Başvuru, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedeli miktarı nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin yasallık, öngörülebilirlik ve orantılılık kriterlerini karşılamaması, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu nun uygulanması ile ortaya çıkan yargı kararlarının birbirleriyle çelişmesi, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının yar
Başvuru; kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın tescili davası sonucunda hükmedilen kamulaştırma bedeli miktarı nedeniyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin yasallık, öngörülebilirlik ve orantılılık kriterlerini karşılamaması, 4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun uygulanması ile ortaya çıkan yargı kararlarının birbirleriyle çelişmesi, dava tarihi ile karar tarihi arasında geçen süre için kamulaştırma bedeline faiz işletilmemesi, kamulaştırma bedelinin bir kısmının yargılama gideri ve vekâlet ücreti olarak ödenmek zorunda kalınması, davanın makul sürede tamamlanmaması ve kamulaştırmadan dolayı mesleki faaliyetlerin gerçekleştirilememesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının, mülkiyet hakkının, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, hukuki güvenlik ilkesinin ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 3/1/2014 tarihinde Mersin Asliye Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 28/11/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 22/2/2016 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık 21/3/2016 tarihinde sunduğu belge ile mevcut başvuru hakkında verilen kabul edilebilirlik kararının Bakanlıklarına gönderilmesi hâlinde 30/3/2011 tarihli ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 49/ ve AnayasaMahkemesiİçtüzüğü'nün maddeleri uyarınca görüş bildirilebileceğini belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucular aleyhine 5/8/2009 tarihinde Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davasında davacı Karayolları Genel Müdürlüğü (İdare), başvurucuların maliki oldukları Mersin ili Gülnar ilçesi Sipahili köyünde bulunan taşınmazın belirli bir kısmının Silifke-Taşucu-Anamur bölge hududu devlet yolu yapım işi nedeni ile kamu yararı kararı alınarak kamulaştırılmasına karar verildiğini, taşınmazın kamulaştırılacak kısmı için kıymet takdir komisyonu tarafından 301,41 TL kamulaştırma bedeli takdir edildiğini ancak başvurucular ile uzlaşma sağlanamadığını belirterek 2942 sayılı Kanun'un maddesi gereğince kamulaştırma bedelinin tespiti ile taşınmazın kamulaştırılan kısmının idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama safhasında İlk Derece Mahkemesince uyuşmazlık konusu taşınmazın tapu kaydı, kadastro tutanağı, komşu parselleri gösterir ölçekli krokisi, belediye veya mücavir alan sınırları içinde olup olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, emlak vergisi ile ilgili bilgileri incelenmiş; dava tarihi itibarıyla ilçe tarım müdürlüğünden o bölgede tarımsal münavebeye esas alınan ürünlerin dekar başına verim, üretim gideri ve satışfiyatlarını gösterir ürün maliyet cetveli istenmiş; oluşturulan bilirkişi heyeti ile birlikte keşif yapılmış; bilirkişi raporu düzenletilmiş; rapora tarafların itirazları üzerine ek rapor alınmış; tarafların itirazları üzerine yeniden keşif yapılarak ikinci kez bilirkişi raporu düzenletilmiş; iki rapor arasında ortaya fark çıkması ve tarafların talebi üzerine üçüncü kez keşif yapılarak yeni bir bilirkişi raporu daha hazırlatılmıştır. Yargılama sonunda Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesi 4/8/2010 tarihli ve E.2009/76, K.2010/140 sayılı kararı ile uyuşmazlık konusu taşınmazın yol vasfı ile tapudan terkinine, kamulaştırma bedelinin üçüncü bilirkişi raporunda belirtilen doğrultuda 638 TL olarak tespitine ve banka hesabında bloke olarak bekletilen söz konusu bedelin kararın kesinleşmesi beklenmeden başvuruculara ödenmesine hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "... Tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde; dosyamızda toplam 3 ayrı heyet ile birliktekeşif icra edildiği, yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporunda yer alan tespitler dava konusu taşınmazın konumu, nitelikleri ve yüzölçümü, diğer değer artırıcı ve azaltıcı tüm unsurları içermekte olup gerekçeli ve ayrıntılınitelikte olduğu, bilirkişi raporunda hesaplanan dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin kıymet takdir komisyonu tarafından bedelden farklılığınındenetime elverişli şekilde tartışıldığı, aynı raporda 1 ve bilirkişi heyetlerinden alınanraporların da gerekçeli olarak irdelendiği ve anılan raporlardaki bedellere itibar edilememesinin gerekçeleri ile açıklandığı, bilirkişi raporunun içerdiği gerekçeler ve ulaştığı sonuç ve tespitler itibariyle kamulaştırma bedelinin hakkaniyete ve adalete uygun nitelikte olup tüm dosya kapsamına ve taşınmazın tür ve miktarına da uygun bulunduğuanlaşılmakla;davacının davasının kabulü iledava konusu taşınmazın kısmen kamulaştırılmasına karar verilen kısmının tapusunun iptali ve yararlanması davacı İdare’ye ait olmak üzere yol vasfı ile Hazine adına tapudan terkinine,kısmi kamulaştırma bedelinin 98,638-TL olarak tespiti ile karar kesinleşmeksizin davalılara mirasçılık belgesindeki payları oranındaödenmesine, davalı vekillerinin maddi hatalarının düzeltilmesi ve arta kalan kısmın kamulaştırılması yönündeki istemlerinin ise; İdare’ye kalan kısmın kamulaştırılması ile ilgili olarakbaşvuruları mevcut ise de; bu hususta Mahkememiz dosyasında2942 sayılı Kanunun m. gereğince usulüne uygun şekilde harcı yatırılarak açılmış bir karşı dava bulunmadığı ve arta kalan kısımların nitelikleri yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı ve işe yaramazlığın söz konusu olmadığı hususları birlikte gözetilerek reddineilişkin olarak diğer hususlarda aşağıdaki şekilde karar vermek vehüküm kurmak gerekmiştir. ..." İlk Derece Mahkemesi aynı kararında yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına, tarafların kendilerini vekille temsil ettirdiklerini dikkate alarak da karşılıklı 000 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı taraflar temyiz talebinde bulunmuşlardır.Yapılan inceleme sonucu Yargıtay Hukuk Dairesince 25/4/2011 tarihli ve E.2010/12500, K.2011/5564 sayılı ilamı ile bozmaya hükmedilmiş, temyiz peşin harcının istek hâlinde temyiz edenlerden davalı tarafa (başvurucular) iadesine karar verilmiştir. İlamın ilgili kısımları şöyledir:"... Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak; dava konusu taşınmazın tamamı 4247 m² olup 882,67 m²'sinin kamulaştırıldığı, kamulaştırmadan artan kesimlerin konumları, yüzölçümleri ve kamulaştırma amacı dikkate alındığında kamulaştırmadan arta kalan 1984,17 m²'lik kesimde % 20, 1366,67 m²'lik kesimde % 30 oranlarını aşmayacak biçimde değer düşüklüğü olduğunun kabulü gerekirken, her iki kesimde de % 10 oranı üzerinden hesaplama yapılarak kamulaştırma bedelinin eksik tespit edilmesi doğru görülmemiştir...." Aynı Daireye davacı idare tarafından yapılan karar düzeltme istemi de Dairenin18/10/2011 tarihli ve E.2011/7975, K.2011/10283 sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Bozma ilamı üzerine dava dosyası İlk Derece Mahkemesince tekrar incelemeye alınmış, bu kapsamda bozma ilamında belirtilen hususların karşılanabilmesi için 4/8/2010 tarihli daha önceki hükme esas alınan üçüncü bilirkişi raporuna ek rapor aldırılmış ancak söz konusu ek raporun yeterli içerikte ayrıntılı, açık ve gerekçeli olmadığına kanaat getirilerek bir kez daha keşif yapılmış, bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiştir. Dördüncü kez yapılan keşfin ardından yeni bir bilirkişi heyetince düzenlenen raporun dava dosyasına sunulmasının ardından Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesi 12/9/2012 tarihli ve E.2011/151, K.2012/114 sayılı kararı ile bilirkişi raporu doğrultusunda uyuşmazlık konusu taşınmaz için kamulaştırma bedelinin 850 TL olarak tespitine, kamulaştırma bedelinin 638 TL'sinin Yargıtay bozma ilamı öncesi verilen 4/8/2010 tarihli kararın ardından davalılara ödendiğini gözeterek bakiye 212 TL'ninkarar kesinleşmeksizin başvuruculara payları oranında ödenmesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasına hükmetmiştir. Kararın ilgili kısımları şöyledir: "... Mahkememizce tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,Yargıtay 18 Hukuk Dairesininbozma ilamı doğrultusunda mahallinde icra edilen keşif neticesi alınan bilirkişi kuruluraporunun, dava konusu taşınmazın konumu, nitelikleri ve yüzölçümü, civardaki emsalleri,muhtarın beyanları, keşif sırasında mahkememizce yapılan ve keşif tutanağına yansıyan mahkeme gözlemi ile uyumlu olduğu, kamulaştırmadan arta kalan kısımlarda meydana gelen değer kaybının sebebinin vedeğer kaybı oranını tespitine temel teşkil eden unsurların gerekçeleriyle birliktetartışıldığı, raporun bilimsel,ayrıntılı, açık olup kamulaştırma bedelinin adalet ve hakkaniyete uygun olduğu bu nedenle bozma sonrası alınan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınması gerektiği tam vicdani kanısına varılarak 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun maddesi gereği yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına gerek görülmeyerek,davacının davasının kabulüne, kamulaştırma bedelinin 850,00 YTL olarak tespitine ve taşınmazın kamulaştırılan kısmının idare adına tapuya tesciline ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir. ..." Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesi aynı kararında yargılama giderlerinin davacı idare üzerinde bırakılmasına, tarafların kendilerini vekille temsil ettirdiklerini dikkate alarak da karşılıklı 200 TL vekâlet ücretine hükmetmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmiştir. Başvurucular temyiz dilekçelerinde uyuşmazlık konusu taşınmaz için İlk Derece Mahkemesince tespit edilen bedelin taşınmazın gerçek değerinin altında kaldığı ayrıca hükmedilen kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacakları için uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği hususlarında itirazlarını ortaya koymuşlardır. Temyiz incelemesi sonucu İlk Derece Mahkemesinin kararı, Yargıtay Hukuk Dairesinin 25/3/2013 tarihli ve E.2013/1618, K.2013/4674 sayılı ilamı ile onanmış, 24,30 TL tutarındaki onama harcı davalı tarafa (başvurucular) yükletilmiştir. Onama ilamı üzerine başvurucular 50,45 TL harç ödeyerek karar düzeltme talebinde bulunmuşlardır. Başvurucular 30/4/2013 tarihli karar düzeltme dilekçelerinde, temyiz aşamasında ileri sürdükleri hususları tekrarlamışlardır. Yargıtay Hukuk Dairesince yapılan değerlendirme sonucu 21/10/2013 tarihli ve E.2013/10556, K.2013/13630 sayılı ilam ile talebin reddine, takdiren 219 TL para cezasının başvuruculardan tahsiline hükmedilmiştir. Karar düzeltme talebinin reddine ilişkin ilam, başvuruculara 4/12/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucular 3/1/2014 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuşlardır. 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin mahkemece tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili" kenar başlıklı maddesinin ilgili kısımları şöyledir: "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, ... asliye hukuk mahkemesine müracaat eder ve taşınmaz malın kamulaştırma bedelinin tespitiyle, ... idare adına tesciline karar verilmesini ister. Mahkeme, idarenin başvuru tarihinden itibaren en geç otuz gün sonrası için belirlediği duruşma gününü, ... taşınmaz malın malikine ... bildirerek duruşmaya katılmaya çağırır. Duruşma günü idareye de tebliğ olunur. ... Mahkemece belirlenen günde yapılacak duruşmada hakim, taşınmaz malın bedeli konusunda tarafları anlaşmaya davet eder. Tarafların bedelde anlaşması halinde hakim, taraflarca anlaşılan bu bedeli kamulaştırma bedeli olarak kabul eder ve ... Mahkemece yapılan duruşmada tarafların bedelde anlaşamamaları halinde hakim, en geç on gün içinde keşif ve otuz gün sonrası için de duruşma günü tayin ederek, 15 inci maddede sayılan bilirkişiler marifetiyle ve tüm ilgililerin huzurunda taşınmaz malın değerini tespit için mahallinde keşif yapar. ... Bilirkişiler, taraflar ve diğer ilgililerin beyanını da dikkate alarak, 11 inci maddedeki esaslar doğrultusunda taşınmaz malın değerini belirten raporlarını onbeş gün içinde mahkemeye verirler. Mahkeme bu raporu, duruşma günü beklenmeksizin taraflara tebliğ eder. Yapılacak duruşmaya hakim, taraflar veya vekillerini ve bilirkişileri çağırır. Bu duruşmada tarafların bilirkişi raporlarına varsa itirazları dinlenir ve bilirkişilerin bu itirazlara karşı beyanları alınır. Tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerektiğinde hakim tarafından onbeş gün içinde sonuçlandırılmak üzere yeni bir bilirkişi kurulu tayin edilir ve hakim, tarafların ve bilirkişilerin rapor veya raporları ile beyanlarından yararlanarak adil ve hakkaniyete uygun bir kamulaştırma bedeli tespit eder. Mahkemece tespit edilen bu bedel, taşınmaz mal, kaynak veya irtifak hakkının kamulaştırılma bedelidir. . İdarece, kamulaştırma bedelinin hak sahibi adına yatırıldığına . dair makbuzun ibrazı halinde mahkemece, taşınmaz malın idare adına tesciline ve kamulaştırma bedelinin hak sahibine ödenmesine karar verilir ve bu karar, tapu dairesine ve paranın yatırıldığı bankaya bildirilir. Tescil hükmü kesin olup tarafların bedele ilişkin temyiz hakları saklıdır. (Ek fıkra: 11/04/2013-6459 S.K./ md) Kamulaştırma bedelinin tespiti için açılan davanın dört ay içinde sonuçlandırılamaması hâlinde, tespit edilen bedele bu sürenin bitiminden itibaren kanuni faiz işletilir. ..." 2942 sayılı Kanun'un "Kamulaştırma bedelinin tespiti esasları" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"15 inci madde uyarınca oluşturulacak bilirkişi kurulu, kamulaştırılacak taşınmaz mal veya kaynağın bulunduğu yere mahkeme heyeti ile birlikte giderek, hazır bulunan ilgilileri de dinledikten sonra taşınmaz mal veya kaynağın;a)Cins ve nevini,b) Yüzölçümünü.c) Kıymetini etkileyebilecek bütün nitelik ve unsurlarını ve her unsurun ayrı ayrı değerini,d)Varsa vergi beyanını,e)Kamulaştırma tarihindeki resmi makamlarca yapılmış kıymet takdirlerini,f) Arazilerde, taşınmaz mal veya kaynağın kamulaştırma tarihindeki mevkii ve şartlarına göre ve olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net gelirini.g) Arsalarda, kamulaştırılma gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değerini,h) Yapılarda, (.)(2) resmi birim fiyatları ve yapı maliyet hesaplarını ve yıpranma payını,ı) Bedelin tespitinde etkili olacak diğer objektif ölçüleri,Esas tutarak düzenleyecekleri raporda bütün bu unsurların cevaplarını ayrı ayrı belirtmek suretiyle ve ilgililerin beyanını da dikkate alarak gerekçeli bir değerlendirme raporuna dayalı olarak taşınmaz malın değerini tespit ederler.Taşınmaz malın değerinin tespitinde, kamulaştırmayı gerektiren imar ve hizmet teşebbüsünün sebep olacağı değer artışları ile ilerisi için düşünülen kullanma şekillerine göre getireceği kâr dikkate alınmaz...." 2942 sayılı Kanun'un "Kısmen kamulaştırma" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Kısmen kamulaştırılan taşınmaz malın değeri; ... b) Kamulaştırma dışında kalan kısmın kıymetinde, kamulaştırma nedeniyle eksilme meydana geldiği takdirde; bu eksilen değer miktarı tespit edilerek, kamulaştırılan kısmın (a) bendinde belirtilen esaslar dairesinde tayin olunan kamulaştırma bedeline eksilen değerin eklenmesiyle bulunan miktardır. ... (b) ve (c) bentlerinde sözü edilen bedelin düşüş ve artış miktarları, 11 inci maddede belirtilen esaslara göre bedel takdiri suretiyle tespit olunur." 2942 sayılı Kanun 'un "Giderlerin ödenmesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "10 uncu madde uyarınca mahkeme heyetinin harcırahları, 15 inci madde uyarınca mahkemece oluşturulan bilirkişilerin ve keşifte dinlenilen muhtarın mahkemece takdir edilecek ücretleri ile, tapu harçları ve bu Kanunun gerektirdiği diğer giderler kamulaştırmayı yapan idarece ödenir." 2942 sayılı Kanun'un "Yetkili ve görevli mahkeme ve yargılama usulü" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanundan doğan tüm anlaşmazlıkların adli yargıda çözümlenmesi gerekenleri, taşınmaz malın bulunduğu yer asliye hukuk mahkemelerinde basit yargılama usulü ile görülür." 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Usul ekonomisi ilkesi" kenar başlıklı maddesi şöyledir: "Hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlüdür."