Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10089 E. , 2024/1055 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10089 Karar No : 2024/1055 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozul…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/10089 E. , 2024/1055 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/10089 Karar No : 2024/1055 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : ... İl Emniyet Müdürlüğünde başpolis memuru olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacının, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12 maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin iptali ile davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla dava konusu işlemin iptaline, davacının bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmiştir. Anılan karar, davalı idarenin temyizi üzerine Danıştay Beşinci Dairesinin 30/11/2017 günlü, E:2016/20545, K:2017/23515 sayılı kararıyla, davacı hakkında farklı fiillerden dolayı tesis edilen disiplin cezaları arasında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunmadığı, söz konusu disiplin cezalarına ve işlemden kaldırma kararına karşı ayrı ayrı dava açılması gerekirken, tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi hükmüne uyarlık görülmadiği gerekçesiyle bozulmuştur. Bozma kararına uyularak ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı kararla, 2577 sayılı Kanun'un 15/1-(d) maddesi uyarınca dava dilekçesinin reddine hükmedilmiştir. Dava Konusu İstem: Dilekçe ret kararı üzerine davacı tarafından yenilenen dava dilekçesinde, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün 8/12. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı işleminin 5-d bendinin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tazminine hükmedilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararıyla; usulsüz olarak gerçekleştirilen dinleme işlemleriyle ilgili olarak dinlenen kişilerin, iletişiminin dinlenmesine esas teşkil eden Teknik Takip ve İzleme Talep Formlarında belirtilen örgütsel faaliyetler içinde olmadıkları, bu faaliyetlerle ilgili olarak irtibatta bulundukları belirtilen şahıslarla irtibatta bulunduklarına dair emareler ve bilgiler olmadığı, yapılan dinleme işlemlerinin, gerekçeleri ve amaçları itibariyle 2559 sayılı Kanun'un Ek 7. maddesinde öngörülen amaçlarla bağdaşmadığı, bu bağlamda disiplin soruşturmaları ve özel hayata dair konularla ilgili dinleme işlemlerinin de önleme dinlenmesinin konusu olmadığı, önleyici dinleme işlemine ilişkin hakim kararının, istihbarat biriminin dinleme gerekçesi olarak sunduğu bilgilerin doğruluğunun tescil ve tespiti niteliğini taşımayacağı, dinleme işlemlerinin hakim kararıyla yapılmasının bu kararlara esas teşkil eden formların gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi işleminin hukuka aykırılığını ortadan kaldırmayacağı, iletişimlerinin dinlenmesi tedbiri uygulanmış olan şahıslardan, haklarında uygulanan bu tedbire esas teşkil eden ve gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkan verilerin daha sonradan imhasına karar verildiği, dinleme kararı alınırken yapılan taleplerin sahte isimler kullanılarak yapılan dinlemenin hakim ve savcılara yönelik olduğu, hukuk güvenliğini sağlamakla yükümlü olan hakim ve savcıların dahi haberleşme özgürlüğünün, suçla mücadele ve kamu güvenliğini sağlamakla görevli olan kolluk görevlileri tarafından bu şekilde ağır biçimde ihlal edilmesi halinde hukuk ve haberleşme özgürlüğünden bahsedilemeyeceği, farklı isimlerle hakim ve savcıların kendilerine ait imei numarası üzerinden yapılan dinleme için düzenlenen İletişime Müdahale Talep Formlarının dayanaksız ve gerçek dışı bilgilerle oluşturulduğunun anlaşıldığı, davacının imzasının bulunduğu dava konusu cezaya ilişkin iletişime müdahale talep formlarının iletişimin dinlenmesine yönelik olması nedeniyle süregelen bir eyleme dönüştüğü, dolayısıyla zamanaşımı süresinin iletişimin sona erdirildiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, böylece bakılan davada disiplin cezası verilebilmesi için öngörülen zamanaşımı süresinin aşılmadığının görüldüğü, davacının isnat edilen eylemi işlediği hususunun sübuta ermesi nedeniyle idarece davacının eyleminin karşılığı olarak tesis edilen "meslekten çıkarma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, davacının işlem nedeniyle uğradığı maddi zararın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesine ilişkin talebinin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; istinaf başvurusuna konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, üzerine atılı olan fiili işlemediği, olayda idarenin ceza verme yetkisinin de zamanaşımına uğradığı, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Davacı tarafından 18/04/2012 tarihinde imzalanan iletişime talep formuna istinaden iletişime müdahale kararı alınmış olduğundan, davacının "Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek" fiilini işlediği tarih olarak bu tarihin esas alınması gerekmektedir. Bu durumda; davalı idarenin iki yıllık ceza verme yetkisinin 18/04/2014 tarihinde dolduğu dikkate alındığında; davacının 26/06/2014 tarihinde disiplin cezası ile tecziye edilmesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Bu nedenle, davanın reddi yolundaki mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince; Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca ilk mahkeme kararı olan ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce verilmiş ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan kanun yollarına ilişkin hükümlere tabi bir karar olması nedeniyle temyiz incelemesi neticesinde bozulması ve ilk derece mahkemesince bozma kararına uyularak dava dilekçesinin reddine karar verilmesi üzerine, yenilenen dilekçe ile açılan davada yapılan yargılama sonucunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararının da, ilk kararın verildiği tarihte yürürlükte olan kanun yollarına ilişkin hükümlere ve dolayısıyla doğrudan temyize tabi olduğu açık olduğundan, ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararı kaldırılarak, davanın reddi yolunda ... İdare Mahkemesince verilen ... günlü, E:..., K:... sayılı karara yönelik davacının temyiz isteminin incelenmesine geçildi: Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. ... İdare Mahkemesinin ... günlü, E:..., K:... sayılı kararın ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan yürütmenin durdurulması harcının davacıya iadesine, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (15) onbeş gün içinde Danıştayda karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.