Başvuru, aynı eyleme ilişkin farklı mahkemeler tarafından farklı kararlar verilmesine rağmen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, aynı eyleme ilişkin farklı mahkemeler tarafından farklı kararlar verilmesine rağmen yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) F. isimli müştekinin aracının çalındığını iddiası hakkında 10/9/2015 tarihinde başlatılan soruşturma kapsamında F.ye ait araç bulunmuş ve araç içinde müşteki Ş.T.nin aracına ait plakalar ele geçirilmiştir. Bunun üzerine Başsavcılık, başvurucunun müşteki F. ve Ş.T.ye karşı hırsızlık suçunu işlediği iddiasıyla 2/6/2016 tarihinde iddianame düzenlemiştir. Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi (Mahkeme) yargılama sonucunda başvurucunun mahkûmiyetine karar vermiştir. Mahkûmiyet kararı istinaf incelemesinden geçerek 16/10/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Aynı olaya ilişkin olarak müşteki Ş.T. ilgili kolluk birimine 12/9/2015 tarihinde başvurarak aracına ait plakaları çalan kişilerden şikâyetçi olmuştur. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı konuya ilişkin başlattığı soruşturmada başvurucunun hırsızlık suçundan cezalandırılması amacıyla 27/2/2018 tarihinde iddianame düzenlemiştir. İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi yargılama sonucunda başvurucunun beraatine karar vermiştir. Beraat kararı istinaf edilmeksizin 15/10/2019 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu aynı olaya ilişkin hakkında beraat kararı verilmesi nedeniyle daha önce verilen mahkumiyet kararının kaldırılması talebiyle Mahkemeye başvurmuştur. Mahkeme başvuruyu yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirmiş, 29/7/2020 tarihli ek kararı ile talebi reddetmiştir. Ek kararın ilgili kısmı şöyledir:"...mahkememizin iş bu dosyası ve İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/171 esas sayılı dosyasında mağdur [Ş.T.ye] karşı işlenen Adet Gereği Açıkta Bırakılmış Eşya Hakkında Hırsızlık suçundan aynı yargılama olduğu anlaşılmış ise de; mahkememiz dosyası iddianamesinin 02/06/2016 tarihinde düzenlendiği, yine mahkememizin 15/03/2018 tarih, 2016/425 esas ve 2018/214 karar sayılı kararı ile sanık Okan Karakuş'un mağdur [Ş.T.ye] karşı yargılanıp mahkumiyet aldığı ve beraat ettiği dosyanın aynı olduğunu Mahkememizce adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta bırakılmış eşya hakkında hırsızlık suçundan neticeten 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın İstinaf Kararı ile 16/10/2018 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/171 esas sayılı dosyasında ise iddianamenin 27/02/2018 tarihinde düzenlendiği, İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 18/09/2019 tarih, 2018/171 esas ve 2019/455 karar sayılı kararı ile sanık Okan Karakuş hakkında verilen beraat kararının İstinaf edilmeksizin 15/10/2019 tarihinde kesinleştiği, yani mahkememiz iddianame düzenlenme tarihi ve Gerekçeli Karar tarihi, Kesinleşme tarihinin İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin iddianame düzenlenme tarihi, Gerekçeli Karar tarihi ve Kesinleşme tarihinden önce olduğu, dolayısıyla daha sonra açılan İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/171 esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılanıp sanığın beraatine ilişkin karar verildiği anlaşılmakla hükümlünün ileri sürdüğü yargılamanın iadesi talebinin CMK 318 maddesi uyarınca kabule değer olmadığından reddine, ayrıca İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2018/171 esas sayılı dosyasından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na Kanun Yararına Bozma Yoluna gidilmesi için ihbarda bulunulmasına..." Başvurucunun ek karara itirazı kesin olarak reddedilmiştir. İtirazın reddine ilişkin karar 10/9/2020 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Adalet Bakanlığı (Bakanlık) Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 3/3/2021 tarihli yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/3/2021 tarihli yazısı ile İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinin beraat kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesi beraat kararının kanun yararına bozulmasına 15/9/2021 tarihinde karar verilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir:"... Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/ maddesinde 'Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.' Hükmünün yer aldığı, sanık hakkında müşteki [Ş.T.ye] yönelik hırsızlık suçundan dolayı Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 02/06/2016 tarihli ve 2015/43225 soruşturma sayılı iddianame ile açılan davanın yapılan yargılaması sonunda, Küçükçekmece Asliye Ceza Mahkemesinin15/03/2018 tarihli ve 2016/425 esas, 2018/214 sayılı kararı ile sanığın anılan suçtan verilmiş olan mahkûmiyet kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin 16/10/2018 tarihli ve 2018/2231 esas, 2018/2278 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kararın kesinleşmiş olması karşısında; sanık hakkında aynı eylem sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 27/02/2018 tarihli ve 2015/123805 soruşturma sayılı iddianamesi ile açılan İstanbul Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/171 esas sayılı dosyası ile görülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun’un 223/ maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle sanık hakkında (İSTANBUL) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 2019 tarihli, 2018/171 esas ve2019/455 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın maddesinin Fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin fıkra (d) bendinin verdiği yetkiyle; açılan kamu davasının, CMK'nın 223/ maddesi uyarınca DAVANIN REDDİNE,... " Kanun yararına bozma kararı üzerine İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi dosyayı yeniden ele alarak davanın reddine karar vermiştir. Karar, temyiz edilmeden 21/4/2022 tarihinde kesinleşmiştir. Başvurucu yargılamanın yenilenmesi talebinin reddedilmesine ilişkin nihai kararı 10/9/2020 tarihinde öğrendikten sonra 12/8/2021 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir.