5. Hukuk Dairesi 2025/15742 E. , 2026/4157 K. "" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1642 Esas, 2025/1860 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1148 Esas, 2025/334 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini…
5. Hukuk Dairesi 2025/15742 E. , 2026/4157 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1642 Esas, 2025/1860 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/1148 Esas, 2025/334 Karar Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Denizli ili, ... ilçesi, ... köyü 1 13... parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini, yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; tespit edilen bedelin taşınmazın değerinin çok altında olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin hesaplanmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen bedelin yüksek olduğunu, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın incelenen imar durumuna göre 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı dışında olduğu, 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planında "Tarım Alanı" olarak planlı olduğu, etrafının meskun olmadığı görülmekle, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sistemi üzerinden yapılan incelemedeki konumu da dikkate alındığında taşınmaz arazi vasfında kabul edilerek gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde isabetsizlik görülmediği, sulu kapama zeytin bahçesi niteliğindeki taşınmaza taşınmazın niteliğine uygun oranda (%4) kapitalizasyon faizi uygulanması ve objektif değer artışının raporda yazılı hususlar doğrultusunda uygulanması yerinde olup İlk Derece Mahkemesince, ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünün müzekkere cevabında 2023 yılında dava konusunun olduğu yerde genel olarak aşırı sıcak-rüzgar afet durumunun görüldüğü, verim anlamında genel olarak %30-50 arasında genel kayıp olduğu bildirilmekle, gönderilen 2023 yılı verimi ile son beş yılın verimi de karşılaştırıldığında, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasında afet sebebiyle geriye doğru son 5 yılın verim ortalaması alınarak hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın toplam yüzölçümü 11.992,00 m² olup, kamulaştırılan alanlar 04.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 8.923,72 m²lik kısım ile C harfi ile gösterilen 634,46 m²lik kısım olup, kalan kısım ise A harfi ile gösterilen 2.433,82 m²lik alan olmakla ve bu yerin yol ile bağlantısının koptuğu görülmekle, kalan kısım için %30 oranında değer düşüklüğü uygulanmasında herhangi bir isabetsizlik görülmediği, bununla birlikte, 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve 2022/83 Esas, 2023/69 Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkra hükmünün iptaline karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi kararlarının geçmişe yürütülemeyeceği yönündeki Yargıtay 5. Hukuk Dairesi içtihatları dikkate alındığında, eldeki dava 01.08.2023 tarihinden sonra açılmış olup davanın açıldığı tarih itibarıyla iptal kararı yürürlükte olduğundan, iş bu davada faize dava tarihinden karar tarihine kadar hükmedilmesi gerektiği gözönüne alınarak dava tarihi 27.09.2023 olduğundan mahkemece uygulanan faiz başlangıcının ve faiz türünün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin faize yönelik istinaf talebinin yerinde olmadığı ve davacı vekilinin haklarında vekâlet ücreti verilmesi yönündeki istinaf talebinin incelemesinde; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin ... numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesi'nin 2016/9364 Başvuru numaralı 01.06.20 19... sayılı Resmî Gazete'de yayınlanan karar da gözönüne alındığında, talebin yerinde olmadığı, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı idare ile davalı tapu malikleri arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. Temyize konu eldeki dosyada, 2023 yılında zeytinde ilçe genelinde doğal afetlerden kaynaklı ürün kaybı yaşandığının tespit edildiğine dair 05.05.2025 tarihli İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü yazısına istinaden zeytin verimi son 5 yılın verim ortalaması alınmak suretiyle 970 kg olarak belirlenip dava konusu taşınmaza 808,33 TL/m² değer biçildiği anlaşılmakla; aynı kamulaştırma kapsamında dava konusu taşınmaz ile aynı ilçede bulunan Kabaağaç Mahallesinde kain 488 parsel sayılı taşınmaza 2023 değerlendirme yılı itibarıyla kapama zeytin verimi 475,00 kg alınmak suretiyle 395,83 TL/m² değer biçildiği ve bu parsele ilişkin kararın tarafların temyizi üzerine Dairemiz denetiminden geçerek onandığı, doğal afet niteliğindeki verim düşüklüğünün parsel bazında olmayıp dava konusu taşınmazın bulunduğu tüm bölgeyi etkileyeceği ve Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda bu yönde bir tespit yapılmadığı da gözetildiğinde, aynı değerlendirme tarihi itibarıyla Dairemiz denetiminden geçen kapama zeytin veriminden ayrılma nedenleri konusunda ek rapor alınmadan eksik inceleme ile karar verilmesi bozmayı gerektirir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davacı idare vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.