1. Hukuk Dairesi 2012/2258 E. , 2012/4778 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BATMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 205 parsel sayılı taşınmazdaki payını traktör alacağı ve malların yönetiminin kendisinde bulunmasının daha iyi olacağı şeklindeki beyanı üzerine ikna olması nedeniyle güvene dayalı ve iade edileceği inancıyla davalı kardeşine temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı, inançlı işlem i
**1. Hukuk Dairesi 2012/2258 E. , 2012/4778 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BATMAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 09/02/2011 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, 205 parsel sayılı taşınmazdaki payını traktör alacağı ve malların yönetiminin kendisinde bulunmasının daha iyi olacağı şeklindeki beyanı üzerine ikna olması nedeniyle güvene dayalı ve iade edileceği inancıyla davalı kardeşine temlik ettiğini ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir. Davalı, inançlı işlem iddiasının yazılı delille kanıtlanabileceğini, iddianın doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, inançlı işlem iddiasına dayalı davanın, yazılı belge ile kanıtlanabileceği, böyle bir belge bulunmadığı gibi varlığının da iddia edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece, iddianın yazılı delille kanıtlanması gerektiği ve yazılı delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı M..'in 25.02.1997 tarihli resmi akit ile çekişme konusu 205 parsel sayılı taşınmazdaki 20/140 payını davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, adı geçenin taşınmazdaki payını güvene dayalı olarak ve iade edileceği inancıyla davalıya temlik ettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, dava dilekçesinin içeriği ve ididanın ileri sürülüş biçimine göre taraflar arasındaki çekişmenin inançlı işlem hukuksal nedeninden kaynaklandığı ve buna dayalı iddialarında 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca yazılı bir belge ile kanıtlanması gerekeceği tartışmasızdır. Esasen bu husus, mahkemenin de kabulündedir. Şayet, T.M.K.'nun 6.maddesi hükmü uyarınca ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, benka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların yazılı delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir. Şayet, yazılı delil başlangıcı sayılacak böylesi bir olgu da bulunmuyor ise iddia sahibinin son başvuracağı delilin karşı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu şüphesizdir. Somut olayda, davacı taraf 5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca iddiasını kanıtlar biçimde bir yazılı belge ibraz edememiş, ancak dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmıştır. Hal böyle olunca, mahkemece davacı tarafa yemin teklif etme hakkı tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen yön gözardı edilerek, yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Davacının, temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.