Başvurucu, tutukluluğun Kanun’da öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle hukuka aykırı hale geldiğini, ayrıca tahliye taleplerinin soyut gerekçelerle reddedildiğini ileri sürerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, tutukluluğun Kanun’da öngörülen azami süreyi aşması nedeniyle hukuka aykırı hale geldiğini, ayrıca tahliye taleplerinin soyut gerekçelerle reddedildiğini ileri sürerek kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının ihlal edildiğini iddia etmiş ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 6/12/2013 tarihinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 23/1/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölüm tarafından 18/2/2014 tarihinde yapılan toplantıda başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 18/2/2014 tarihinde Adalet Bakanlığına bildirilmiştir. Adalet Bakanlığı, 17/3/2014 tarihli yazısı ile başvuruya ilişkin olarak görüş sunulmayacağını bildirmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 10/3/2008 tarihinde gözaltına alınmış, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 15/3/2008 tarih ve 2008/50 Sorgu sayılı kararıyla “yağma, kasten öldürme, tehdit, ruhsatsız silah bulundurma ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçlarını işlediğinden bahisle tutuklanmıştır. Başvurucu hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 19/6/2008 tarihinde "korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme, yağma, tehdit, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kasten öldürme, basit yaralama, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma" suçlarını işlediği iddiasıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Başvurucu tutukluluk süresinin beş yılı geçtiğini ve 4/12/2004 tarih ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesi uyarınca tahliye edilmesi gerektiğini ileri sürerek 4/10/2013 tarihinde tahliye talebinde bulunmuştur. Başvurucunun talebini yerinde görmeyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, anılan talebi 21/10/2013 tarih ve E.2008/190 sayılı kararı ile reddetmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir; “Tutuklu sanıklar … İBRAHİM KOCAMAN ve … 'nin üzerlerine atılı suçu işledikleri hususunda olay ve yakalama tutanakları, müşteki ifade ve teşhisleri, tanık anlatımları, ekspertiz raporları, iletişimin tespitine dair görüşme kayıtları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre kuvvetli suç şüphesini gösteren olgular bulunması, atılı suçların CMK 100/3 maddesinde gösterilen suçlardan bulunması ayrıca tutuklama nedenlerine göre de adli kontrol hükümlerinin uygulanması yetersiz kalacağı ve tutuklama tedbirinin ölçülü olduğu anlaşılmakla; TUTUKLULUK HALLERİNİN DEVAMINA,” Başvurucu bu karara karşı itirazda bulunmuş ve itirazı yerinde görmeyen Mahkeme 5/11/2013 tarihli kararı ile itirazın karara bağlanması için dosyayı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir. Başvurucunun itirazını inceleyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi 11/11/2013 tarih ve 2013/533 Değişik İş sayılı kararı ile itirazın reddine karar vermiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir; “İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2008/190 esas sayılı dava dosyası sanıklarından İbrahim Kocaman hakkında 21/10/2013 tarihli verilen sanığın tutukluluk halinin devamına dair kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin vaki itirazının REDDİNE,” Bu karar başvurucuya 3/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 6/12/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Davanın görüldüğü İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 26/12/2013 tarih ve E.2008/190, K.2013/221 sayılı kararıyla başvurucunun suç işlemek için örgüt kurma, kasten öldürme, yağma, hürriyetten yoksun bırakma, görevi yaptırmamak için direnme, tehdit ve 6136 sayılı Kanuna muhalefet etmek suçlarından toplam 44 yıl 80 ay 10 gün hapis ve 490 TL adli para cezası cezasıyla cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına hükmetmiştir. Temyiz üzerine, dosya Yargıtaya gönderilmiş olup, dava hâlen temyiz aşamasında derdesttir. Başvurucu, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 14/3/2014 tarih, 2014/273 değişik iş sayılı kararı ile tahliye edilmiştir. UYAP sisteminde başvurucu ile ilgili olarak yapılan araştırmada hakkında kesinleşmiş ve infaz edilmiş başkaca mahkûmiyet ilamları tespit edilmekle, başvurucunun İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2008/190 sayılı dosyasında tutuklu kaldığı sürenin tespiti amacıyla İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine yazılan yazıya verilen 18/9/2014 tarihli yazı cevabı ekindeki belgede; “İbrahim KOCAMAN'ın "Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla yağma, silahla yağma, kasten öldürme, halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit, ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma, suç örgütlerinin isimlerini kullanarak tehditte bulunmak, birden fazla kişi ile birlikte tehdit, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, birden fazla kişi tarafından birlikte yağma" suçundan İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2008 tarih ve 2008/50 Sorgu, 2007/636 Soruşturma sayılı Tutuklama Müzekkeresinden dolayı 15/03/2008 - 08/10/2009 tarihleri ile 01/04/2010 - 11/11/2013 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, 08/10/2009 - 01/04/2010 tarihleri arasında Kadıköy Asliye Ceza Mahkemesinin 24/12/2007 tarih ve 2007/763 Dosya,2007/1050 Karar sayılı 000,00 TL (Bakiye: 3500,00 TL) Adli para cezası yerine 26/10/2009 tarih ve 2008/1426 İlamat sayılı Hapse Çevirme Kararı ile verilen 175 Gün Hapis cezasının infaz edildiği, 11/11/2013 tarihinden itibaren ise Edirne Sulh Ceza Mahkemesinin 27/10/2009 tarih ve 2009/314 esas, 2009/794 karar sayılı ilamı ile verilen 1 Yıl 15 Gün HAPİS cezasının infazına başlandığı, Bu hapis cezasından dolayı infaz sırası bekleyen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2008 tarih ve 2008/50 Sorgu, 2007/636 Soruşturma sayılı Tutuklama Müzekkeresinden dolayı İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 14/03/2014 tarih ve 2014/273 İş sayılı Tahliye Müzekkereleri ile tahliyesine karar verildiği, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 2008/190 esas sayılı dava dosyasına konu İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15/03/2008 tarih ve 2008/50 Sorgu, 2007/636 Soruşturma sayılı Tutuklama Müzekkeresinden dolayı tutuklu kaldığı 15/03/2008-08/10/2009 tarihleri ile 01/04/2010-11/11/2013 tarihleri arasındaki sürelerin 1 Yıl 15 Gün hapis cezasından mahsubuna karar verildiğinin Edirne Sulh Ceza Mahkemesinin 24/03/2014 tarih ve 2009/314 esas, 2009/794 karar sayılı Ek Kararı ile bildirildiği, Mahsup Kararı doğrultusunda tanzim edilen müddetname gereğince de 24/03/2014 tarihinde bihakkın tahliye edilerek serbest bırakıldığı …”,Yazı ekindeki müddetname belgesinde de Edirne Sulh Ceza Mahkemesine ait 1 yıl 15 gün hapis cezasının infazı ile ilgili olarak 27/10/2012 tarihinde cezaevine giriş yaptığı, hak ederek tahliye tarihinin ise 11/11/2013 olduğu belirtilmiştir.B. İlgili Hukuk 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ve maddeleri şöyledir:“Bağlantı kavramıMadde 8 – (1) Bir kişi, birden fazla suçtan sanık olur veya bir suçta her ne sıfatla olursa olsun birden fazla sanık bulunursa bağlantı var sayılır.(2) Suçun işlenmesinden sonra suçluyu kayırma, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme fiilleri de bağlantılı suç sayılır.Davaların birleştirilerek açılmasıMadde 9 – (1) Bağlantılı suçlardan her biri değişik mahkemelerin görevine giriyorsa, bunlar hakkında birleştirilmek suretiyle yüksek görevli mahkemede dava açılabilir.” Aynı Kanun’un maddesi şöyledir;“(1) Kuvvetlisuç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin ve bir tutuklama nedeninin bulunması halinde, şüpheli veyasanık hakkında tutuklama kararı verilebilir. İşin önemi, verilmesi beklenen ceza veyagüvenlik tedbiri ile ölçülü olmamasıhalinde, tutuklama kararı verilemez. (2) Aşağıdaki hallerdebir tutuklama nedeni var sayılabilir: a) Şüpheli veya sanığın kaçması, saklanması veya kaçacağı şüphesini uyandıran somut olgular varsa. b) Şüpheli veya sanığın davranışları; Delilleri yok etme, gizleme veya değiştirme, Tanık, mağdurveya başkaları üzerinde baskı yapılması girişiminde bulunma, Hususlarında kuvvetli şüphe oluşturuyorsa. (3) Aşağıdaki suçlarınişlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde, tutuklama nedeni var sayılabilir: a) 2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan; ... Kasten öldürme (Madde 81, 82, 83), ... (Ek bent: 06/12/2006 - 5560 S.K.md) Hırsızlık (madde 141, 142) ve yağma (madde 148, 149), Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizincifıkralar hariç, Madde 220),...” Aynı Kanun’un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir:“Ağır ceza mahkemesinin görevine giren işlerde, tutukluluk süresi en çok iki yıldır. Bu süre, zorunlu hallerde, gerekçesi gösterilerek uzatılabilir; uzatma süresi toplam üç yılı geçemez.” Anılan Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında şüpheli veya sanık salıverilmesini isteyebilir.” 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir: “(1) Bir insanı kastenöldüren kişi, müebbet hapis cezasıile cezalandırılır.” Aynı Kanun’un maddesinin (1) ve (2) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinseldokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğindenbahisle tehdit eden kişi, altıaydan iki yıla kadar hapiscezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağındanveya sair bir kötülük edeceğindenbahisle tehditte ise, mağdurun şikâyetiüzerine, altı aya kadar hapisveya adlî para cezasına hükmolunur. (2)Tehdidin; ...c) Birden fazla kişi tarafındanbirlikte, d) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak,İşlenmesi hâlinde, fail hakkında iki yıldan beş yılakadar hapis cezasına hükmolunur.” Aynı Kanun’un maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir;“(1) Bir kimseyihukuka aykırı olarak bir yeregitmek veya bir yerde kalmakhürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beşyıla kadar hapis cezası verilir.(2) Kişi, fiili işlemek içinveya işlediği sırada cebir, tehditveya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yılakadar hapis cezasına hükmolunur.(3) Bu suçun; a) Silâhla, b) Birden fazla kişi tarafındanbirlikte, ....,İşlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir katartırılır.” Aynı Kanun’un maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir: “Yağma suçunun; a) Silahla, .... c) Birden fazla kişi tarafından birlikte, d) (Değişik: 18/6/2014-6545/64 md.) Yol kesmeksuretiyle ya da konutta, işyerinde veya bunların eklentilerinde, .... f) Var olan veya var sayılan suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanılarak, g) Suç örgütüne yarar sağlamak maksadıyla, .... İşlenmesi halinde, fail hakkında on yıldan onbeş yılakadar hapis cezasına hükmolunur.” Aynı Kanun’un maddesinin (1) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“(1) Kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla örgüt kuranlar veya yönetenler, örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ilearaç ve gereçbakımından amaç suçları işlemeye elverişli olması hâlinde, iki yıldanaltı yıla kadar hapis cezasıile cezalandırılır. Ancak, örgütün varlığı için üyesayısının en az üç kişiolması gerekir.(3) Örgütünsilâhlı olması hâlinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza dörtte birinden yarısına kadar artırılır.” Aynı Kanun’un maddesinin (1), (2) ve (3) numaralı fıkraları şöyledir:“ (1) Kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehditkullanan kişi, altı aydan üçyıla kadar hapis cezası ilecezalandırılır. (2) Suçun yargı görevi yapan kişilerekarşı işlenmesi hâlinde, iki yıldandört yıla kadar hapis cezasınahükmolunur.(3) Suçun, kişinin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyleveya birden fazla kişi tarafındanbirlikte işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birioranında artırılır.” 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkındaki Kanun’un maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak ateşlisilahlarla bunlara ait mermileri satın alan veya taşıyanlarveya bulunduranlar hakkında bir yıldanüç yıla kadarhapis ve otuz günden yüzgüne kadar adlî para cezasına hükmolunur.”