11. Ceza Dairesi 2012/5457 E. , 2013/10836 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Düşme 5271 sayılı CMK'nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki "hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş buluna
**11. Ceza Dairesi 2012/5457 E. , 2013/10836 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Şahadetname niteliğindeki belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : Düşme 5271 sayılı CMK'nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki "hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır" hükmü karşısında; şikayetçinin, vekili vasıtasıyla, mahkemeye verdiği 30.05.2011 tarihli mazeret dilekçesinin 31.05.2011 tarihli ilk duruşmada red edilmesi nedeniyle şikayetçi ile vekiline katılma ve iddialarını bildirme olanağı sağlanmadan duruşmaya son verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, temyize hakkı bulunduğu kabul edilip, CMK'nun 237/2. maddesi gereğince, soruşturma aşamasında istikrarlı bir şekilde sanıklardan şikayetçi olduğunu beyan etmesi ve sanıklar aleyhine temyiz talebinde bulunmasının katılma istemini de içerdiği anlaşılmakla, şikayetçinin kamu davasına katılmasına karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre tüm sanıklara yüklenen "şahadetname niteliğinde belgede sahtecilik” suçu ile sanık ...'ın üzerine atılı "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanıklar lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihi olan 24.03.2005 tarihinden iddianamelerin düzenlendiği 25.03.2011 - 07.04.2011 tarihlerine kadar gerçekleştiğinden sanıklar hakkında anılan suçtan açılan kamu davalarının düşürülmesi gerektiği gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, şikayetçi vekilinin zamanaşımı süresinin dolmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 27.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.