(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1570 E. , 2008/9249 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmış olmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının dava dışı ... Geyik ve ... Geyik’e olan borcuna karşılık bu şahıslara verdiği 4 adet çekin kendisine ciro
**(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1570 E. , 2008/9249 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın açılmış olmasına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. KARAR Davacı, davalının dava dışı ... Geyik ve ... Geyik’e olan borcuna karşılık bu şahıslara verdiği 4 adet çekin kendisine ciro edildiğini, çeklerin karşılıksız çıkması nedeniyle başlattığı icra takibine itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne dair 27.6.2005 tarihli kararın dairemizce 27.6.2006 tarihinde bozulması üzerine yeniden yapılan yargılamada, 24.5.2007 tarihli celsede taraflarca takip edilmeyen davanın HUMK.'nun 409.maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına ve yasal üç ay içinde yenilenmemesi üzerine de 24.9.2007 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafça temyiz edilmiştir. Davacının, 30.1.1998 keşide tarihli 500.000.000 TL 22.1.1998 keşide tarihli 3.250.000.000 TL 25.1.1998 keşide tarihli 750.000.000 TL ve 5.3.1998 keşide tarihli 2.100.000.000 TL bedelli 4 adet 6.600.000.000 TL tutarındaki çeklere dayalı olarak 20.130.000.000 TL işlemiş faizde ilave ederek toplam 26.730.000.000 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine Küçükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün 2003/1741 sayılı dosyasını da icra takibi yaptığı, davalının 15.7.2003 tarihli dilekçesi ile borca ve faize itiraz ettiği, davacının 7.8.2003 tarihinde itirazın iptali davası açtığı yapılan yargılama sonucu 2003/1150-484 sayılı ve 27.6.2005 tarihli kararla davanın kabulü ile Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2003/1741 sayılı dosyada takibin devamına, takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, %40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği, bu kararın davalı tarafça temyizi üzerine dairemizin 2000/5509-10458 sayılı ve 27.6.2006 tarihli kararıyla ; “1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Davacının şikayeti üzerine davalı, 05.03.1998 tarihinde Cumhuriyet Savcısına verdiği ifadesinde şikayet konu edilen 22.01.1998, 25.01.1998 ve 05.03.1998 ödeme tarihli ve toplam 6.100.000.000 TL meblağlı çekleri kabul etmiş ve bunların bedellerini en kısa zamanda ödeyeceğini beyan etmiştir. Takibe konu edilen 30.01.1998 tarihli ve 500.000.000 TL meblağlı çek yönünden herhangi bir kabulü yoktur. Anılan çek yönünden de davanın kabul edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. 3-Davacı, davalıya karşı Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün 2003-1741 esas sayılı dosyası ile takipte bulunurken asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde de bulunduktan sonra asıl alacağa ve işlemiş faize tekrar faiz yürütülmesini istemiş; mahkemece de davacının bu talebi aynen kabul edilmiştir. Oysa ki BK.’nun 104/son maddesi hükmünce geçmiş günler faizine tekrar faiz yürütülemez. Mahkemenin bu hususu gözetmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 450 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 27.06.2006 gününde oybirliğiyle karar verildiği” 21.12.2006 tarihli kararla davalının karar düzeltme talebinin reddedildiği mahkemece, 10.1.2007 tarihli tensiple duruşma günü belirlendiği, yapılan tebligata rağmen 25.5.2007 tarihli celseye tarafların mazeret bildirmeksizin gelmediği aynı celse mahkemece HUMK.'nun 409. maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırıldığı, 24.9.2007 tarihinde ise davanın işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren üç ay içinde yenilenmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Mahkemece, tarafların mazeret bildirmeksizin yargılamaya gelmemesi üzerine dosyanın HUMK'nun 409. maddesi gereğince işlemden kaldırması ve yasal üç ay içinde 2008/1570-9249 yenilenmeme üzerine de davanın HUMK'nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmesi ilke olarak doğrudur. Ne varki davacı 4 adet çeke dayalı olarak talepte bulunmuş 4 adet çekle ilgili davanın kabulüne dair karar davalının temyizi üzerine dairemizin 27.6.2006 tarihli metni yukarıya aynen yazılı kararı ile 30.1.1998 keside tarihli ve 500.000.000 TL bedelli çek yönünden davanın reddi gerekeceği ve icra takibinde işlemiş faize BK.'nun 104/son maddesi gereğince tekrar faiz yürütülmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmuş karar düzeltme talebi de reddedilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2002/11-633-847 sayılı ve 23.10.2002 tarihli 1992/2-121-197 sayılı ve 25.3.1992 tarihli kararlarında vurgulandığı üzere bir davada birden fazla talepten bir veya daha fazlası hakkında verilen kararın bozma kapsamı dışında kalması halinde o karara yönelik açık bir onama hükmü olması dahi ortada kısmı bir bozma ve kısmı bir onama kararının bulunacağı kabul edilmelidir. Böyle bir karara karşı karar düzeltme talebinde bulunup reddedilmiş ise artık bozma kapsamı dışında kalan bölümün kesinleşir ve kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Somut uyuşmazlıkta da 22.1.1999, 25.1.1998, 5.3.1998 keside tarihli toplam 6.100.000.000 TL çeklerle ilgili davanın kabulüne ilişkin davalının temyiz talebi reddedilmiş sadece faize faiz yürütülemeyeceği yönünden bozulmuş, karar düzelme talebi de reddedilmiştir. Hal böyle olunca mahkemece 30.1.1998 keşide tarihli, 500.000.000 TL’lik çekle ilgili dava hakkında davanın açılmamış sayılması bozma kapsamı dışında kalan diğer çeklerle ilgili davanın kesinleştiği gözetilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 4 adet çeki de kapsar şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.7.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.