5. Hukuk Dairesi 2025/17248 E. , 2026/4446 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4421 Esas, 2025/3365 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/21 Esas, 2025/381 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili…
5. Hukuk Dairesi 2025/17248 E. , 2026/4446 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4421 Esas, 2025/3365 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/21 Esas, 2025/381 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili, tapudan yol olarak terkini istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 22.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından hüküm altına alınan ecrimisil bedeli dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bu nedenle; ecrimisil talebi yönünden asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat talebi için gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2028 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespit edilerek idare adına tescilini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı- asıl davada davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Aydın ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2028 parsel sayılı taşınmazda malik olduğunu, taşınmazın bir kısmına davalı idare tarafından otoyol yapımı amacıyla el atıldığını, davalı idare tarafından acele el koyma kararı ile taşınmazın bedelinin ödendiğini, ancak bedel tespit ve tescil davası açılmayarak işlemin sürüncemede bırakıldığını, taşınmazın gerçek değerinin belirlenmesi gerektiğinden bahisle el atma tazminatının ve ecrimisil bedelinin acele kamulaştırma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Birleştirilen davada davalı- asıl davada davacı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza yönelik dava açtıklarını, davacının iddialarını kabul etmediklerini, açtıkları bedel tespit ve tescil davasının bekletici mesele yapılmasını ve davacı tarafından açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı -birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl davada davacı - birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranına ek olarak objektif değer artış oranının eklenmesinin kamulaştırma bedelini yükselttiğini ve bu hususu kabul etmediklerini, yerel mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uygulaması sonucunda belirlenen 1911,36 m² kısmının kamulaştırılmasına karar verildiğini 2332,89 m² kısmı hakkında da acele el koyma kararı alındığını, ancak 2942 sayılı Kanun'un 10 ncu maddesine dayanan bedel tespitine ilişkin dava açılmadığı anlaşıldığından, her iki davanın da kabulüne karar verilmesinin doğru görüldüğü, sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmaza gelir metoduna göre değer biçilmesinde, 2023 yılı ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verileri esas alınıp, domates ürünü bakımından ekonomik tarım yapılması ilkesi gereği üretim masraflarının brüt gelirin 1/3'ü oranında kabul edilmesinde, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, ... Mahallesi 1010 parsel için objektif değer artışının %200 olarak uygulanması gerektiği Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2017/7189 Esas, 2020/6180 Karar sayılı kararı ile belirlendiğinden, dava konusu taşınmazın konum ve özelliklerine göre bilirkişi raporunda uygulanan objektif değer artış oranı uygulanmasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı uyarınca davacı lehine vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesinin yerinde olduğu, Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 2942 sayılı Kanun'un 10/9 uncu maddesinin iptaline karar verilmiş ise de Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, dava tarihi itibarıyla işbu davada faize dava tarihinden 4 ay sonrasından hükmedilmesinin doğru görüldüğü gerekçeleri ile asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi yerindedir. 3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A.Asıl Davada Davacı- Birleştirilen Davalı İdare Vekilinin Ecrimisil Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, B. Asıl Davada Davacı- Birleştirilen Davada Davalı İdare Vekilinin Asıl Dava ile Birleştirilen Davadaki Tazminat Talebine İlişkin Temyizi Yönünden; Asıl davada davacı - birleştirilen davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.