Ceza Genel Kurulu 2012/10-1258 E. , 2012/1830 K. "" İtirazname : 2008/21587 Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık S.D.'in aynı Kanunun 23/4-2, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.10.2007 gün ve 286-359 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 31.05.2012 …
**Ceza Genel Kurulu 2012/10-1258 E. , 2012/1830 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2008/21587 Yargıtay Dairesi : 10. Ceza Dairesi 2313 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık S.D.'in aynı Kanunun 23/4-2, 5237 sayılı TCK'nın 62 ve 50/1-a maddeleri uyarınca 6.000 Lira adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Bingöl 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 31.10.2007 gün ve 286-359 sayılı hükmün, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 10. Ceza Dairesince 31.05.2012 gün ve 19409-10306 sayı ile; “...Hükümden sonra CMK'nın 231. maddesinde 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla yapılan değişiklik ile sözü edilen maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunla eklenen cümle dikkate alınarak, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmeyeceğinin tartışılıp değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.07.2012 gün ve 21587 sayı ile; “...Sanık hakkında 765 sayılı TCK'nun 456/4. maddesinden verilen ve 647 sayılı Yasa'nın 6. maddesi uyarınca ertelenen, 17.02.2004 tarihinde kesinleşmiş ilamının bulunduğu görülmektedir. CMK'nın 231. maddesi uyarınca, önceki kasıtlı suçtan mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmektedir. Bu itibarla, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları bulunmamaktadır. Zira işbu suç erteleme süresi içinde işlenmiştir” görüşüyle itiraz yasa yoluna başvurularak, Özel Daire bozma kararının kaldırılması talep edilmiştir. Özel Dairece 18.07.2012 gün ve 19287-13438 sayı ile; “…Sanığın adli sicil belgesinde yer alan ve dosyada bir örneği bulunan Bingöl Sulh Ceza Mahkemesi'nin 14.01.2003 tarih ve 3-7 sayılı ceza kararnamesi ile; dosya üzerinde yapılan yargılama sonucu sanık hakkında 765 sayılı TCK'nın 456/4, 457/1 ve 457/1 maddeleri uyarınca doğrudan verilen 616.502.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilmiş, itiraz edilmeksizin 17.02.2004 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ayrıntıları CGK'nın 28.02.2012 tarih, 2011/4-522 esas ve 2012/71 karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’da yer almayan ceza kararnamesine ilişkin 1412 sayılı CMUK’nun 386. maddesinde; 'Sulh mahkemelerinin görevi içinde bulunan suçlara sulh hakimi, duruşma yapmaksızın bir ceza kararnamesi ile karar verebilir. Bu ceza kararnamesi ile ancak hafif veya ağır para cezasına veya nihayet üç aya kadar hafif hapis veya bir meslek ve sanatın icrasının tatiline veya müsadereye yahut bunlardan birkaçına veya hepsine hükmedilebilir. Ceza kararnamesiyle hükmedilecek hafif hapis cezası yerine ‘Cezaların infazı hakkında Kanun’ gereğince para cezası da hükmolunabilir' ,