21. Hukuk Dairesi 2012/4648 E. , 2013/12860 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yaşlılık aylığının geç bağlanması sebebiyle uğradığı maddi zararlardan yasal faiz alacağının eksik ödenen aylıkların ve fazla kesilen Sosyal Güvenlik Destek Priminin yasal faiziyle birlikte kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu…
**21. Hukuk Dairesi 2012/4648 E. , 2013/12860 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, yaşlılık aylığının geç bağlanması sebebiyle uğradığı maddi zararlardan yasal faiz alacağının eksik ödenen aylıkların ve fazla kesilen Sosyal Güvenlik Destek Priminin yasal faiziyle birlikte kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dava, davacının 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazanmış olduğuna dair kesinleşen ilama istinaden, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı tutularak, yaşlılık aylığının geç bağlanması sebebiyle uğradığı maddi zararlardan yasal faiz oranının 500 TL, eksik ödenen aylıklardan 250 TL ve fazla kesilen SGDP 'den 250 TL olmak üzere toplam 1.000,00 TL 'nin davalı Kurumdan yasal faiziyle birlikte tazmini istemine ilişkindir. Davacı vekili yargılamada 16/03/2011 tarihli dilekçesinde, dava dilekçesinde talep ettikleri eksik ödenen aylık ibaresinde, maksatlarının kısmi ödemeleri öncelikle faize mahsup ettiklerini, eksik kalan ödemelerden dolayı faize mahsup edilen tutar kadar birikmiş aylıkların eksik ödendiğini, bu kısımların faizi ile tahsilini talep ettiklerini belirtmiştir.Davacı vekili ıslah harcı ile davasını bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile 436,24 TL aylığın dava tarihi olan 25/06/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 507,56 TL faiz alacağının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. Alacaklının nakdinden bir süre için yoksun kalması nedeni ile, nakdin kullanılması olanağını borçluya bırakması karşılığında elde ettiği, miktarı kanun ya da hukuki işlem ile belirlenmiş, para borçları açısından özel olarak düzenlenen, tahsil için zararın ve kusurun varlığı şart olmayan bir tür tazminat, bir medeni semere olarak tanımlan faiz kavramı kapsamındaki temerrüt faizi de; muhtemel zararların giderilmesi amacıyla doğrudan doğruya yasa koyucu tarafından öngörülmüş bir karşılık olup, talep edilebilmesi için gerçekten bir zarar görülmüş olması gerekli değildir. Bu konuda borçluya bir ispat hakkı tanınmadığı gibi; borçlunun temerrüde düşmekte kusurlu olması da şart değildir. Borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine kanun gereği kendiliğinden işlemeye başlayan ve temerrüdün devamı müddetince varlığını sürdüren bir karşılık olarak, alacaklının aksi iddia olunmayan farazi zararının asgari oranda giderilmesine yönelik, para borcunun fer'isi niteliğindeki (BK. Md.113/2 ve 131) faizin, asıl alacakla birlikte sona ermemesi için saklı tutulması ya da halin icabından saklı tutulduğunun anlaşılması da yasal bir gerekliliktir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Tekirdağ İş Mahkemesinin 2006/231 esas 2008/163 karar sayılı kararı ile davacının 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilip Yargııtay 10.Hukuk Dairesince 16.03.2010 tarihinde onandığı, davacının ödenmeyen aylıkların henüz ödenmesinden önce 11.06.2010 tarihinde Kurumdan faiz talebinde bulunduğu, Kurumca reddolunduğu, birikmiş aylıklarının davacıya ödenmek üzere 25/06/2010 tarihinde davalı Kurumca davacının bulunduğu yer bankasına havale edildiği, yersiz kesilen SGDP için de davacıya yapılacak ödemenin 27.10.2010 tarihinde olacağı anlaşılmaktadır. Tekirdağ İş Mahkemesinin 2006/231 esas 2008/163 karar sayılı kararı ile 01/11/2005 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilen ilk davada faiz talep edilmemiş ve faizle ilgili hüküm kurulmamıştır.Onanarak kesinleşen bu kararda faiz talebi yoktur.Kesinleşen ilamda faiz alacağı olmadığından bu ilama dayalı infazda da faizin mahsubundan bahsedilemez. Davacı kesinleşen bu ilama istinaden asıl borç olan ödenmemiş aylıkların yalnız ferisi niteliğindeki faizi, ödenmemiş aylıkları almadan önce hakkını saklı tutmuş olmak şartıyla isteyebilecektir.Mahkemece davacının BK m.84'e dayanarak kesinleşen ilamda yer almayan faizin mahsubunu isteyemeyeceği gözardı edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır. Yapılacak iş; ödenmemiş aylıkların ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle davacıya vermekten ibarettir. 0 halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 18/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.