7. Ceza Dairesi 2024/7850 E. , 2025/2646 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2192 E., 2024/2740 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçele
**7. Ceza Dairesi 2024/7850 E. , 2025/2646 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2192 E., 2024/2740 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2021 tarihli ve 2020/1912 Esas, 2021/1557 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi tarafından verilen kararın sanık müdafî ve katılan Gümrük İdaresi vekili tarafından temyizi sonrasında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24.04.2024 tarihli kararı ile bozulmasına karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/2192 Esas, 2024/2740 Karar sayılı kararı ile; sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/2, 3/10, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2. maddelerinden 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Vekilinin Temyiz İstemi; dava konusu olayda transit rejim kapsamındaki eşya ile beyan edilen eşyanın uyuşmaması sebebiyle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluştuğu halde yargılamada bu hususun gözetilmemesinin, suç eşyasının taşınmasında kullanılan nakil aracının müsadere edilmemesinin, kurumları lehine eksik vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmün bu sebeplerle bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık Müdafin Temyiz İstemi; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığına, gümrük idaresine karşı sorumlu olan şirketin transit refakat belgesinde kaydı olan ... Teknoloji Hizmetleri A.Ş. firması ile söz konusu eşyayı gönderen ... Trading Firması olduğuna, mülkiyet ve sorumluluk açısından sanığın sorumluluğunun bulunmadığına, sanığın mahrece iade dilekçesi vermesinin atılı suçun oluşması için yeterli olmadığına, suça konu eşyanın mülkiyetinin sanığa ait olmadığına, sanığa ait firmanın ihracat ve ithalat yapmadığına, açıklanan sebeplerle sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Dosya kapsamında, sanığın yetkilisi olduğu ... Endüstri Ürünleri.. Şti.'nin adına tescilli 15.10.2016 tarihli transit refakat belgesi ile ... Yolcu Salonu Gümrük Müdürlüğünden ... Gümrük Müdürlüğüne sevk edilen eşyanın castor (hint yağı) olarak beyan edilmesine rağmen, transit refakat belgesindeki faturada eşya bilgisinin farklı olarak castor oil (motor yağı) olarak kayıtlı olduğu, İstanbul Gümrük ve Ticaret Bakanlığı İstanbul Laboratuvar Müdürlüğünün 02.12.2016 tarihli raporuna göre eşyanın motor yağı olduğunun tespit edildiği ve dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre 61.939,62 TL vergi kaybına sebebiyet verildiği olayda, 4458 sayılı Gümrük Kanunu ile Gümrük Yönetmeliği kapsamında mahrece iade için gereken şartların somut olayda bulunmadığı, bunun yanında mahrece iadeye ilişkin 2 seri nolu Gümrük Genel Tebliğinin 2. maddesinde "özet beyana uygun olduğunun anlaşılması koşuluyla, eşyanın mülkiyetinin devrini kanıtlayan belge ibraz eden ithalatçı, ihracatçı yada taşıyıcı adına gümrük müdürlüğünce tescil edilecek transit beyannamesi veya TIR karnesi kapsamında gerekli işlemler tamamlanmak suretiyle geri gönderilir." düzenlemesinin yer aldığı, buna göre mahrece iade talebinde bulunan sanığın eşyanın kendisine ait olduğunu ve ......Şti adına gönderildiğini kabul ettiği, ancak transit refakat belgesine göre 21.520 kg hint yağı olarak beyan edilen eşyanın motor yağı olduğunun anlaşılması, tır karnesi ile transit refakat belgesinde eşya cinsinin tamamen farklı olarak hint yağı olarak beyan edilmesi, herhangi bir anlaşma ya da sözleşme olmaksızın sanığın yetkili olduğu şirkete sözü edilen ürünün gönderilmesinin olayın oluş şekline göre mümkün olmayışı karşısında, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası kapsamında kaldığı cihetle, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği ve dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafin ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde aşağıdaki düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Kendisini vekille temsil ettiren ve kamu davasına usulüne uygun biçimde katılan Gümrük İdaresi lehine karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekalet ücreti verilmesi gerektiği gözetilmeyerek, eksik vekâlet ücreti ödenmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafî ve katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2024/2192 Esas, 2024/2740 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği, hükmün vekâlet ücretine ilişkin (11) numaralı bendindeki "...10.200 TL." ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "16.000 TL" ifadesinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.02.2025 tarihinde karar verildi.