5. Hukuk Dairesi 2014/13439 E. , 2014/25416 K. MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/03/2014 NUMARASI : 2012/224-2014/203 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 10.mıaddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler i…
**5. Hukuk Dairesi 2014/13439 E. , 2014/25416 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 21/03/2014 NUMARASI : 2012/224-2014/203 Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 10.mıaddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, 4650 sayılı Yasayla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 10.mıaddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ile idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Alınan bilirkişi kurulu raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; Arsa niteliğindeki taşınmazlara değer biçilirken dava konusu taşınmaz ile emsal zaruret olmadıkça yakın bölgelerde ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal olarak alınan kıyasi satışların dava konusu taşınmaza göre gelişmesini tamamlamış bölgelerde ve dava konusu taşınmaza uzak olduğu anlaşıldığından rapor yeterli ve inandırıcı bulunmamıştır. Bu durumda taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapı ve ağaçların bedeline ilişkin hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunda Bayındırlık ve İskan Bakanlığının yapı yaklaşık maliyetini ve sınıflarına göre kömürlüğün sınıfı 1.sınıf+A, yapıların yıpranma paylarının %40 ağaç sayısının da 376 olduğunun kabulüyle değerlendirme yapılmış ise de, dosya içindeki 2007/875 D.iş sayılı dosyasında kömürlüğün sınıf (kıymet takdirindeki gibi) 1.sınıf+B, yapıların yıpranma payı %25, ağaçların sayısını 420 olarak kabulüyle hesaplama yapıladığı anlaşılmakla, belirtilen hususlarda çelişki giderilmeden ve gerekçesinde gösterilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması, 3-Dosya içinde davacı tarafından açılan Ankara 17. İdare Mahkemesinin 2013/460-2013/1499 sayılı kararıyla, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının 21.02.2013 gün ve 424/971 sayılı kararıyla onaylanan Yeni Güneypark Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Park alanı 78120/3 sayılı parselasyon planının iptaline karar verildiği anlaşıldığından, İdare Mahkemesinin iptal kararı sonrası yeni bir parselasyon planı yapılıp yapılmadığının, yapılmış ise dava konusu taşınmazın en son girdiği parsellere davalı idarece el atılıp atılmadığı araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.