8. Hukuk Dairesi 2025/2767 E. , 2026/700 K. "" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1666 E., 2025/410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkeş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinl…
8. Hukuk Dairesi 2025/2767 E. , 2026/700 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1666 E., 2025/410 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çerkeş Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2024/1 E., 2024/10 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. .. ili .. ilçesi .. Ayaz Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 09... parsel sayılı 2.402,43 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 09... parsel numarasıyla ve 2.416,62 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 1 27... parsel sayılı 1.010,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 28... parsel numarasıyla ve 1.107,53 metrekare yüzölçümlü olarak; .. .. Mahallesi çalışma alanında tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 47... parsel sayılı 1.500,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 47... sayılı parsel numarasıyla ve 1.371,29 metrekare yüzölçümlü olarak; Cumhuriyet Mahallesi çalışma alanında tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 61... parsel sayılı 1.984,87 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 1 61... parsel numarasıyla ve 1.959,65 metrekare yüzölçümlü olarak; eski 1 72... parsel sayılı 1.181,39 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 72... parsel numarasıyla ve 1.163,21 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı dava dilekçesinde; dava konusu .. ili .. ilçesi .. .. Mahallesinde bulunan 1 09... , 1 27... , 1 28... ve 1 02... parseller, .. ilçesi .. .. Mahallesinde bulunan 1 47... parsel, Cumhuriyet Mahallesi 1 61... , 1 72... , 46... parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin hatalı yazıldığını, ilk kadastro sırasında itiraz edemediğini, tapu senetlerinde yüzölçümlerin ayrı ayrı daha fazla olduğunu, dava dilekçesinin 9 numaralı bölümünde .. ilçesi .. .. Mahallesi 1 02... , 90, 159, 4 06... parsel sayılı taşınmazları nizasız ve fasılasız olarak otuz sene ekip biçtiğini, taşınmazların tapu kaydında baba adı .. oğlu ... yazılması gerekirken .. oğlu ... yazıldığını, .. İlçe Nüfus Müdürlüğü .. beldesinde .. oğlu ... isminde bir kişiye rastlanılmadığını belirterek, taşınmazlarının yüzölçümlerinin ve tapu kayıtlarındaki baba adının düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, 22/2-a çalışmalarının yöntemine uygun şekilde yapıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''bozma sonrası 20.03.2024 tarihli 1 numaralı celsede, bozma ilamı dikkate alınarak keşif gün ve saati, hakim, katip, mübaşir, mahalli bilirkişiler, tanıklar ve teknik bilirkişilere verilecek ücretler, araç ücreti ve yapılacak tebligatlar ile ilgili masrafların ayrıntılı bir şekilde keşif ihtaratında gösterildiği, duruşma günü ile keşif günü arasında tebligatların belirtilen kişilere ulaşması için 2 aydan fazla bir süre belirlendiği, davacı tarafa keşif avansı ve keşif harcının mahkeme veznesine yatırılması için 3402 sayılı Kanunu'nun 36. maddesi gereğince 1 aylık kesin süre verildiği, kesin süre içinde masrafın yatırılmadığı takdirde keşif deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağı ve gerekirse davanın reddine dahi karar verilebileceği hususu ihtar edildiği, dosyanın buna göre ele alınacağı hususu içeren ihtarın yüzüne tefhim edildiği, davacı tarafın 26.06.2024 tarihli 2 numaralı karar celsesinde dosyada keşif yapılmadan kadastro komisyonu tarafından karar verilmesi gerektiğini, bir daha keşif ihtaratı yapılsa dahi keşif masraflarını durumu olmadığından yatıramayacağını, kendisinin haklı olduğunun dosya içeriğinden anlaşıldığı konusunda beyanda bulunarak keşif masraflarını yatırmaktan kaçındığı, bu suretle usulüne uygun keşif ihtaratına rağmen keşif yapılması ve delil elde edilmesi amacından tamamen uzak bir şekilde beyanlarla kesin süre içerisinde davacı tarafından keşif masraflarının mahkeme veznesine yatırılmadığı, bu sebeple keşfe çıkılamayarak keşif erteleme tutanağının tutulduğu, davanın uygulama kadastrosu tespitine itiraz davası olduğu, dava açan kişinin gerekli delil ve yargılama giderlerini yatırmasının gerektiği, delillerin tespitinin keşif yapılmaksızın anlaşılamayacağı, davacı asile bozma ilamı dikkate alınarak ayrıntılı olarak belirlenen keşif giderlerini yatırması için verilen kesin süre içerisinde keşif masraflarının mahkeme veznesine depo edilmediği, dosya kapsamında 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesindeki resen araştırma hallerinden hiçbirinin bulunmadığı, davacının SGK kaydı bulunduğu, ayrıca davacının üzerine kayıtlı, en azından hissedarı olduğu, çok fazla sayıda taşınmazının bulunduğu bu hal ve koşullarda davacının adli yardımdan da faydalanamayacağı, davacıya verilen kesin süreye rağmen masrafları yatırmadığından davacının keşif deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayıldığı, ayrıca tekrar ihtarat yapılsa dahi masrafları yatıramayacağını açıkça beyan ettiği, bu suretle keşif yapılmaksızın karar verilemeyeceği, davacının iddiasını yönelttiği davasını ispatlayamadığı'' gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''davacıya keşif giderlerini yatırması için kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde keşif masraflarının yatırılmadığı, davacının duruşmada kadastro komisyonunca da bu yanlışlığın düzeltilebileceğini öğrendiğini, hatanın kadastro komisyonunca düzeltilmesi gerektiğini, tekrar ihtarat yapılsa dahi masrafları yatıramayacağını açıkça beyan ettiği, dosya kapsamında 3402 sayılı Kanun'un 30/2. maddesindeki resen araştırma hallerinden hiçbirinin bulunmadığı, davacıya verilen kesin süreye rağmen masrafları yatırmadığından davacının keşif deliline başvurmaktan vazgeçmiş sayıldığı, bu suretle keşif yapılmadan davacının eldeki davayı ispatlayamadığı'' gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; talebinin öncelikle 3402 sayılı Kanun'un 41. maddesine göre Kadastro Komisyonu tarafından değerlendirilmesini, taşınmazların 1993 yılında yapılan Kadastronun orjinal miktarına sadık kalınarak esastan incelenmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.