T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1292 - 2025/1540 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1292 KARAR NO : 2025/1540 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2024 NUMARASI : 2022/342 Esas 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1292 - 2025/1540 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1292 KARAR NO : 2025/1540 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/06/2024 NUMARASI : 2022/342 Esas 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 08/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 21.12.2020 tarihinde sürücü davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yaya olan müvekkil ...’ya çarpması sonucu yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin yaralanmasına neden olan kazada araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren aracın davalı Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak ve daha sonra artırılmak üzere şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, Sigorta Şirketi yönünden temerrüt tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiş, 04/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, tedavi ve ameliyat gideri talebini 25.000,00-TL‘ye, geçici iş göremezlik talebini 859,73-TL‘ye yükseltmiştir. Davalı ... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesi müvekkili şirkete usulüne uygun bir başvuru yapılmadığını, bu itibarla dava şartı yerine getirilmeden açılan davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı tarafça sunulan dava dilekçesindeki talebin açık ve anlaşılır olmadığını, bu nedenle davacının maddi tazminat isteminin kuruşlandırılarak açıklattırılması gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın, müvekkili şirkete, KTK Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, bu poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, ölüm/sakatlık halinde her biri için ayrı ayrı azami 410.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmelerinin bu miktarın mutlak surette ödeneceği ve davayı kabul anlamında olmadığını, kaza tespit tutanağında müvekkili şirkete sigortalı araca atfedilen kusur oranının taraflarınca kabul edilemez olduğunu, müvekkili şirketin temerrüde düşmediğini, bu nedenle davacı yanın başvuru tarihinden itibaren işleyecek faiz talebinin haksız olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin kusurunun tespit edilmesi için ceza davasının bekletici mesele yapılmasını, davacı yan her ne kadar müvekkili davalının meydana gelen kazada tamamen kusurunun bulunduğunu belirtmişse de bu durumun sübut bulmadığını, müvekkilinin Türkçe konuşamaması ve anlamamasına rağmen karakolda ifadesinin alındığını, kazanın meydana geliş şeklinde müvekkilin bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan... Sigorta vekili cevap dilekçesinde; davalı tarafından 21.12.2020 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle K-227448760-0-0 nolu Genişletilmiş Kasko Poliçesi ihbar edildiğini, dava taraflarına ihbar edilmiş olduğundan aleyhlerine hüküm kurulamayacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, sıralı sorumluluk ilkesi gereğince müvekkili şirket nezdindeki ihtiyari mali mesuliyet teminatı ile karayolu motorlu araçlar zorunlu mali mesuliyet poliçesi teminat limitleri üzerinde kalan zararların karşılanmasının amaçlandığını, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olmadığını, tüm bu nedenlerle dava taraflarına ihbar edilmiş olduğundan davada taraf sıfatları bulunmadığından müvekkil aleyhine hüküm kurulmamasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı sürücünün tam kusuru ile meydana gelen kazada davacının yaralanması nedeniyle maluliyeti bulunmadığı, ancak 15 gün iyileşme süresi bulunduğu ve yüzünde sol frontol bölgesindeki 4 cm estetik kusur niteliğinde iz kaldığı, dava tarihi (2022) itibarıyla davacının olması gereken estetik tedavi masrafının 13.500,00-TL, geçici iş göremezlikten kaynaklanan bakiye tazminat alacağının 859,73 TL olduğunun belirlendiği, yapılan ıslah da dikkate alınarak, “Davanın kısmen kabulü ile; 859,73-TL geçici iş göremezlik, 13.500,00-TL tedavi gideri olmak üzere toplam 14.359,73-TL tazminatın davalı ... yönünden olay tarihi olan 21/12/2020 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 06/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, davacıya verilmesine” karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece bilirkişiye verilen görevin; "Davacı asilin yüzündeki yara izlerinin sabit iz niteliğinde olup olmadığının, bu izlerin estetik ameliyatla giderilip giderilemeyeceğinin, giderilebilirse ne oranda giderilebileceğinin, ayrıca bu estetik ameliyat giderinin ve diğer tazminat kalemlerinin hesaplanması hususunda denetime elverişli ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesi" olmasına rağmen, bilirkişiler tarafından yalnızca tedavi giderleri, geçici ve sürekli iş göremezliği yönünden hesaplama yapıldığını, diğer tazminat kalemleri ile ilgili hesaplama yapılmadığını, bu haliyle bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, zira bu durumda davacının yüzünde meydana gelen iz nedeniyle ekonomik geleceğinin sarsılmasından doğan zararlarının tazmin edilemediğini, genç bir fizik öğretmeni olan davacı açısından yüzündeki izin yaşamsal zevklerinin azalmasına ve mesleğini gerçekleştirmesinde kaygılara neden olduğunu, yüzde kalıcı iz nedeniyle olması gereken ameliyatı halen olmadığı açık olduğundan, gerçek zararın tazmini amacıyla rapor tarihindeki ameliyat ve tedavi giderinin esas alınması gerektiğini, Yerleşik Yüksek Mahkeme kararları ve yasal mevzuat gereği yaralanmalı trafik kazası sonucu aynı zamanda yüzde kalıcı bir iz meydana gelmiş ise zarar görenin, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlarının, tedavi giderlerinin, çalışma gücünün azalmasından doğan kaybının, hesaplanacak maluliyetinin ve kaza nedeniyle meydana gelen kazanç kaybının tazmini gerektiğini, davalılar lehine hesaplanan vekalet ücreti hukuka aykırı şekilde belirlenmiş olup fahiş nitelikte ve hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketi yönünden işletilecek faizin bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi olması gerektiğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup, Yerel Mahkeme tarafından davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden mahkemece hükme esas alınan raporların yerleşik içtihatlara uygun ve denetime elverişli olduğu, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zararın kaza tarihine göre belirlenmesi gerektiği ve bu kapsamda olay tarihine göre değil dava tarihine göre estetik tedavi masrafı belirlenip bu tutara göre karar verilmesi doğru değil ise de istinaf edenin sıfatına göre bu husus kaldırma nedeni yapılmamış, davacının zararının daha fazla olduğunun ispatlanamadığı, davalı lehine verilen vekalet ücretinin de karar tarihindeki AAÜT’ye uygun olduğu, davalıya ait aracın özel araç olması nedeniyle yasal faize karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaflarına itibar edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın istinaf eden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf edence yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-Kararın HMK'nın 359/4. maddesi gereğince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK OLMAK ÜZERE 04/12/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.