Ceza Genel Kurulu 2017/364 E. , 2020/465 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 495-971 Sanık ...'ın kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53/1. ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2009 tarihli ve 731-1335 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıt…
**Ceza Genel Kurulu 2017/364 E. , 2020/465 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 3. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 495-971 Sanık ...'ın kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 62, 53/1. ve 63. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 16.12.2009 tarihli ve 731-1335 sayılı hükmün sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 3. Ceza Dairesince 27.02.2013 tarih ve 41309-7976 sayı ile; “...Mahkemece herhangi bir neden olmaksızın, ilk silahlı saldırıyı sanık ...'in yaptığı kabul edilmiş ise de, olayın başlangıcının her iki tarafça farklı anlatıldığı, tanıkların beyanlarına göre mağdur ile sanık arasında tartışma çıktığı ve tartışma sonrası sanığın mağduru yaraladığının anlaşılması karşısında, ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin kesin olarak belirlenemediği gözetilerek sanık lehine haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,” isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel mahkeme ise 16.07.2013 tarih ve 495-971 sayı ile; "Sanık ile mağdur 6-7 yıllık arkadaş ve hemşehridir. Aralarında önceye dayanan husumet yoktur. Sadece bıçaklama öncesi, aralarında 'tartışma' iddiası vardır. Mağdurun küfrettiğini sanık dâhil hiç kimse iddia etmemektedir. Küfür olmadan, sokak ortamında alkollü olan arkadaşlar arasındaki yüksek sesli konuşmanın, bıçaklanma olayında haksız tahrike zemin olması kabul edilemez. Burada olay öncesi yaşananlarda tereddüt olmayıp basit tartışmanın (tiner kullanıp kullanmama hususunda) Yargıtay Dairesince haksız tahrik olarak kabulü söz konusudur. Bu tartışma haksız tahrik sayılmamalıdır." şeklindeki gerekçeyle bozmaya direnerek sanığın önceki hüküm gibi mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.04.2015 tarihli ve 311274 sayılı "bozma" istekli tebliğnamesi ile Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 2-589 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen Daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay 3. Ceza Dairesince 16.12.2015 tarih ve 14737-36164 sayı ile; direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA CEZA GENEL KURULU KARARI Mağdur sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olup direnmenin kapsamına göre inceleme sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüyle sınırlı olarak yapılmıştır.