Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3336 E. , 2024/3428 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3336 Karar No : 2024/3428 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir ili, Merkez ilçe
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/3336 E. , 2024/3428 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/3336 Karar No : 2024/3428 TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVALI) ...Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2- (DAVACI) ... Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Eskişehir ili, Merkez ilçesi dahilinde ve davacı şirket uhdesinde bulunan Sicil:... sayılı IV(a) Grubu (Manyezit) işletme ruhsat sahasında davalı idarece yapılan denetimde, idareye beyan edilen üretim miktarları ile düzenlenen sevk fişlerinde belirtilen miktarlar arasında 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton fark bulunduğunun ve belirtilen miktarların eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen 8.506,00-TL Devlet hakkı üzerinden hesaplanan 2015 yılı için 36.276,81-TL, 2016 yılı için 6.254,85-TL ile aynı Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 62.743,00-TL olmak üzere toplamda 105.275,00-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve E.. sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 12/4 maddesi uyarınca, 2015 yılı için 36.276,81-TL ve 2016 yılı için 6.254,85-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden, davalı idareye beyan edilen üretim miktarları ile düzenlenen sevk fişlerinde belirtilen miktarlar arasında 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton fark bulunduğunun ve belirtilen miktarların eksik beyan edildiğinin tespit edildiği, ocak başı satış fiyatının 2015 yılı için 79,00-TL, 2016 yılı için 87,00-TL olduğunun belirlendiği, davalı idare tarafından tesis edilen işlemde ise, 2015 ve 2016 yılları için manyezit madeni için idare tarafından belirlenerek ilan edilen 90 TL/ton ocak başı satış fiyatının Maliye Bakanlığı'nın 2017 yılı için belirlediği %14,47 yeniden değerleme oranı dikkate alınarak 103,02-TL olarak güncellenen rakamlar üzerinden 2015 yılı için 7.100,35-TL ve 2016 yılı için 1.224,24-TL olmak üzere toplamda 8.506,33-TL Devlet hakkı alacağı hesaplanarak tahakkuk ettirilmesi üzerine 3213 sayılı Maden Kanununun 12/4 maddesi uyarınca beş katı tutarında hesaplanan idari para cezasının uygulandığı görülmüş olup madenin ocaktan çıkarıldığı her yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden, 2015 yılı için 79,00-TL, 2016 yılı için 87,00-TL üzerinden hesaplanması gerektiği halde, her yıl için ayrı ayrı belirlenen bu değerler dışında 103,02-TL üzerinden Devlet hakkı alacağı hesaplandığı görülmekle, 2015 ve 2016 yılları için tahakkuk ettirilen idari para cezasının, yukarıda izah edildiği üzere madenin ocaktan çıkarıldığı yıl için belirlenen ocak başı satış fiyatı üzerinden belirlenmediğinden hatalı hesaplanan ve hukuka aykırı olduğu açık olan Devlet hakkı alacağı esas alınarak hesaplandığı anlaşıldığından, idari para cezasınını 2015 ve 2016 yılına ilişkin tahakkuk ettirilen kısmında bu gerekçeyle hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 10/7. maddesi uyarınca 62.743-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden, davalı idareye beyan edilen üretim miktarları ile düzenlenen sevk fişlerinde belirtilen miktarlar arasında 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton fark bulunduğunun ve belirtilen miktarların eksik beyan edildiğinin tespit edildiği, 20.03.2018 tarihli heyet ek görüşünde de; belirtilen miktarların eksik beyan edildiği hususunun tespit edildiği, bahsi geçen her iki tespitte de belirtilen miktarların eksik beyan edildiği hususunun ortaya konulduğu, davalı idare tarafından dava konusu işlemin tesis edilmesi için yeterli tespit ve incelemenin yapıldığı görülmekle 3213 sayılı Maden Kanununun 10/8e. maddesi uyarınca haksız surette hak iktisap ettiği açık olan davacı şirkete aynı Kanunun 10/7. maddesi doğrultusunda 2017 yılı güncel miktarı üzerinden 62.743,00-TL idari para cezası uygulanmasına yönelik dava konusu işlemin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, işlemin iptaline yönelik gerekçenin hatalı olduğu, ortada Devlet hakkı tahakkuku gerektiren bir durum bulunmadığı, gerçek dışı ve yanıltıcı beyanının olmadığı bu nedenle davanın reddine yönelik kısmın da hukuka aykırı olduğu, kalite tahsisinden kaynaklanan üretim farkı adı altında beyan edilen kısmın maden olup olmadığı ve satışından gelir elde edilip edilmediğinin tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, sadece idarenin tespitlerinden hareketle idari para cezası verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, Maden Kanunu gereği uygulanan idare para cezalarının her yıl 213 sayılı Kanun uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılacağı kuralı uyarınca 2017 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı dikkate alınarak güncel fiyat üzerinden hesaplama yapıldığı öne sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı ve davalı idare tarafından, temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Eskişehir ili, Merkez ilçesi dahilinde ve davacı şirket bünyesinde bulunan Sicil:... sayılı IV(a) Grubu (Manyezit) işletme ruhsat sahasının, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün teknik ekiplerince 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında 08.12.2017-11.12.2017 tarihleri arasında mahallinde tetkik edilmiştir. Mahallinde tetkik heyetince ruhsat sahası için, davalı idareye beyan edilen üretim miktarları ile düzenlenen sevk fişlerinde belirtilen miktarlar arasında 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton fark bulunduğunun ve belirtilen miktarların eksik beyan edildiğinin tespit edilmesi üzerine tahakkuk ettirilen 8.506,00-TL devlet hakkı üzerinden 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca hesaplanan 2015 yılı için 36.276,81-TL, 2016 yılı için 6.254,85-TL ile aynı Kanunun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 62.743,00-TL olmak üzere toplamda 105.275,00-TL tutarında idari para cezası uygulanmasına ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü'nün 20.12.2018 tarih ve E.458735 sayılı işlemi tesis edilmiştir. Bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Maden Kanunu'nun 10. maddesinin 7. fıkrasında "Gerçek dışı ve yanıltıcı beyanda bulunmak suretiyle Kanun hükümlerinin uygulanmasını engelleyen ve haksız surette hak iktisap eden ruhsat sahiplerine 50.000 TL idari para cezası verilir. Bu fıkranın ikinci kez ihlali halinde bir önceki ceza katlanarak uygulanır. Üç yıl içinde madde hükümlerinin üç kez ihlal edilmesi halinde ruhsat iptal edilir." hükmüne, maddenin 8. fıkrasının (e) bendinde ise, "Ruhsat sahasında yapılan üretim veya satışların beyan edilmemesi haksız yere hak iktisabı sayılır. Haksız yere hak iktisabına imkan veren bu hususlarla ilgili yapılmış beyanlarda gerçek dışı ve yanıltıcı beyanlar olarak kabul edilir." hükmüne yer verilmiştir. Maden Yönetmeliğinin "İdari para cezaları" başlıklı 93. maddesinin 2. fıkrasında "İdari para cezaları ile ilgili bu Yönetmelikte hüküm bulunmayan hallerde 30/3/2005 tarihli ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uygulanır." düzenlemesine yer verilmiş, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5. maddesinde; "26.9.2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümleri kabahatler bakımından da uygulanır. Ancak, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından derhal uygulama kuralı geçerlidir. Kabahat, failin icraî veya ihmali davranışı gerçekleştirdiği zaman işlenmiş sayılır. Neticenin oluştuğu zaman, bu bakımdan dikkate alınmaz." kuralı yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, 2015 yılı için 36.276,81-TL ve 2016 yılı için 6.254,85-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 62.743-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmı yönünden yapılan inceleme: Davacı tarafından, davalı idareye beyan edilen üretim miktarları ile düzenlenen sevk fişlerinde belirtilen miktarlar arasında 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton fark bulunduğu ve belirtilen miktarların eksik beyan edildiği tespit edildiğinden 2017 yılı için belirlenen 62.743,00-TL idari para cezası verilmiştir. Davacı gerçek dışı ve yanıltıcı beyanının olmadığını, kalite tahsisinden kaynaklanan üretim farkı adı altında beyan edilen bu kısmın maden olmadığını ve satışından gelir elde edilmediğinden de devlet hakkı tahakkuk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Dosyada yer alan 2015 ve 2016 yılı işletme faaliyet formları ile ilgili yılların satış bilgi formlarının incelenmesinden, idareye eksik beyan edildiği tespit edilen 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton üretime ilişkin olarak davacı tarafından "Önceki yıldan devreden stoktaki kullanımı olmayan düşük kaliteli ham cevherler fırınların ihtiyacını karşılamak amacıyla manyetik ayırma tesisine besleme yapılmıştır. Bu tesiste daha iyi kaliteli ham manyezit üretilerek fırınlarda kullanılmıştır. Bu zenginleştirme işlemi sonrasında beslenen malzemeden artık olarak 2015 yılı için 3.446 ton, 2016 yılı için 594,16 ton bir eksilme olmuştur." şeklinde beyan edilerek formun doldurulduğu görülmektedir. Dolayısıyla bu miktardaki düşük kaliteli cevher üretiminin türüne göre "artık, cüruf, pasa vb." şekilde belirtilmeyerek "kalite tahsisinden kaynaklanan fark" olarak isimlendirilerek devlet hakkı hesabı dahil toplam üretim miktarı içine katılmadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafından bu kısmın hiç bir şekilde kullanılmadığı ileri sürülmekteyse de, kendi beyanı ile sabit olduğu üzere bu kısmın üretim tesisinde daha kaliteli cevher üretmek amacıyla kullanıldığı sabittir. Uyuşmazlıkta, temyize konu kararın, cezalandırmaya esas alınan fiilin sübuta erdiğine ilişkin gerekçesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, cezaya esas fiilin hangi tarihte gerçekleştiğinin tespiti uygulanacak idari para cezası miktarı açısından önem taşımaktadır. Somut olayda mahallinde yapılan denetim 08-11.12.2017 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı tarafından 2016 yılı işletme ve satış bilgi formları ise 2017 yılının nisan ayında idareye sunulmuştur. 3213 sayılı Maden Kanunu'na aykırılık teşkil eden eylemi nedeniyle davacıya, işlenen fiilin gerçekleştiği tarihe göre (2016 yılı işletme ve satış bilgi formlarının 2017 yılı nisan ayında idareye sunulması ile gerçekleşen eylemin 2017 yılına tekabül ettiği) 2017 yılında geçerli olan idari para cezası tutarı verilmesi gerekirken, dava konusu işlem tarihi olan 2018 yılı için yeniden değerleme oranında güncellenen değerler üzerinden idari para cezasının verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan ceza tutarı dikkate alınmak suretiyle 3213 sayılı Yasa'nın 10. maddesi kapsamında verilen dava konusu idari para cezasında hukuka uyarlık bulunmadığından, davanın reddine dair karara yönelik istinaf isteminin reddine karar veren Bölge İdare Mahkemesi kararında, idarece verilen idari para cezasının miktarı yönüyle hukuki isabet görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1. Temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, a) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 10. maddesinin 7. fıkrası uyarınca ...TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının BOZULMASINA, b) Dava konusu işlemin, 3213 sayılı Maden Kanununun 12. maddesinin 4. fıkrası uyarınca, 2015 yılı için ...-TL ve 2016 yılı için ...-TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin kısmının ONANMASINA, 3. Bozulan kısım hakkında yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak, 31/05/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.