Başvurucular, 29/6/2004 tarihinde İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek tazminat talep etmişlerdir.
Başvurucular, 29/6/2004 tarihinde İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında ihtiyati tedbir kararının kaldırıldığını, yargılamanın makul sürede sonuçlanmadığını belirterek tazminat talep etmişlerdir. Başvuru, 30/10/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. İkinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca, 29/11/2013 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. İkinci Bölümün 19/12/2013 tarihli ara kararı gereğince, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular ile başvurunun bir örneği görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmiş, Adalet Bakanlığınca 10/1/2014 tarihli yazı ile görüş sunulmayacağı bildirilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle olaylar özetle şöyledir: Başvurucuların murisi 27/4/2004 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu vefat emiştir. a) İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığınca, trafik kazasına sebebiyet veren sürücü İsmet Güneş hakkında İskenderun Ağır Ceza Mahkemesine açılan dava sonunda Mahkemece, 12/12/2006 tarih ve E.2005/439, K.2006/558 sayılı kararla; sürücünün 4/8 oranında kusurlu, müteveffanın kusursuz olduğu gerekçesiyle 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası gereği neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. b) Temyiz üzerine, Yargıtay Ceza Dairesinin 15/3/2012 tarih ve E.2012/12953, K.2012/7375 sayılı ilamıyla; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair düzenlemenin değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. c) Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, 14/8/2012 tarih ve E.2012/125, K.2012/158 sayılı kararla; sanığın 30/7/2011 tarihinde vefat etmesi nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Başvurucular, murisin anne ve babası ile kardeşleri, 29/6/2004 tarihinde araç sürücüsü İsmet Güneş, aracın tescil sahibi İbrahimoğulları Oto Lastik İth. İhr. Ltd. Şti. ve aracın kiralayanı Özgüneyler Taşımacılık A.Ş. aleyhine İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinde açtıkları tazminat davasında, davalıların kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduklarını ve zararlarının doğduğunu ileri sürerek, maddi ve manevi zararlarının tazminini, davalılara ait araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep emişlerdir. İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/9/2004 tarih ve 2004/465 esas sayılı yazısı ile davalılara ait araçlar üzerine ihtiyati tedbir konulmuştur. İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin kapatılması üzerine yargılamaya İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/9 esas numarasında devam edilmiştir. Davalıların talebi üzerine, İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin 30/4/2013 tarih ve 2011/9 esas sayılı kararıyla araçlar üzerine konulan ihtiyati tedbir kararı kaldırılmıştır. Anılan karara yapılan itiraz, Mahkemece 17/9/2013 tarihli duruşmada reddedilmiştir. Yargılama İskenderun Asliye Hukuk Mahkemesinin E.2011/9 sayılı dava dosyasında devam etmekte olup, duruşmanın 1/7/2014 tarihine ertelendiği belirlenmiştir.B. İlgili Hukuk 12/1/2011 tarih ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Usul ekonomisi ilkesi” kenar başlıklı maddesi şöyledir:“Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür.” 6100 sayılı Kanun’un maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları şöyledir:“… İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir.…” 6100 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“(1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.” 13/10/1983 tarih ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun maddesinin birinci fıkrası şöyledir“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” 2918 sayılı Kanun'un maddesi şöyledir:“Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” 22/4/1926 tarih ve 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun maddesi şöyledir:“Gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız bir surette diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.Ahlaka mugayir bir fiil ile başka bir kimsenin zarara uğramasına bilerek sebebiyet veren şahıs, kezalik o zararı tazmine mecburdur.” 818 sayılı mülga Kanun'un maddesi şöyledir:“Cismani bir zarara düçar olan kimse külliyen veya kısmen çalışmağa muktedir olamamasından ve ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten tevellüt eden zarar ve ziyanını ve bütün masraflarını isteyebilir.Eğer hükmün suduru esnasında, kafi derecede kanaat ile cismani zararın neticelerini tayin etmek mümkün değil ise; hükmün tefhimi tarihinden itibaren iki sene zarfında hakimin, tetkik salahiyetini muhafaza etmeğe hakkı vardır.” 818 sayılı mülga Kanun'un maddesi şöyledir:“Hakim, hususi halleri nazara alarak cismani zarara düçar olan kimseye yahut adam öldüğü takdirde ölünün ailesine manevi zarar namiyle adalete muvafık tazminat verilmesine karar verebilir.”