8. Hukuk Dairesi 2022/253 E. , 2024/701 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahke
**8. Hukuk Dairesi 2022/253 E. , 2024/701 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalılar tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın (17 parsele ilişkin) dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyasında mevcut rapor ve krokide D harfi ile gösterilen kısım için şartlar oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili Ümraniye ilçesi Kazım Karabekir Mahallesi 202 ada 18 parsel ... 2/B taşınmazının, kadastro çalışmalarında davacının zilyetliğinde olduğunun tespit edildiğini ve idari satış başvurusu sonunda adına tescil edildiğini, davalılardan Sadettin Tuncer'in ise komşu 17 parselin aynı şekilde maliki olduğunu, vekil edenine ait etrafı çevrili ve üzerinde müvekkiline ait 3 katlı bina, bahçe ve müştemilat bulunan 18 parselin ölçümü yaptırdığında kadastro çalışmalarında tespitin eksik yapıldığını, Dumanlar sokağa cephe kısmından 22,16 m2 sinin tespit dışı bırakılarak hazine adına tescil edildiğini, 17 parsele cephe kısımdan da 11,14 m2 eksik tespit edildiğini, bu işlemin kadastro ölçümlerinin hatalı yapılmasından kaynaklandığını ileri sürerek; ekli aplikasyon krokisinde gösterilen ve tespit dışı bırakılan Dumanlar sokak cephesinde 22,16 m2 lik kısmın müvekkilinin zilyetliğinde olduğunun tespitine ve tapuya tesciline, kadastro tespitinin bu şekilde düzeltilerek tespit dışı bırakılan 22,16 m2 lik kısmın vekil edenine ait 18 parsele eklenerek kaydın bu şekilde düzeltilmesine ve dava konusu parselin tamamının kullanıcısının müvekkilinin olduğunun tesciline,yine müvekkiline ait olmasına rağmen davalı ... Tuncer'e ait 17 parselde kalan 11,14 m2 lik kısmın tespit ve tescil işleminin iptal edilerek müvekkiline ait 18 parsele eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; tapu kütüğünün beyanlar hanesinde yazılı zilyetlik veya muhdesat şerhinin ayni bir hak olmayıp, kişisel hak niteliğinde olduğundan tapu sicilinden ayrı olarak alınıp satılması, değiştirilmesinin mümkün olmadığını, böyle bir talebin tarafların isteği ile dahi tapu sicil müdürlüğünce yerine getirilemeyeceğini ve dava yolu ile genel mahkemelerden de istenilemeyeceğini, davacının Kadastro Mahkemesinde dava açma süresini kaçırdığını, davanın ispatı gerektiğini savunarak, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... cevap dilekçesinde; davacı ile bacanak olduklarını, 1983 yılında bu arsayı kayınpederine 250 m2 olarak kendisinin edindiğini, kadastro geldiğinde ölçüm sonucu 229,89 m2 olarak tapuyu aldığını, 20,11 m2 kısmının davacı bacanağının arsasına katıldığını ancak hısımlık nedeniyle kendisi dava açmamışken, davacı tarafından böyle haksız bir dava ile karşılaştığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "a)Davacının 18 nolu parselin maliki, davalının ise 17 nolu parselin maliki olup, parsellerin birbirine bitişik olduğu, her iki parselin 6292 ... kanun gereği davacı ve davalıya satıldığı, b)Alınan teknik bilirkişi raporuna göre, rapor ve krokide A-B-C harfleri ile gösterilen kısımların fiili olarak davacı tarafından kullanılmasına rağmen , davalıya ait 17 nolu parselin sınırları içinde kaldığının anlaşıldığı, c)Davacı ve davalının parsellerinin zilyetliğe istinaden 6292 ... Yasa gereğince ... tarafından taraflara satılması sureti ile malik oldukları, rapor ve krokide A-B-C harfleri ile gösterilen kısımların zilyedi davacı olduğu için bu kısımların davalıya ait parselden ifraz edilerek davacı parseli ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği, d) Rapor ve krokide D harfi ile gösterilen kısım da davacı tarafından kullanılmakta ise de, Kadastral yol olarak planlanan sahada kaldığı, yolların zilyetlik ile kazanılması mümkün olmadığı gerekçesiyle:1-Davacının davasının kısmen kabulü ile, teknik bilirkişinin 25/09/2018 tarihli rapor ve krokisi dikkate alınarak (a) harfi ile gösterilen 0,34 m2 lik, (b )harfi ile gösterilen 3,98 m2 lik, ve (c) harfi ile gösterilen 5,48 m2 lik toplam 9,80 m2 lik kısımların davalıya ait Ümraniye ilçesi, Kazım Karabekir mahallesi 202 ada 17 parselinden ifraz edilerek, davacıya ait 18 parseli ile birleştirilmesine, 17 parselin yüzölçümünün (229,89-9,80=) 220,09 m2 olarak düzeltilmesine, 18 parselin yüzölçümünün (264,04 + 9,80 =) 273,84 m2 olarak düzeltilmesine, 2-rapor ve krokide (d) harfi ile gösterilen kısım için şartlar oluşmadığından bu kısım yönünden davanın reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... Duman vekili, davalı Hazine vekili ve davalı ... istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde, davaya konu taşınmazın 23,26 m2 kısmının da vekil edeninin kullanımında ve bahçesinde olduğu, imar uygulamasında vekil edeninin mağduriyetine neden olunacağı, vergisinin de vekil edenince ödendiği gözetilmeksizin bu kısma yönelik davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını istemiştir. 2. Davalı Hazine vekili ve davalı ... istinaf dilekçelerinde önceki dilekçelerini tekrar ederek, süresinde açılmayan davada gerekli araştırmalar yapılmadan verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu savunarak, kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhe yönelik davanın dinlenebilmesi için davanın, 6292 ... Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi Ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi İle Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 ... Kanun) uyarınca taşınmazın satış işleminden önceki bir tarihte ve Hazine ile şerh sahiplerine yöneltilerek açılması gerekir. Taşınmaz Hazinenin mülkiyetinden çıkıp 3. şahıs adına tapuya tescil edildikten sonra şerhe yönelik davanın dinlenme olanağı bulunmamaktadır. Somut olayda, davacının eldeki davayı dava konusu 17 parsel yönünden 6292 ... Kanun uyarınca yapılan satış işleminden sonra açtığına, güncel tapu kayıtlarının idarece yapılan satış işlemi neticesinde oluştuğuna göre, dayanak satış işlemi iptal edilmedikçe tapu kaydının iptali ve tescil istemli davanın kabulü mümkün olmadığından A - B- C harfleriyle gösterilen yerlere ilişkin davanın dava şartı yokluğundan reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. D ile gösterilen ve kadastral yolda kaldığı için reddedilen taşınmaz kısmının ise evveliyatının devlet ormanı olduğu da dikkate alındığında, bu kısma yönelik davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın (17 parsele ilişkin) dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyasında mevcut rapor ve krokide D harfi ile gösterilen kısım için şartlar oluşmadığından davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... Duman vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... Duman vekili temyiz dilekçesinde; huzurdaki davanın, davacı adına tescili yapılması gereken kısımların bir kısmının davalı ... adına tescil edilmiş olması, bir kısmının ise yol olarak tescil dışı bırakılmış olması nedeniyle ve kadastro işlemlerinin hatalı olmasına dayanılarak açıldığı, hukuki nitelemeye dayanılarak davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı, davanın Hazine ve tescil sahibine karşı açıldığı, davacının fiilen kullandığı ve vergisini ödediği bilirkişi raporu ile de sabit olan 23,26 m2 lik alanın kadastro çalışmalarında hatalı ölçüm nedeniyle davacı adına tescili yapılmadığı ifade edilmiştir. Ayrıca, dava konusu 23,26 m2 lik kısım ise hali hazırda duvarla çevrili olup davacı tarafından kullanıldığı, İmar Kanunu gereğince %40 a kadar olacak şekilde yol vs. alanlar için tüm parsellerden imar planı doğrultusunda kesinti yapılacağı, bu durumda davacının parselinden hem kadastro çalışması esnasında hemde imar uygulaması sırasında kesinti yapılmış olacağı, dosyada mevcut vergi beyannamelerinde davacı tarafından vergisi ödenen arsa 300 m2 olduğu ancak adına tescilli alan 264 m2 olarak yazıldığı, davacıya ait binanın 25 yıldır aynı yerde bulunduğu ve davalı ... adına tescil edilmiş bulunan 9,80 m2 lik alana ilişkin ise, her ne kadar 3. Şahıs adına tapu tescil işlemi gerçekleşmiş ise de, bu tescil işleminin hatalı olduğu, kadastro ölçümünün açık maddi hata taşıdığı ve bu nedenle de tescil işleminin yolsuz ve hatalı olduğu, yolsuz tescil olduğu açık olan bu işlem sonrasında artık 3. Kişi adına tescil işlemi olduğu için hak iddiasında bulunanın dava açamayacağını kabul etmenin mülkiyet hakkına açıkça aykırı olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi kararı gerekçesinde 3 üncü kişi adına satış yapıldıktan sonra dava açılamayacağı belirtildiği, buna referans olarak 6292 ... Kanun'un gösterildiği, anılan yasada bu davayı engelleyen bir hükmün mevcut olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesince hatalı yorum yapılarak yanlış karar verildiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kullanım kadastrosu kesinleşerek tapuya tescil edilen taşınmazın, zilyetlik hukuksal nedenine dayanılarak yüzölçümünün eksik yazıldığı iddiasına dayalı gerçek yüzölçümü ile davacı adına tescili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) 369/1, 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 ... Kanun’un 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 ... Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 368,30 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.