husustaki itirazlarını sundukları dilekçede, aynı marka/model araçlara ait ilanlar arasından, TRAMER sorgusuna göre kazası bulunmayan ancak 3 tane boyalı parça bulunan bir emsal gösterildiğini, aracın kilometresi ve yaşı gözetildiğinde, garanti kapsamı dışında olduğu ve kasko primlerinde artış yaşanmaması için, kaportasında TRAMER sistemine yansıtmadan, kayıt dışı işlem yapılmış olma ihtimalinin yüksek olduğunu, ancak bu husustaki itirazlarının değerlendirilmeye alınmadığını, kiralık araçların rayiç değerleri her zaman için kiralık olmayan hususi araçlara göre daha düşük olduğunu, bu itirazlarının da değerlendirmeye alınmadığını, bilirkişi rayiç bedel araştırması yaparken arama kriterlerini kullanmakta yetersiz kaldığını, aynı aracın 2018 modelinin daha düşük fiyattan listelendiği emsalleri mahkemeye sunduklarını fakat bu itirazlarının da itibar görmediğini, Sahibinden.com adresinde, arama kriteri olarak yalnızca 2017 yılları seçilirse, çıkan sonuçların yanıltıcı olacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; İstinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı bakiye hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği ise motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlıdır. Davalı zorunlu trafik sigortacısı ... Sigorta AŞ tarafından düzenlenen ve olay tarihi itibariyle geçerli poliçe teminat limitinin araç başına 120.000 TL, kaza başına ise 240.000 TL olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Davaya konu trafik kazasında davacıya ait araç dışında, ... plaka sayılı aracın da zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ilk derece mahkemesi tarafından, davacının aracı için davalı sigorta şirketinin teminat limitinin 120.000 TL olduğu, kazaya karışan tüm araçlar açısından toplam sigorta teminat limitinin ise 240.000 TL olduğu nazara alınarak davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamında yaptığı ödemeler tespit edilerek sigorta teminat limitinin tükenip tükenmediği değerlendirilmesi gerekmesine rağmen, davacının aracından başka araçların da kazada zarar gördüğü göz önüne alınmaksızın sigorta limitinin tükendiği yönünde varılan sonuç isabetli olmamıştır. Kabule göre de, davacı tacir olmasına rağmen avans faizi yerine yasal faize hükmedilmesi, davalı işleten ticari şirket olmasına rağmen arabuluculuk ücretinin tümüyle davacı üzerinde bırakılması, dava dilekçesinde yargılama gideri olarak talep edilen ekspertiz ücreti hakkında olumlu ve olumsuz karar verilmemiş olması doğru olmamıştır. Öte yandan, davalı araç sürücünün kavşaklarda geçiş önceliğine uymadığı ve geçiş önceliğine sahip araca yandan çarptığı nazara alındığında, meydana gelen trafik kazasında tam kusurlu olduğu sabit görüldüğünden, davalı tarafın kusura yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, kaldırma nedenine göre sair istinaf itirazları değerlendirilmeksizin, davacı vekili ve davalılar ... Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili ve davalılar ... Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve...'ın istinaf talebinin KABULÜ İLE; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2025 tarih, ... Esas ... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 4-Davalı ... Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan 2.225,87 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Davalı... tarafından yatırılan 2.225,87 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 8-Davacı vekilinin ve davalılar ... Ofset Kutu Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin istinaf başvuruları kabul edildiğinden İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile KESİN olarak karar verildi.19/02/2026 ... Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.