T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/455 KARAR NO : 2026/515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.01.2026 NUMARASI : 2025/829 Esas 2026/86 Karar BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAH'NİN 2025/876 E.- 2025/821 K. SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 31.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.03.2026 İzmir …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/455 KARAR NO : 2026/515 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 29.01.2026 NUMARASI : 2025/829 Esas 2026/86 Karar BİRLEŞEN İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAH'NİN 2025/876 E.- 2025/821 K. SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU : Şirketin İhyası KARAR TARİHİ : 31.03.2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 31.03.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 29.01.2026 tarih 2025/829 Esas 2026/86 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi tasfiye memuru birleşen dosya davalısı .... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, başkan.... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, müvekkili tarafından açılan dava dışı ... Şirketi hasım gösterilerek İzmir 5. İş Mahkemesi'nin 2024/359 Esas sayılı dosyasında iş akdinden kaynaklanan dava açıldığını, dava esnasında bu davalı şirketin sicildin terkin edilmiş olması üzerine iş mahkemesince taraflarına bu davayı açmak üzere süre verildiğini ileri sürerek dava dışı bu şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiş, dava dışı şirketin tasfiye memuru hakkında açılan İzmir 2. ATM'nin 2025/876 Esas sayılı dava dosyası işbu dosyayla birleştirilmiştir. CEVAP : Asıl dosya davalısı ...., dava dışı şirketin 12.11.2024 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, tasfiye memuru olarak ....'un seçildiği, 11.03.2025 tarihinde genel kurul kararı ile sicilden silinmesine karar verilip, 13.03.2025 tarihinde sicilden terkin edildiğini, tasfiye ve sona erdirilmesinin tasfiye memurunun sorumluluğunda olup, müvekkilinin yasal hasım konumunda olduğundan davanın açılmasına sebebiyet verilmediğinden aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir. Birleşen dosya davalısı tasfiye memuru vekili, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu müvekkilinin sahip olduğu dava dışı şirketin usulüne uygun olarak ticaret sicil gazetesinde yayınlaranaak 13.03.2025 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye sırasında yasal usüllere uygun olarak çağrılar ve ilamlar yapıldığını, başvuru için gerekli süre tanındığını, tasfiye sürecinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyen davacının tasfiyeden sonra ihya davası açmasının hukuka aykırı olup, ayrıca davacının şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, tüm işlemlerin eksiksiz yerine getirildiğini ve hukuka uygun olduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verilmediğini ileri üserrek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, ticaret sicil memurluğundan celp olunan yazı cevabı ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, ihyası istenen şirketinin tasfiye memuru hakkında açılan davada dosya birleştekten sonra davanın kabulü ile ....nün merkez....sicil numarasına kayıtlı tasfiye halinde ... Şirketi'nin İzmir 5. İş Mahkemesinin 2024/359 Esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, ihya işlemleri ile sınırlı olmak üzere davalı tasfiye memuru....'un tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davalı .... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı .... vekili, davanın yazılı yargılama usulüne tabi olduğunu, basit yargılama usülünün hatalı olduğunu, müvekkilinin sahip olduğu dava dışı şirketin usulüne uygun olarak ticaret sicil gazetesinde yayınlaranaak 13.03.2025 tarihinde ticaret sicilinden terkin edildiğini, tasfiye sırasında yasal usüllere uygun olarak çağrılar ve ilamlar yapılıp süreler tanındığını, tasfiye sürecinde üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeyen davacının tasfiyeden sonra ihya davası açmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle mahkeme kararının hatalı olup, davacının tasfiye olan şirketten hiçbir alacağının bulunmadığını, müvekkili tasfiye memurunun tasfiye sürecinde tüm sorumluluklarını yerine getirmiş olup, şirket bütün borçlarının ödendiği ve eksiksiz olarak işlemlerin yerine getirildiğini, şirketin ihyasını gerektirecek bir husus bulunmadığını ileri sürerek haksız ve hukuka aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, ortaklar kurulu kararı ile tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirketin TTK'nın 547. maddesi uyarınca ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulü ile ..... Şirketi'nin İzmir 5. İş Mahkemesi'nin 2024/359 Esas sayılı dosyasıyla sınırlı olarak ihyasına tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 547/1. maddesinde; “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler” hükmünü içermektedir. Somut olayda, davacı vekili, tasfiye nedeniyle sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan istemli İzmir 5. İş Mahkemesi'nin 2025/359 E. sayılı davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla bu davayla sınırlı olarak ihya kararı verilmesini istemiştir. Davacı, açılan davayla sınırlı olmak üzere şirketin ihyasını isteme hakkına haiz olup tasfiye nedeni ile sicilden terkin edilen şirket aleyhine açılan derdest davada taraf teşkilinin sağlanması için şirketin ihyasını istemekte davacının hukuki yararı da mevcuttur. TTK 547. maddeye göre açılan ihya davalarında süre söz konusu değildir. Davacının açtığı iş davasının davasının süresinde açılıp açılmadığı da ihya davasında değerlendirilecek bir husus değildir. İhya kararı verilebilmesi için tasfiye memurlarının tasfiye işlemlerinde kusurlarının bulunması ve iş davasının tasfiye işlemleri tamamlanmadan önce açılması gerekmez. TTK'nın 547/2. maddesinde "Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." hükmüne yer verilmiş olup, ek tasfiyeye ilişkin prosedür emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece şirket hakkındaki derdest dava ile sınırlı olarak ihya ve ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tasfiye memuru atanmasına dair verilen karar yerindedir. Ayrıca dava, TTK'nın 547.maddesine dayalı ihya davası niteliğinde olup, davalı tasfiye memuruna yöneltilip, diğer davalının yasal hasımı olması ve TTK'nın 1521.maddesi gözetildiğinde niteliği itibariyle HMK'nın 316.maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi olduğu göz önünde bulundurulduğunda yargılama usulü yönünden de davalı tarafın istinaf istemi yerinde değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 13.04.2017 tarih 2017/11-2924 Esas 2018/1935 Karar sayılı ilamında olduğu gibi) İstinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı ....vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı .... yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile davalı....'un yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (Yargıtay 11.HD 20.10.2025 tarih 2025/4374 Esas 2025/6357 Karar sayılı ilamı)