7. Ceza Dairesi 2021/19221 E. , 2023/11347 K. "İçtihat Metni" N MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı mad
**7. Ceza Dairesi 2021/19221 E. , 2023/11347 K.** **"İçtihat Metni"** N MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yürütülen soruşturma neticesinde, sanığın 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye (556 sayılı KHK) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2.İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/463 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararı ile sanığın 556 sayılı KHK'ya muhalefet suçundan, netice erteli 1 yıl 15 gün hapis ve 100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiin temyiz istemi, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Katılanlar vekilinin, marka tescil belgeleri ile birlikte arama yapılması istemini de havi şikâyeti üzerine, İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 23.11.2015 tarihli ve 2015/4498 D.İş sayılı arama kararına istinaden, sanığın işlettiği "Serhat Bijuteri" isimli iş yerinde yapılan aramada, askılarda ve raflarda satışa arzedilmiş halde 48 adet Galatasaray markalı, 96 adet Lacoste markalı 11 adet Batman markalı bileklik ile 12'li 41 kutu halinde 492 adet Louis Vuitton markalı saç tacı ele geçirilerek muhafaza altına alınmıştır. 2.Sanık soruşturma aşamasında el işi yaparak geçimini sağlayan bayanlardan yardım olsun diye aldığını, iş yerinde onbinlerce ürün bulunduğundan bu ürünleri farketmediğini belirtirken Mahkemedeki savunmasında ise çalışanlarının iş yerine gelen seyyar satıcılardan bilmeden aldıklarını ileri sürmüştür. 3.Kovuşturma sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda; sanığın işyerinde ele geçen ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi yönünden taklit oldukları, katılanlardan DC ..., ... SA ve ... Mağazacılık ve Perakendecilik A.Ş.'nin tescilli markalarının iktibas yapılmak suretiyle marka haklarına tecavüz edildiği, sanığın iş yerinde ele geçen saç taçları yönünden ise ... markasının aynen kullanılmak suretiyle iktibas yolu ile taklit edildiğini ancak bahsi geçen markanın saç tokalarını içeren 26 ncı sınıfta tescilli olmadığını, bu nedenle bu ürünler yönünden suçun oluşmayacağı yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. 4.Mahkemece, bilirkişi raporunun aksine Louis Vuitton markasının 14, 16, 18 ve 25 inci emtia sınıflarında tescilli olması nedeniyle bu ürünler yönünden de suçun oluştuğu kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin değerlendirilmesinde, aşağıdaki husus dışındaki temyiz sebepleri reddedilmiştir. 1.02.12.2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinde değişiklik yapılarak madde içeriğinden “etkin pişmanlık hükümlerine yer verilen suçlar ile” ibaresinin çıkarılması nedeniyle özel bir etkin pişmanlık hükmü olan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 61 inci maddesinin yedinci fıkrasının; aynı Kanun Hükmünde Kararnamenin 61/A maddesinde düzenlenen satışa arz etme veya satma suçu yönünden de uzlaştırma kurumunun uygulanmasına engel teşkil etmemesi, uzlaştırmanın soruşturma ve kovuşturmalarda mutlaka öncelikle uygulanması zorunlu ceza muhakemesi hukuku kurumu olması karşısında, sanık hakkında 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddelerinin uygulanmasında zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında verilen hükmün bozulması gerekmiştir. 2.Sabit görülen suç için uygulanmasına karar verilen kanuni dayanağın 556 sayılı KHK'nın 61/A maddesinin birinci fıkrası olması gerekirken fıkranın belirtilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul (Kapatılan) 4. Fikri ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 26.05.2016 tarihli ve 2015/463 Esas, 2016/276 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.12.2023 tarihinde karar verildi.