1. Ceza Dairesi 2022/9137 E. , 2023/151 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yet
**1. Ceza Dairesi 2022/9137 E. , 2023/151 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ıncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.12.2021 tarihli ve 2021/148 Esas, 2021/338 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 81 inci maddesinin birinci fıkrası, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 9 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/1518 Esas, 2022/1722 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, suçun sübut bulmadığına, suç vasfının hatalı tespit edildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü şikâyetçi ile imam nikahlı eşi ...nın kaldıkları otelden çıktıklarında sanık ile karşılaştığı ve tarafların öncesinde tanışıklıklarının bulunduğu, aralarında bir takım konuşmalar geçtiği, şikâyetçi ve eşi ...nın sanıktan ayrılarak lokantaya gittikleri, sanığın da peşlerinden lokantaya geldiği, şikâyetçi ile sanık arasında tartışma çıktığı sanığın aksi ispatlanamayan savunmasına göre şikâyetçinin kendisine küfür ve hakaret ettiği, tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine lokantada bulunanların ve tanık ...'nin araya girerek tarafları ayırdıkları, sanık ve şikâyetçinin lokantadan dışarı çıktığı ve ayrı yönlere doğru ilerledikleri sırada sanığın elindeki bıçakla şikâyetçiye doğru koştuğu, bunu gören tanık ...'nin de sanığın peşinden geldiği, sanığın müştekiye 5-6 kez elindeki bıçakla hamle yaptığı ve boğazına hamle yapacağı sırada tanık ...'in sanığın elindeki bıçağı alarak etkisiz hale getirdiği anlaşılmıştır. 2. ... Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 25.02.2021 tarihli 35693521 sayılı Adlî Olgu Bildirim Formu ile 08.03.2021 tarihli 35733030 sayılı Adlî Tıp Servisi raporunda şikâyetçinin boyun arkasında yüzeysel kesi, sol göğüs alt dışında kesi, sol akciğer seslerinde azalmanın bulunduğu, pnömotoraksa sebeb olduğu, basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğu ve hayati tehlikesinin bulunduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 3. ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 26.05.2021 tarihli 94488856-300-02-2021/6646 sayılı raporunda müştekinin boyun arkasında bulunan yüzeysel kesinin yaşamını tehlike sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif düzeyde olduğu, sol göğüs alt dışında bulunan 3 cm kesinin ise yaşamını tehlikeye soktuğu ve basit tıbbi müdahale ile giderilemez nitelikte olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. 4. Olay anını gösteren kamera kayıtlarının incelenmesine ve çözümünün yapılmasına ilişkin 23.06.2021 tarihli bilirkişi raporunun dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 5. 02.03.2021 tarihli görüntü izleme tutanağının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 6. Sanık suçu tevil yollu ikrar etmiştir. 7. Tanıklar ... ve ...'ın beyanlarının dava dosyasında bulunduğu anlaşılmıştır. 8. Şikâyetçinin beyanları ile tanık M.T. ve A.G 'nin beyanları uyumludur. 9. Sanığa ait Adlî Sicil Kaydının dava dosyasına alındığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunup bulunmadığına yer verilir. IV. GEREKÇE A. Haksız tahrik yönünden Mağdur beyanı ile uyumlu tanık ... ve ...'nin beyanına göre mağdurdan sanığa yönelen haksız hareket bulunmadığı, mağdura yumruk atmak suretiyle ilk haksız hareketin sanıktan geldiği anlaşıldığı halde, sanık hakkında haksız tahrik hükmünün uygulanarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. B. Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden 1. Sübut yönünden Sanığın müştekiye bıçağı rast gele salladığını ikrar ettiği, olay anına ilişkin görüntülerde sanığın bıçakla müştekiye saldırdığının görüldüğü, sanığın şikâyetçiye bıçakla birden çok kez vurduğuna ilişkin tanık ... ve ...nın birbiriyle uyumlu beyanları karşısında sanığın eyleminin sübuta erdiği anlaşılmış olduğundan, hükümde bu yönle bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Suç vasfı yönünden Sanığın şikâyetçiye bıçakla birden çok kez vurduğuna ilişkin tanık ... ve ...nın birbiriyle uyumlu beyanları, bu bıçak darbeler sonucu şikâyetçinin hayati bölgesi olan göğüs bölgesinden yaralandığı ve yaşamının tehlikeye girdiği, tanık ...'in ve dosyada bulunan olay anına ilişkin görüntülerin incelenmesinde sanığın eylemine tanık ...'in müdahalesi sonucu son verdiği, eğer müdahale edilmese sanığın son hamlesini şikâyetçinin bir diğer hayati bölgesi olan boğaz kısmına doğru yaptığı, taraflar ayrıldıktan sonra sanığın bıçakla şikâyetçiye doğru yürümesi, kullandığı aletin türü, tanık ...'in araya girmesi ile eylemine devam edememesi bir bütün hâlde göz önüne alındığı vakit, suça yönelmiş irade ve kastın öldürme fiiline yöneldiği kabulüne varılmasının lazım geldiği anlaşılmakla, sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Lehe hükümlerin uygulanması yönünden a) Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 9 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 9 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 9 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 16.05.2022 tarihli ve 2022/1518 Esas, 2022/1722 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.01.2023 tarihinde karar verildi.