18. Ceza Dairesi 2016/649 E. , 2016/10479 K. "" KARAR İş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2 ve 62/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve 2010/694 esas, 2012/30 sayılı kararını müteakip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kar…
**18. Ceza Dairesi 2016/649 E. , 2016/10479 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR İş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık ...'nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 116/2 ve 62/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/01/2012 tarihli ve 2010/694 esas, 2012/30 sayılı kararını müteakip, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı yönünden sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine sanık hakkında yeniden yapılan yargılama sonucunda 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi gereğince hükmün açıklanması ile iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 116/2 ve 62/2. maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, aynı Mahkemenin 09/07/2015 tarihli ve 2015/341 esas, 2015/88 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından yasa yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22/01/2016 gün ve 406287 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında: “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında gündüz vakti müştekiye ait iş yerinde yapmış olduğu hırsızlık eyleminden dolayı yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay'ın gündüzleyin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilebilen iş yerlerinde yapılan hırsızlık suçunda iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçunun oluşmayacağına ilişkin yerleşik uygulaması karşısında, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanığın beraati yerine, yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Hukuksal Değerlendirme: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.06.2014 tarih ve 2014/15-157 esas, 2014/314 sayılı kararında açıklandığı üzere, Türk Ceza Kanununun "Konut dokunulmazlığının ihlali" başlıklı 116. maddesinin birinci fıkrası; "Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır", ikinci fıkrası ise; "Birinci fıkra kapsamına giren fiillerin açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan iş yerleri ve eklentileri hakkında işlenmesi halinde, mağdurun şikâyeti üzerine altı aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur" şeklinde düzenlenmiştir.