20. Hukuk Dairesi 2013/8747 E. , 2014/504 K. "" MAHKEMESİ : Osmaniye Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2013 NUMARASI : 2012/49-2013/39 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı N.. Ç.. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Osmaniye ili, M.. ilçesi, Ç..K.., 169 ada 1 parsel sayılı 3580…
**20. Hukuk Dairesi 2013/8747 E. , 2014/504 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Osmaniye Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 29/05/2013 NUMARASI : 2012/49-2013/39 Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı N.. Ç.. vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında Osmaniye ili, M.. ilçesi, Ç..K.., 169 ada 1 parsel sayılı 3580,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden bahçe niteliği ile S.. Ç.. adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, dava konusu Ç.. K.. 169 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tesbitinin iptaliyle yayla vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı N.. Ç.. vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede, 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 27/03/1996 tarihinde ilân edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması, 6831 sayılı Kanunun 4999 sayılı Kanun ile değişik 9. maddesine göre yapılıp 25/12/2009 tarihinde ilân edilen fennî hataların düzeltilmesi çalışmaları ve 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılıp 07/11/2012 - 06/12/2012 tarihleri arasında ilân edilen arazi kadastrosu vardır Mahkemece verilen karar usûl ve kanuna aykırıdır. Şöyle ki; yapılan keşifte yerel bilirkişi dinlenmediği gibi keşif sonrası ibraz olunan ziraat bilirkişisi raporunda, taşınmazın, 25-30 yıldan beri kültür arazisi olarak kullanıldığını belirtmekle birlikte, insanların yaz aylarında serinlemek amacıyla kulanılan bir yer olduğu, bu amaç doğrultusunda baraka tip evler inşa edilmek suretiyle yerleşim alanı oluşturdukları, yaylalık olarak kullanılan bir yer olduğu belirtilerek raporda kendi içinde çelişkiye sebep olunmuştur. Ayrıca, sağlıklı sonuca ulaşılması için dava konusu taşınmazın hukukî durumunun aynı konumda bulunan 169 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilmediği gibi, ayrıca, usûlüne uygun olarak yayla araştırması da yapılmamıştır. Eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu nedenlerle; mahkemece, bir fen elemanı ve önceki ziraat bilirkişisi dışında üç ziraat mühendisi marifetiyle yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, komşu köylerden yerel bilirkişiler dinlenmeli, çekişmeli taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, ağaçların yaşı, cinsi, sayısı, çevresi incelenmeli; aynı konumda bulunan 169 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16 ve 17 parsel sayılı taşınmazlar ile birlikte bir bütün olarak değerlendirilip, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmelidir.