Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/115 E. , 2024/4175 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/115 Karar No : 2024/4175 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / … VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından; y…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/115 E. , 2024/4175 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/115 Karar No : 2024/4175 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- … 2- … 3- … VEKİLLERİ : Av. … TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü / … VEKİLİ : Av. … İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacılar tarafından; yakınları ...'ın davalı idare bünyesinde depo şefi olup, İmdat Treni Ekip Şefliği görevini de yapmakta iken, 12/03/2011 tarihinde meydana gelen kaza sonucu hayatı kaybettiğinden bahisle, olayda davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi … için 258.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları … için 52.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, … için 6.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 20/04/2022 tarih ve E:2017/1045, K: 2022/2258 sayılı, maddi tazminata ilişkin bozma kararına uyularak, dava konusu olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davacılar murisinin kusur oranının %75, davalı idarenin kusur oranının ise %25 olarak tespit edildiği, tazminat hesabının yapılması için alınan bilirkişi raporunda davacı ...'ın maddi zararının 158.949,00 TL olduğu, davacı …'ın ve …'ın maddi zararlarının fazlasıyla karşılandığı ve maddi zararlarının bulunmadığının tespit edildiği ve söz konusu raporun hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 158.949,00 TL tazminatın davalı idarenin 27/04/2012 tarihli işlemiyle reddedilen ön işlem başvurusu tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, SGK tarafından bağlanan gelirlerin davalı idareye rücu edilip edilmediğine göre tazminattan indirilmesi gerektiği, eksik inceleme ile hüküm verildiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; manevra personelinin kazada ihmali ve kusurunun bulunmadığı, müteveffanın tedbirsizliği sonucu olayın meydana geldiği, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; davacılardan ...'ın eşi, … ve ...'ın babaları olan ...'ın, İmdat Treni Ekip Şefliği görevini yapmakta iken 12/03/2011 tarihinde imdat treni olarak gelen trenin manevrası esnasında sorumlu olarak manevraya nezaret ettiği, bu sırada makinenin vagonlar üzerine yanaşırken vagonlara tampon yaptığı, ancak makinenin otomatik kroşesinin eğik olması nedeniyle vagonlara bağlanamadığı, tamponun etkisiyle vagonların öne doğru hareket ettiği, sonrasında geriye doğru geldiği, davacılar yakınının kontrol için eğildiği sırada geri gelen vagonları görmeyerek vagonun tamponu ile makinenin tamponu arasına kafasının sıkışması sonucu hayatını kaybettiğinden bahisle uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık müteveffanın eşi ... için 258.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 52.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi, ... için 6.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: A- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ... ve ...'ın Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi: İdare ve vergi Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararda, her ne kadar hükme esas alınan bilirkişi raporunda anılan davacıların aktif işlemiş dönem zararı hesaplanırken söz konusu davacılara SGK tarafından aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıklarının tutarları dosyada bulunmasına rağmen Mayıs 2015 tarihinden itibaren memur maaş artış oranı uygulanarak bulunan tutarların indirildiği, bu haliyle bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı anlaşılsa da, dosyada bulunan ve davacı çocuklara fiilen ödendiği görülen vazife malullüğü aylıkları indirilerek yeniden hesaplama yapıldığında da bu davacıların maddi zararı olmayacağından, kararın davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacıların dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B- İdare Mahkemesi Kararının, Davacılardan ...'ın Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi: Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararında; işlemiş ve işleyecek dönemde vazife malullüğü kapsamında yapılan/yapılacak ödemelerin tamamının emsal görev aylıklarından (destek payı oranında), pasif dönemde ise murisin alacağı emekli aylıklarından vazife malüllüğü kapsamında davacılara yapılacak ödemelerin tamamının düşülmesi gerektiği belirtilmiş olmasına ve dosyada davacı ...'a ödenen vazife malullüğü aylıklarının aylar itibarıyla tutarları bulunmasına rağmen hükme esas alınan 19/09/2023 tarihli bilirkişi raporunda; aktif işlemiş dönem yönünden devlet memuru maaş artış oranlarının dikkate alındığı belirtilerek vazife malullüğü aylığının Mayıs 2015 tarihinden itibaren memur maaş artış oranına göre belirlenerek indirim yapıldığı anlaşılmaktadır. Söz konusu bilirkişi raporu bu yönden hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığından Mahkemece yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesinde, davacı eş ...'ın maddi tazminatının aşağıdaki hususlara göre hesaplanması gerekmektedir. Aktif dönemde işlemiş dönem zararı, desteğin ölüm tarihinden bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, desteğin emsali memurun aylar itibarıyla aldığı görev aylıkları ile SGK tarafından davacıya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenen vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacının destek zararını oluşturmaktadır. Aktif dönemde işleyecek dönem zararı, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihten desteğin yasal emeklilik yaşını dolduracağı tarihe kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde de, desteğin emsali memurun aylar itibarıyla alabileceği görev aylıkları ile SGK tarafından davacıya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin görev aylığı üzerinden davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacının destekten yoksun kalma zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Pasif dönemdeki zararı, desteğin yasal emeklilik yaşını tamamladığı tarih ile muhtemel ömrünün sonuna kadar olan dönemi ifade eder. Bu dönemde, yasal emeklilik yaşını tamamladığı ve yasal emekli olma koşullarına sahip olduğu farz edilen desteğin alacağı emekli aylıkları ile SGK tarafından davacıya bağlanan ve aylar itibarıyla ödenecek vazife malullüğü aylıkları dikkate alınarak, desteğin emekli aylığı üzerinden davacıya ayıracağı destek tutarı ile SGK tarafından davacıya bağlanan vazife malullüğü aylık tutarı arasındaki fark, davacıların destek zararını oluşturmaktadır. Bu dönemdeki zarar kalemlerinin -fiilen gerçekleşmemiş olması nedeniyle- peşin sermaye değerlerinin (her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontaya tabi tutulmak suretiyle 1/kn formülü uygulanarak) dikkate alınması gerekmektedir. Diğer taraftan, yapılacak hesaplamada, davacı ...'a ödenen tütün ikramiyesinin yarar olarak kabul edilip, yeniden düzenlenecek rapor tarihindeki yasal faiz uygulanarak güncellenmiş değerinin de hesaplanan maddi tazminat tutarından indirilmesi gerekmektedir. Ayrıca, kamu görevlisinin yaş haddinden emekli olması halinde alacağı emekli ikramiyesi ile vefatı nedeniyle yakınlarına ödenen emekli ikramiyesi arasındaki fark da zarar hesabına dahil edilmelidir. Buna göre, müteveffa ...'ın yasal emeklilik yaşını tamamladığı farz edilerek bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihteki katsayılar üzerinden yasal emeklilik yaşı itibarıyla alabileceği emeklilik ikramiyesinden davacı eşe ayıracağı tutar ile olay nedeniyle davacı eşe ödenen ve bilirkişi rapor tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanarak güncellenen emekli ikramiyesi arasındaki pozitif fark "yarar", negatif fark "zarar" olarak kabul edilmelidir. Bu itibarla; yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenecek rapora göre davacı ...'ın maddi tazminat istemi hakkında karar verilmesi gerektiğinden Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının davacılardan ... ve ...'ın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacılardan ...'ın maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA, 3. Bozulan kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.