Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10496 E. , 2024/13830 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10496 Karar No : 2024/13830 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/10496 E. , 2024/13830 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10496 Karar No : 2024/13830 TEMYİZ EDEN (DAVALI) :... Başkanlığı / ... VEKİLİ : I. Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : .. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığının 31/03/2020 tarih E:295880 sayılı işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının göreve son verme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı tarafından kullanılan ... no'lu telefonda aktif ByLock hesabı bulunduğunun sabit olduğu, ceza davasında yapılan yargılamada ByLock programının davacının eşi tarafından telefonuna yüklenmiş olduğu tespitinden sonra davacıya isnat edilen ByLock programının davacı tarafından kullanıldığının sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de, davacının eşinin FETÖ-PDY terör örgütü üyelerinin münhasıran kullandığı ByLock programının kullanıcısı olduğu, bu programı kendi hesabından ayrı olarak davacının da telefonuna yüklediği, davacıya ait telefonda ByLock hesabının aktif şekilde kullanıldığının anlaşıldığı, davacının ByLock hesabının bizzat kullanıcısı olmadığı kabul edilse dahi, eşinin kendi telefonu üzerinde ByLock hesabından faaliyette bulunduğundan haberdar olmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla davacının eş, yakın çevresi itibarıyla anılan örgütle Anayasa ve yasa hükümlerinde yer verilen Devlete sadakat yükümlülüğüne mugayir olarak, normal bir vatandaştan beklenebilecek ve normal kabul edilebilecek bağlantıları aşacak şekilde bir bağlantı yoğunluğu bulunduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla kamu görevlilerinden beklenen sadakat yükümlülüğünün bozulduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı, davalı idare tarafından gönderilen bilgi ve belgeler ile davacı hakkında yapılan ceza yargılamasındaki tespitler incelendiğinde, mevzuat hükümleri çerçevesinde idarece FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı olduğu değerlendirilen davacının, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı hakkında davalı idarece başlatılan idari soruşturma sonucunda FETÖ/PDY terör örgütü üyelerince örgüt içi iletişimi sağlamak için geliştirilmiş Bylock isimli kriptolu haberleşme programının kullanıldığının tespit edildiğinden bahisle dava konusu işlem tesis edilmişse de, davacının bu programı telefonuna haberi olmadan eşi tarafından yüklenmiş olabileceğinin, kendisi tarafından yüklenmediğinin ve kullanılmadığının adli ve idari soruşturma sürecinde beyan edildiği, davacının eşi olan B.A.D.'nin belirtilen gizli haberleşme programını eşinin haberi olmadan kendi telefonunun bozulduğu bir dönemde eşinin telefonunu kullanırken kendisi tarafından yüklediğini itiraf ettiği, isnat edilen bu fiil nedeniyle davacı hakkında silahlı terör örgütü üyeliği suçundan başlatılan ceza kovuşturması sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "...sanığın eşi ...'nun, ...numaralı GSM hattının kendi adına kayıtlı olduğunu, zaman zaman sanık eşininde kullandığını, bu telefona bylock programını kendisinin kurduğunu, ben "..." "..." "....." şeklinde kombinasyonlar şeklinde şifreler kullandığını, bylock mesajlaşmalarını kendisinin yaptığını, tanık Cumali'nin kendi arkadaşı olduğunu, fetö üyeliğinden yargılandığını (...Ağır CM. ... esas) beyan ettiği, sanığın bankasyada hesabının bulunmadığı, fetö iltisaklı iş ve eğitim kurumları sgk sının bulunmadığı, fetö yayınları aboneliğinin bulunmadığı, dijital materyallerde suç unsuru bulunmadığı, sanığın eşi tarafından bylock programının sanığın telefonuna yüklenmiş olduğu ancak 11/09/2018 tarihli bylock tespit tutanağında sanığı ekleyen ...,...,... id leri ile sanığın ne şekilde bağlantısının olduğunun tespit edilemediği dosya kapsamına göre sanığa isnat edilen bylock programının sanık tarafından kullanıldığının sabit olmadığı..." gerekçesiyle beraat ettiği; öte yandan ceza mahkemesince davacı tarafından kullanılmadığı tespit edilen bylock programı dışında davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatı veya iltisakı olduğu yönünde başkaca bir bilgi ve belgenin davalı idarece dosyaya sunulamadığı, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dava konusu işleme mesnet gösterilen tek sebebin ceza mahkemesi kararıyla hukuken geçersiz olduğunun anlaşılmış olması, öte yandan davalı idarece davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplarla iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğuna dair hukuken kabul edilebilir delil niteliğinde başkaca bilgi ve belge sunulamaması karşısında; davacının FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davayı reddeden idare mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamıştır. Belirtilen gerekçeyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu... İdare Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Temyize konu kararın hukuka uygun olmadığı, davacı hakkında yapılan idari soruşturma sonucunda ByLock programını kullandığının tespit edildiği, söz konusu bu tespit ile de terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı olduğunun anlaşıldığı, bu nedenle mevzuata uygun olarak işlem tesis edildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ...'UN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY ve İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye'de 15 Temmuz 2016 gecesi, kendilerini “Yurtta Sulh Konseyi” olarak isimlendiren bir grup Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) mensubu tarafından, demokratik biçimde halk tarafından göreve getirilen Türkiye Büyük Millet Meclisini (TBMM), Türkiye Cumhuriyeti Hükûmetini ve Cumhurbaşkanı'nı devirmek ve anayasal düzeni ortadan kaldırmak amacıyla darbe teşebbüsünde bulunulmuş, bu teşebbüs Türk Milleti tarafından akamete uğratılmıştır. Anayasa'nın olay tarihinde yürürlükte bulunan 118. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Milli Güvenlik Kurulu (MGK) tarafından 20/07/2016 tarihli toplantıda yapılan değerlendirmede, darbe teşebbüsünün TSK içindeki Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ) mensupları tarafından başlatıldığı, bu örgütün kuruluş aşamasından itibaren etkisi altına aldığı eğitim kuruluşları, sivil toplum kuruluşları, medya kuruluşları, ticari kuruluşlar ve kamu görevlileri aracılığıyla Milleti ve Devleti kontrol altında tutmayı amaçladığı belirtilmiştir. MGK'nın anılan toplantısında "demokrasinin, hukuk devleti ilkesinin, vatandaşların hak ve özgürlüklerinin korunmasına yönelik tedbirlerin etkin bir şekilde uygulanabilmesi amacıyla" Hükûmete olağanüstü hâl ilan edilmesi tavsiyesinde bulunulması hususu kararlaştırılmıştır. Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu 20/07/2016 tarihinde, ülke genelinde 21/07/2016 Perşembe günü saat 01.00'den itibaren geçerli olmak üzere doksan gün süreyle olağanüstü hâl ilan edilmesine karar vermiştir. Anılan karar 21/07/2016 tarih ve 29777 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve aynı gün TBMM tarafından onaylanmıştır. Olağanüstü hâl, daha sonrasında üçer aylık dönemler hâlinde Cumhurbaşkanı başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu tarafından uzatılmış ve 18/07/2018 tarihinde kaldırılmıştır. 23/07/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin (667 sayılı KHK) 4/1-(g) maddesinde; Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dahil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılmalarına karar verileceği düzenlenmiştir. Anılan KHK, 18/10/2016 tarihli ve 6749 sayılı Kanun'la değiştirilerek kabul edilmiş, bu Kanun ise 29/10/2016 tarih ve 29872 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Diğer yandan, olağanüstü hâlin sona erdirilmesinden sonra 31/07/2018 tarih ve 30495 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7145 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 26. maddesi ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye geçici 35. madde eklenmiştir. Anılan maddede, ''...B) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen (Anayasa Mahkemesinin 30/06/2022 tarih ve E:2018/137, K:2022/86 sayılı kararıyla,"...üyeliği, mensubiyeti veya..." ibaresinin iptaline karar verilmiştir.) ;...10) Bir bakanlığa bağlı, ilgili veya ilişkili olmayan diğer kurumlarda her türlü kadro, pozisyon ve statüde (işçi dâhil) istihdam edilen personel, birim amirinin teklifi üzerine atamaya yetkili amirin onayıyla kamu görevinden çıkarılır. '' hükmü getirilmek suretiyle, 667 sayılı KHK'nın 4/1-(g) maddesiyle benzer düzenlemeye yer verilmiş, ayrıca aynı maddenin son fıkrasında, (A) ve (B) fıkraları uyarınca haklarında işlem tesis edilecek olanlara yedi günden az olmamak üzere ilgili kurum tarafından uygun vasıtalarla savunma hakkı verileceği belirtilmiştir. Daha sonra, 28/07/2021 tarihli ve 31551 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7333 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 23. maddesiyle, söz konusu geçici 35. maddenin (B) fıkrasında yer alan “üç yıl” ibaresi “dört yıl” şeklinde değiştirilmiştir. Mersin İli, Toroslar İlçesi, Muhittin İçel Camiinde Kur'an kursu öğreticisi olarak görev yapan davacı, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca ... tarih ve E:... sayılı işlem ile kamu görevinden çıkarılmıştır. Bunun üzerine, anılan işlemin iptaline ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine, parasal haklarının göreve son verme tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davayı açmıştır. Diğer yandan, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ...Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı sayılı kararı ile beraatına karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ...tarih E:... K:...sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 667 sayılı KHK'nın 4. maddesi uyarınca terör örgütlerine veya MGK'ca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin, “kamu görevinden çıkarılmasına" ilişkin kararlar, adli suç veya disiplin suçu işlenmesi karşılığında uygulanan yaptırımlardan farklı olarak terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapıların kamu kurum ve kuruluşlarındaki varlığını ortadan kaldırmayı amaçlayan “olağanüstü tedbir" niteliğindedir. Bu kapsamda, ülkenin içinde bulunduğu tehdidin ortadan kaldırılması ve bozulan kamu düzeninin ivedi şekilde yeniden tesis edilmesi amacıyla, "terör örgütleri ile milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilenler" hakkında; 667 sayılı KHK'nın 4. maddesiyle, olağan dönemdeki yaptırımlardan farklı olarak olağanüstü nitelikte tedbir, OHAL kalktıktan sonra 375 sayılı KHK'nın geçici 35. maddesiyle de dört yıl süreyle uygulanmak üzere kamu görevinden çıkarma yaptırımı getirilmiştir. AİHM "demokratik bir devletin, memurlarından anayasal prensiplere sadakat göstermesini isteme hakkı bulunduğunu" belirtmektedir (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 52; Volkmer/Almanya (k.k.), B. No: 39799/98, 22/11/2001; Petersen/Almanya, B. No: 39793/98, 22/11/2001). AİHM'e göre "kamu çalışanlarının devlete sadık kalmaları genel yararı korumakla ve güvence altına almakla yükümlü devlet otoriteleri ile çalışmalarının doğasında bulunan bir şarttır." (Sidabras ve Džiautas/Litvanya, B. No: 55480/00 ve 59330/00, 27/07/2004, § 57; Žičkus/Litvanya, B. No: 26652/02, 07/04/2009, § 28). Terör örgütleri ile millî güvenliğe karşı faaliyette bulunduğu kabul edilen yapılara üyelik, mensubiyet, iltisak veya bunlarla irtibat, kamu görevlilerinin devlete sadakat yükümlülüğünü yitirildiğini ortaya koyan ve bahse konu yaptırımın uygulanmasını gerektiren hâllerdir. Yukarıda yer verilen yapılara üyelik ve mensubiyet olmasa da bu yapılara iltisaklı veya bunlarla irtibatlı bulunulması hâli de anılan yaptırımın uygulanabilmesi için yeterlidir. Anayasa Mahkemesi 14/11/2019 tarih ve E:2018/89, K:2019/84 sayılı kararında iltisaklı kavramını ''kavuşan, bitişen, birleşen'', irtibatlı kavramını ise ''bağlantılı'' olarak tanımlamıştır. Bu kavramlar ile kişilerin cezai sorumluluğunu gerektiren örgüte üyelik ve mensubiyet kavramlarına nazaran terör örgütleri ile daha az yoğun ve atipik bir bağlantının vurgulandığı açıktır. Bu kapsamda kişilerin terör örgütleri ile irtibat ve iltisaklarının ortaya konulabilmesi için, örgütün amaçlarının gerçekleştirilmesi ya da örgütten yarar sağlamak maksadıyla gerek örgütten gelen talimatlar doğrultusunda gerekse inisiyatif alarak bulundukları hal ve hareketler neticesinde örgüte veya kendilerine yarar sağladıkları ya da örgüt ile amaç birliği veya sosyal birliktelik görünümü içinde oldukları yönünde kanaat oluşması yeterli olacaktır. Bununla birlikte iptal davaları idarî işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalardır. İdari işlem ise idarenin kamu gücü kullanarak tek taraflı olarak tesis ettiği hukuki sonuç doğuran işlemdir. İdareyi işlem yapmaya sevk eden maddi ve hukuki etkenler ise idari işlemin sebep unsurunu oluşturmaktadır. 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinde yer alan, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen kamu görevlilerinin “meslekten veya kamu görevinden çıkarılmasına karar verilir'' hükmü gereğince davacı hakkında dava konusu işlem tesis edilmiştir. Bu kapsamda davacı hakkındaki terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönünde davalı idarece yapılan değerlendirmenin de kuşkusuz keyfilikten uzak olması gerekir. Dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuki denetiminin yapılabilmesi; bu değerlendirmeyi haklı kılan maddi sebeplerin yargılama esnasında davalı idarece ortaya konulmasına ve izah edilmesine bağlıdır. Bu konudaki yükümlülük şüphesiz öncelikle dava konusu işlemi tesis eden davalı idareye aittir. Bununla birlikte idari yargı mercilerince 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesinde öngörülen resen araştırma ilkesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için her türlü inceleme ve araştırmanın yapılması da mümkün hatta olayın niteliğine göre gereklidir. Dava dosyasının incelenmesinden; davalı idarece, davacının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin (B) fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin gerekçesi olarak davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu yönündeki değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden davacı hakkındaki tespitlere ilişkin yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmüştür. Bu nedenle, öncelikle; davacı hakkında terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatı olduğu yönünde değerlendirme yapılmasına dayanak teşkil eden tespitlerin değerlendirilmesi, gerek görülmesi halinde yeniden sorulması, öte yandan 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümü için; "Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Daire Başkanlığından; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait örgüt içi iletişim programı (ByLock) kullandığına ya da ankesörlü telefon görüşme kaydı bulunduğuna ilişkin tespit olup olmadığının sorulmasına, var ise tespitlere ilişkin belge ve raporların, (mahiyetleri ve kullanım bilgileri yer alacak şekilde) FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında var ise davacının adının geçtiği ifade tutanaklarının istenilmesine, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonundan; davacının, müflis Asya Katılım Bankası AŞ’de katılım ya da cari hesabının bulunup bulunmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, hesap no, hesap açılma tarihi, işlem tarihleri, işlemlerin mahiyeti, tutarı yer alacak şekilde) istenilmesine, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait özel öğretim kurum ve kuruluşlarına ilişkin eğitim kaydı ile özel öğrenci yurtları vb. ilişkin kayıt bilgileri (istihbari olanlar dâhil) olup olmadığının sorularak, var ise tespitine ilişkin belge ve raporların istenilmesine, Hazine ve Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulundan (MASAK); davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkili gerçek (sivil imamlar vb) veya tüzel (Kimse Yok Mu Derneği vb) kişilere bağış ya da para transferinin olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, dernek/vakıf, miktar ve tarih yer alacak şekilde) istenilmesine, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan dernek ya da sendika/federasyon/konfederasyonlarda yönetim/denetim/genel kurul üyelik/aidat bilgisi olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, Vakıflar Genel Müdürlüğünden; davacının FETÖ/PDY terör örgütüne ait olduğu gerekçesiyle kapatılan vakıflarda üyeliği ya da mütevelli heyeti üyeliği olup olmadığının sorularak, var ise ilgili belge ve raporların (şahıs, tarih aralığı ve ilgili kuruluş yer alacak şekilde) istenilmesine, ... İçerik Hizmetleri ve Prodüksiyon Anonim Şirketinden; davacının Digitürk aboneliğinin bulunup bulunmadığı, aboneliği bulunuyorsa bu aboneliği iptal ettirip ettirmediğinin, iptal ettirmiş ise hangi tarihte iptal ettirdiğinin sorularak, var ise müşteri hizmetleri ile yapılan görüşmenin çözümünün ve diğer bilgi ve belgelerin birer örneğinin istenilmesine" yönelik yapılacak ara kararı neticesinde davalı idare ile yukarıda anılan kurum ve kuruluşlarca gönderilecek bilgi ve belgeler davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının da alınmasından sonra davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara iltisakı yahut irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, UYAP kayıtlarında yapılan incelemede; davacının eşi ...'nun, 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarıldığı ve Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istemiyle açılan dava da ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacı eşinin FETÖ/PDY terör örgütünün gizli haberleşme programı olan ByLock programını kullandığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Ankara Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin E:... sayılı dosyasında derdest olduğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacının eşi ... hakkında resmi belgede sahtecilik, haberleşmenin gizliliğini ihlali ve terör örgütüne üye olma suçundan ... Ağır Ceza Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, söz konusu karar karşı yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:...sayılı kararı ile reddedildiği ve dosyanın Yargıtay'da olduğu anlaşılmaktadır. Öte yandan, UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankası ekranında yapılan sorgulamada, sanık S.K. hakkında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yapılan yargılama sonucunda ...Ağır Ceza Mahkemesince verilen... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararda yer alan; "... Mahkeme Başkanı: Şimdi bak ByLock listende ekli olanlar var. C.K. emniyet amiri. M.Ö., yine A.B., O.T., F.Ö., H.K., T.K., A.S., ... tanıyor musun bunların? Sanık S.K.: Bakın ben A.S.'yi tanıyorum. Eşlerimiz aynı gözaltına alındı. Ama ben A.S.'yi o süreçten sonra tanıdım. ...'nu şu süreçte tanıdım. Eşlerimiz koruma şubede göreve başladılar. O zaman polis evinde çalışıyordu eşim, polis evi de benim evime çok yakındı. O zaman ... hocanın o kuran kursu hocasıydı, eşi ile beraber çalıştılar o arada biz tanıştık. Çünkü akşamları oraya yürüyüşe çıkıyorduk onlar da geliyorlardı, küçük oğlu vardı böyle öyle tanıyorum. A.S. ile açık görüşlerimiz beraberdi. Ama onun öncesinde tanımadım. Mahkeme Başkanı: ByLock listende ekli ama bunlar. Sanık S.K.: Hakim bey ben yani bunu eşime sorun gerçekten ben Bylock ne nasıl indirilir bu nasıl ben hiç bilmiyorum bunları. Ama A.S.'yi tanırım. Görüşlerimiz beraberdi. Eşlerimiz beraber gözaltına alındılar tutuklandılar. Ben orada tanıdım ... dediler. Yani zaten o dönemler benim için çok karanlık dönemlerdi. Bunları gerçekten eşime sorun. Ben bunları bilecek ya da yapabilecek şeyde bir insan değilim. Ben ev hanımıyım. Yani bir de mesela şunu düşünüyorum FETÖ yani bende ne kariyer ne para ne bir şey ben gerçekten çok şaşırdım. Mahkeme Başkanı: Neden peki ...'yi eklesin veya diğer bayanları eklesin bu ekli listede? Sanık S.K.: Başkanım bunu siz kendisine sorun. Mahkeme Başkanı: Mesaj da gelmiş mail de gelmiş ByLock'tan. Sanık S.K.: Bakın bunları gerçekten ben bilmiyorum. Bilsem hani size ben bunu açık gönüllülükle itiraf etmeye hazırım. Bunları eşim biliyor. Ben böyle bir şeyi ben ... hoca ile ne böyle bir ortamda ne böyle bir şey zaten ben teknik konuları telefonumu bile eşim şarj ederdi benim. Ben WhatsApp'ı çok uzun süre sonra kullanmaya başladım. Halen daha ne resim eklemeyi bilirim ne hiçbir şeyi bilmem. Sadece açar konuşurum WhatsApp'tan gelen mesajları okurum. Yani bunu da size gerçekten başkanım çok samimi bir şekilde söylüyorum bir bilgim olsa şu şu ortamda yaptık bunu ifade ederim. Ya bundan çekineceğim yok bu saatten sonra...." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesince davacının eşinin örgütle iltisakı ve irtibatına ilişkin tespitlerin ve yukarıda yer verilen ceza yargılaması safahatinin de göz önüne alınarak ve UYAP Örgütlü Suçlar Bilgi Bankasında yer alan silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yargılanan S.K. adlı şahsın yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin E:... esasına kayıtlı dosyada mevcut davacı hakkındaki tespit ve beyanların da davacıya tebliğ edilerek karşı beyanlarının alınmasından sonra davacının iltisakı ve irtibatının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi suretiyle yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, belirtilen hususlarda araştırma yapılmaksızın, eksik incelemeyle davanın reddi yönünde verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı özlük ve parasal haklarının kamu görevinden çıkarıldığı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 01/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.