10. Hukuk Dairesi 2022/1888 E. , 2023/2421 K. "İçtihat Metni" ... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2875 E., 2020/92 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/85 E., 2019/148 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, birleşen dava dosyasının reddine karar
**10. Hukuk Dairesi 2022/1888 E. , 2023/2421 K.** **"İçtihat Metni"** ... MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2875 E., 2020/92 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2013/85 E., 2019/148 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalıların istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili ve davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmek ve de davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 16.11.2021 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına Av. ... ile davacı adına Av. ... ve davalı Belediye Başkanlığı adına Av. ... geldiler. Diğer davalı adına gelen olmadı. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verilmişti, dosyanın tekrar Dairemiz’e gönderilmesinden sonra Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan asıl işveren ... Belediyesi ile diğer davalı ... Temizlik şirketi arasında 31.12.2008 tarihinde hizmet alımları tip sözleşmesi imzalandığını, davacının bu sözleşme çerçevesinde ... İlçesi'nde temizlik işlerini üstlenen ... Temizlik şirketinin işçisi olduğunu, 27.01.2009 günü Cumhuriyet ...üzerinde çöp toplama işi yapıldığı sırada davalılardan ... Temizlik şirketinin işçisi olan ve aynı çöp toplama ekibinde görev yapan davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı çöp kamyonunun geri manevra yaptığı sırada davacının yaralandığı, meydana gelen kazada davalıların her birinin ayrı ayrı kusuru bulunduğundan bahisle sonuç olarak asıl dava dosyasında 159.085,03 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, birleşen dava dosyasında 116.842,92 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada kendisinin bir kusuru olmadığını, işçinin kendi kusuru ve diğer davalıların kusuru neticesinde yaralandığını, kamu davasının devam ettiğini, ceza dosyasında alınan kusur raporlarında bile kendisinin tali kusurlu durumunda olduğunu, bunu da kabul etmediğini, öte yandan davacının aynı konuda ...'da da İş Mahkemesi'nde dava açtığını ve diğer davalılarla olan anlaşma sonucunda davasından feragat ettiğini, bu konunun da araştırılmasını talep ettiğini, öte yandan davacının aracın sigortasından ve SGK'dan da para aldığını duyduğunu, talep edilen manevi tazminatın olayın niteliğine göre fahiş olduğunu, açılan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini beyan etmiştir. Davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya SGK tarafından 60.805,62 TL PSD gelirin bağlandığını, ayrıca geçici iş göremezlik ödeneği ve tedavi giderleri ile birlikte toplam ödenen tutarın davalılardan rücuen tahsiline ilişkin olarak dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, anılan dosyadan kusur durumlarının tespiti için bilirkişi incelemesi talebi ve davacının maluliyet oranına vaki itirazlarının incelendiğini, davalı şirketin ne önlem alırsa alsın kazanın oluşumuna engel olmasının mümkün olmadığını, zira araç şoförünün geri manevra yaparken dikkatsiz davranarak direğe çarptığı ve sigortalı davacının da kendi kusuru ile aracın geri geri hareket halinde olduğunu bilmesine rağmen aracın arkasında beklemeye devam etmesi sonucu kazanın meydana geldiğini, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafından ... 14. İş Mahkemesi'nin 2010/548 Esas sayılı dosyasının davacı tarafça aynı kazaya müstenit olarak maddi tazminat talebi ile davalılara karşı 22.07.2010 tarihinde ikame edildiğini, o davanın 25.01.2012 tarihli celsesinde takipsizlik nedeniyle işlemden kaldırıldığını ancak henüz kesinleşmediğini, bu nedenle anılan dosyanın henüz kesinleşmeden huzurdaki davanın ikame edilmesinin usule aykırı olduğunu, devir tarihinde tahakkuk etmiş işçilik alacaklarından devralan işveren sıfatıyla yeni taşeron firma olan ...Akaryakıt Temizlik Tic. Ltd. Şti.'nin de sorumlu olup davanın bu şirkete de ihbarını talep ettiklerini, zira iş kazasından sonraki dönemde kazalı sigortalının bu şirkette çalışmaya devam ettiğini, sigortalının SGK hizmet dökümüne bakıldığında aynı iş kolunda iş kazasından hemen sonraki dönemde ihaleyi kazanan ...Akaryakıt Temizlik Tic. Ltd. Şti. adındaki alt işveren nezdindeki çalışmasının aralıksız devam ettiğini, bu durumda işçi için %40,20 gibi bir maluliyet oranının tespit edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca kazaya karışan ... plaka sayılı aracın dava dışı... İnşaat ve Turizm Ltd. Şti.'ye ait olduğunu, ancak araç maliki olan şirkete davada husumet yöneltilmediğini, ... şirketinin araç maliki ve sigorta ettiren sıfatı ile hukuki sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle davaya dahil edilmesi gerektiğini her halde işbu dilekçe ile davanın ihbarını talep ettiklerini, davacının asgari ücret karşılığı çalışan bir temizlik işçisi olduğunu, davacının ekonomik ve sosyal durumu gözetildiğinde talep edilen manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. Davalı ... Belediye Başkanlığı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olay ile ilgili olarak ceza dava dosyasının derdest olduğunu, söz konusu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, kazanın davalının kusuru neticesinde meydana geldiğini, olayda kendilerine atfı kabil kusur mevcut olmadığını, davaya konu olayda zarar gören davacı ile kendileri arasında herhangi bir hizmet sözleşmesinin mevcut olmadığını, diğer davalılar ile müvekkili arasında alt işveren, üst işveren ilişkisinin de bulunmadığını, işin tamamen devredilmesi nedeniyle ihale makamı olduklarını, işveren olmadıklarını, davada zarar miktarı ve tazminatın fahiş talep edildiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesini gerektiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kazanın meydana gelişinde davacının %10 oranında müterafik kusurunun bulunduğu, davacı dışındaki kusuru bulunanlar arasındaki kusur durumunun kendileri arasında ileride açılabilecek rücu dosyasında çözülebileceği, iş kazası nedeniyle davacıda oluşan sürekli iş göremezlik oranının %56,00 olduğu kabulünden ve davacı vekilinin 19.01.2017 tarihli beyan dilekçesi ile usuli kazanılmış hak oluştuğundan bahisle asıl dava dosyasında davacı lehine 115.872,39 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, mahkemece karar verilinceye kadar aradan geçen 3 sene içinde asgari ücrette meydana gelen artışların nazara alınması gerektiğini, 2016 yılı için doğru olduğu sabit olan ve itiraz edilmeyen bir raporun 2019 yılında hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, asgari ücret yönünden usulü kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, bu kapsamda birleşen davanın da kabulü gerekirken reddinin hatalı olduğunu, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi soncunda ortadan kaldırılmasını, Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle, kazanın oluşumunda davalı belediyenin kusurunun bulunmadığını, davacı ile davalı belediye arasında hizmet sözleşmesinin mevcut olmadığını, kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, reddedilen birleşen dava yönünden davalı belediye lehine mahkemece takdir edilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, davalı belediye yönünden davanın husumetten reddinin gerektiğini, Davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle, derdestlik itirazının mahkemece gözetilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece kusur oranlarının yeterli düzeyde aydınlatılmaksızın ve kusur raporları arasındaki çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğunu, davalı şirkete atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, 696 sayılı KHK gereğince taşeron işçilerin kadroya geçirildiğini, belediyenin tek başına işçilik alacaklarından sorumlu olduğunu, davalı şirket yönünden alt işveren sıfatı kalmadığı için davanın reddinin gerektiğini, maluliyet oranına ilişkin raporlar arasında da çelişki bulunduğunu, manevi tazminatın mahkemece fahiş miktarda hüküm altına alındığını istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirket ile davalı Belediyenin istinaf başvurularının esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun ise güncel asgari ücretler üzerinden hesap raporu alınmasının yerinde olduğu, bu konuda usuli kazanılmış hakkın söz konusu olamayacağından bahisle kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen dava dosyaları yönünden tek hüküm kurulmak suretiyle davacı lehine 275.927,95 TL maddi, 35.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı Belediye'nin işveren olmadığını, kendilerine verilmiş bir kusur bulunmadığını, davalı Belediye'nin müteselsil sorumluluğunun olmadığını, zaten bir hesap raporu varken gerekmediği halde yeni hesap raporu alınarak ona itibar edilmesinin hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmayan davacının ek dava ile tazminat isteyemeyeceğini, Davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle, birleşen dosyanın reddine karar verilmesi gerektiğini, usuli kazanılmış hakkın ihlal edildiğini, eğer bu şekilde karar verilecek ise faizin hesap raporu tarihinden başlaması gerektiğini, aksi halde davacının hem asgari ücret değişikliklerinden hem de kaza tarihinden faiz işletilmesinden yararlanmış olacağını, Bakiye ömrün TRH 2010 tablosuna göre belirlenmesi gerektiğini, derdestlik itirazlarının dikkate alınmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kabulüne göre karar verilse bile asıl ve birleşen dosya yönünden ayrı ayrı karar verilmesi gerektiğini, davalı belediyenin kusursuz olduğuna dair raporun kabulünün mümkün olmadığını, 2019 tarihli son kusur raporunun davacının kusur oranını isabetli belirlediğinden bahsedilemeyeceğini, raporun yetersiz olduğunu, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'nun davacının sürekli iş göremezlik oranını fiziki muayene yapmadan dosya üzerinden belirlediğini bu nedenle %56,00 sürekli iş göremezlik oranını kabul etmediklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Dosya kapsamından, davalı belediyenin sözleşme ile çöplerin toplanması, cadde ve sokakların el ve makineyle süpürülmesi ile tıbbi atıkların sağlık merkezlerinden toplanması vs. işleri diğer davalı ... Tem. Hizm. İnş. Tur. Nak. ve Taş. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne verdiği, davacının davalı şirkette temizlik işçisi, davalı ...'nın da yine davalı şirketin işçisi olup çöp kamyonunun şöförü olduğu, olay tarihinde davalı şöför ...'in kamyonla geri manevra yaptığı sırada davacı sigortalının çöp kamyonunun arkasında asılı olduğu, bu geri manevra yapılırken davacının çöp kamyonu ile beton elektrik direği arasına sıkışarak yaralandığı, iş müfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporunda olayın iş kazası olarak nitelendirildiği ve kusur taksimatının davacı %10, davalı ... %30, davalı şirket %60 şeklinde yapıldığı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2012/247 Esas sayılı sırasında görülmekte olan rücuan tazminat dava dosyasında verilen kararda hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporunda davacının %10, davalı ...'in %30, davalı şirketin %40, davalı Belediye'nin %20 oranında kusurlu oldukları yönünde görüş bildirildiği, temyiz incelemesine konu eldeki dosyada karar veren ilk derece mahkemesince hesap raporlarının bu rücuan tazminat dava dosyasında tespit edilen kusur oranları üzerinden alındığı ne var ki sonradan mahkemenin kendisinin de 07.01.2019 tarihli bilirkişi kusur raporunu aldığı raporda davacının %10, davalı ...'in %30, davalı şirketin %60 oranında kusurlu oldukları, davalı Belediye'nin asıl işveren konumunda olmadığı, şirketle belediye arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olması nedeniyle kusursuz olduğu yönünde görüş bildirildiği, aynı kaza olayına ilişkin ceza dava dosyasında sadece davalı ... 'in sanık olarak yargılandığı, ceza dava dosyasında hem kazalı sigortalının, hem de davalı ...'in tali kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık ...'in cezalandırılmasına karar verilip hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, bu ceza mahkemesi kararının itirazın reddi sonucunda kesinleştiği, temyiz incelemesine konu dosyada ilk derece mahkemesince verilen kararın gerekçesinde her ne kadar kusur raporları arasında çelişki var ise de kazalı kusurunun her iki raporda da aynı olduğu, çelişkinin tazminat dosyasının esasına etkili olmadığı, sorumlular arasındaki kusur durumunun kendileri arasında ileride açılabilecek rücu dosyasında çözülebileceğinden bahisle aslında sadece davacı kusuru yönünden bir belirleme yapıldığı, davalılara isabet eden kusur oranları konusunda bir belirleme yapılmadığı, temyiz incelemesine konu Bölge Adliye Mahkemesi kararında ise İlk Derece Mahkemesi'nce alınan ve davalı Belediye'ye kusur izafe etmeyen bilirkişi kusur raporunun oluşa uygun olduğunun belirtildiği, ne var ki Bölge Adliye Mahkemesi'nce davalı belediyenin kusuru bulunmasa dahi asıl işveren olması nedeniyle hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu tutulduğu anlaşılmaktadır. İş kazalarından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davalarında zararlandırıcı olaya neden oldukları ileri sürülen kişi veya kişilerin kusur oranlarının kesin olarak tespiti hem maddi hem de manevi tazminat miktarını doğrudan etkilemesi bakımından önem taşımaktadır. Maddi tazminat davalarında sigortalının kazanç kaybının hesaplanmasında sigortalının kusuru oranında tespit olunan kazanç kaybından indirim yapılacağı gibi manevi tazminat davalarında hükmedilecek manevi tazminat miktarının takdirinde tarafların kusur durumu mahkemece öncelikle dikkate alınacaktır. Öte yandan 4857 sayılı Kanun'un 2 inci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2 inci maddesinin 7 inci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ıncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur. 4857 sayılı Kanun'un 2/7'nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ıncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu. Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 inci maddesinin 6 ıncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler. Somut olayda, davalı Belediye ile davalı şirket arasındaki hukuki ilişkide davalı Belediye asıl işveren konumunda olup Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu konudaki tespiti yerindedir. Ne var ki hükme esas alınan 07.01.2019 tarihli bilirkişi kusur raporunda davalı Belediye'nin bu konumu hatalı tespit edilmiş, Belediye'nin asıl işveren konumunda olmadığı, ihale makamı olduğu kabulünden hareketle rapor tanzim edilmiştir. Bu nedenle anılan raporun hükme dayanak kılınması yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi'nce yapılacak iş; iş kazasının meydana geldiği iş kolunda yetkin iş güvenliği uzmanlarından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden davalı Belediye'nin asıl işveren, davalı şirketin alt işveren konumunda olduğunu gözeten, iş müfettişi tarafından düzenlenen inceleme raporu, rücuan tazminat dava dosyasında verilen kararda hükme dayanak kılınan bilirkişi kusur raporu, ceza dava dosyasında itibar edilen bilirkişi kusur raporu ile eldeki dava dosyasında alınan kusur raporunu hep birlikte değerlendirip mevcut çelişkileri gideren yeni bir bilirkişi kusur raporu almak, yeniden alınacak bilirkişi hesap raporunda davacı tarafından itiraza uğramayan ve esasen sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tenzili dışında aynı hesaplama parametrelerini kullanarak hesaplama yapan 01.03.2016 ve 06.12.2016 tarihli bilirkişi hesap raporlarındaki hesaplamalara esas teşkil eden bilinen (iskontosuz) / bilinmeyen (iskontolu) dönem başlangıç ve bitiş tarihlerinin değişmemesi, aynen kullanılması gerektiğini gözetmek, davacı ile davalı ...'nın kanun yoluna başvurmamış olması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış hakları da dikkate alarak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Temyiz eden davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davalılardan ... Temizlik Hizmetleri İnşaat Turizm Nakliye ve Taşımacılık İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Belediye Başkanlığı avukatları yararına takdir edilen 8.400,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ... ..