5. Ceza Dairesi 2006/8466 E. , 2010/3774 K. "" Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 2005/1418 Esas, 2005/435 Karar sayılı mahkümiyet hükmü ile aynı sayılı 03.03.2006 tarihli temyiz i…
**5. Ceza Dairesi 2006/8466 E. , 2010/3774 K.** **"İçtihat Metni"** Irza geçme ve zorla kaçırıp alıkoyma suçlarından sanık ...’ın yapılan yargılanması sonunda; eylemlerinin reşit olmayan mağdure ile rızasıyla cinsi münasebette bulunma ve reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçlarını oluşturduğunun kabulü ile mahkümiyetine dair, Ankara 7. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.12.2005 gün ve 2005/1418 Esas, 2005/435 Karar sayılı mahkümiyet hükmü ile aynı sayılı 03.03.2006 tarihli temyiz isteminin reddine ilişkin kararın Yargıtay’ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelendi; CMK.nun 34/2, 231/2 ve 232/6. maddeleri gereğince kararda başvurulacak yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şeklinin açıkça gösterilmesi gerektiği, aksi halde aynı Yasanın 40. maddesi uyarınca eski hale getirme nedenlerinin oluşacağı, temyiz edilen mahkümiyet kararında başvuru şekli gösterilmeyerek usul hükümlerine aykırı davranıldığı, bu itibarla sanık müdafiin yüzüne 30.12.2005 tarihinde tefhim olunan hükme yönelik sanık tarafından 02.03.2006 günlü temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulüyle temyizin reddine ilişkin 03.03.2006 günlü ek karar kaldırılarak işin esasının incelemesine karar verildikten sonra gereği düşünüldü: 5252 sayılı Yasanın 9/3 ve CMK.nun 34 ve 230. maddeleri uyarınca lehe olan hükümlerin önceki ve sonraki kanunların bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlarının birbiriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleri ile birlikte denetime olanak verecek şekilde kararda gösterilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hükümlerden sonra yürürlüğe giren 19.12.2006 günlü 5560 sayılı Yasanın 23. ve 08.02.2008 tarihli 5728 sayılı Kanunun 562. maddeleri ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi karşısında, koşulların varlığı halinde hükümlerin açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının mahkemece karar yerinde tartışılması lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan esası incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. ...