1. Ceza Dairesi 2009/4802 E. , 2011/5298 K. TEBLİĞNAME : 1-B/09/60545 MAHKEMESİ :(YALOVA) Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :10/10/2008 -205/166 SUÇ : Kasten öldürmek A.. Ş..'ı kasten öldürmekten sanık C.. D..'in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (YALOVA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/10/2008 gün ve 205/166 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan da…
**1. Ceza Dairesi 2009/4802 E. , 2011/5298 K.** **"İçtihat Metni"** TEBLİĞNAME : 1-B/09/60545 MAHKEMESİ :(YALOVA) Ağır Ceza Mahkemesi TARİHİ VE NO :10/10/2008 -205/166 SUÇ : Kasten öldürmek A.. Ş..'ı kasten öldürmekten sanık C.. D..'in yapılan yargılanması sonunda: hükümlülüğüne ilişkin (YALOVA) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 10/10/2008 gün ve 205/166 sayılı hüküm resen temyize tabi olmakla beraber Yargıtay’ca incelenmesi sanık müdafii ile müdahiller vekili taraflarından da istenilmiş olduğundan dava dosyası C.Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize gönderilmekle: incelendi ve aşağıdaki karar tesbit edildi. TÜRK MİLLETİ ADINA Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın kasten öldürme suçunun sübutu kabul, oluşa ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle değerlendirilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sanığın öldürme kastının bulunmadığına, suç niteliğine, delillerin hatalı takdir edildiğine yönelen, katılan Kamer vekillerinin suç niteliğine, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye, katılanlar Fadime ve Ümit vekilinin takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanığın olay tarihinde maktule hakaret ederek ilk haksız hareketi gerçekleştirdiği, maktulünde daha ağır bir tepki göstererek sanığın burnuna kafa attığı, böylelikle etki tepki dengesinin darp edilen sanık yararına bozulduğu anlaşılmakla, sanık lehine TCK.nun 29. maddesi uyarınca haksız tahrik nedeniyle asgari düzeyde indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, re’sen de temyize tabi hükmün CMUK.nun 321. maddesi uyarınca tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), sanığa verilen cezanın miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak sanığın tahliye talebinin reddine, Başkan Vekili S. .. ve Üye E. ..in hükmün onanması gerektiği yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile 19/09/2011 gününde karar verildi. KARŞI OY: Dosya içeriğine uygun olan yerel mahkemenin kabulüne göre; sanığın, ölene küfrettiği, ölenin, sanığa, “ne diyorsun” şeklindeki sorusuna karşılık “tren geçti” diyerek alaycı tarzda cevap vermesi üzerine tarafların kavgaya tutuştukları, maktulün, sanığa kafa vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunanlar tarafından yapılan müdahale sonucu kavganın sonlandığı, daha sonra sanığın maktulü bıçaklayarak öldürdüğü olayda, ilk haksız hareketin sanıktan geldiği ısrarla haksız davranışlarına devam ettiği; bunun üzerine maktulün sanığa kafa vurmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, tahrik teşkil eden harekete verilen tepkinin aşırı olmadığı, zira her ikisinin de hareketlerinin suç teşkil ettiği, sanığın, hakaret eyleminin yaptırımının 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası, maktulün basit yaralama eyleminin yaptırımının ise 4 aydan 1 yıla kadar hapis cezasını gerektirdiği, dolayısıyla etki ve tepki de aşırı orantısızlık olmadığı gibi hakaret suçunun cezasının daha ağır olduğu, kusurluluğu etkileyen ve cezada önemli ölçüde indirim sağlayan haksız tahrikin koşulları oluşmadığından, mahkemenin kabulünün isabetli olduğu kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.