Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2303 E. , 2024/2554 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2303 Karar No : 2024/2554 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. .... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. H... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. .... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarını…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2303 E. , 2024/2554 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/2303 Karar No : 2024/2554 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... VEKİLİ : Av. .... TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Hukuk Müş. H... 2- ... Valiliği / ANKARA VEKİLİ : Av. .... İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. DAVANIN KONUSU : Davacıların yakını...in 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen bombalı terör eylemi neticesinde hayatını kaybetmesinden dolayı oluşan zararlara karşılık eşi ... için 500.000,00 TL, çocukları ..., ... ve ... için ayrı ayrı 300.000,00 TL olmak üzere toplam 1.400.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:...., K:... sayılı kararıyla, davacıların manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile gerçekleşen patlama olayı nedeniyle müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları olan diğer davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 05/12/2022 tarih ve E:2022/5759, K:2022/5680 sayılı bozma kararına uyularak, davacıların istinaf isteminin reddine, davalı idarelerin istinaf isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine; İdare Mahkemesi kararının müteveffanın çocukları olan davacıların her biri için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden kaldırılmasına, kararın müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine, müteveffanın çocukları olan davacıların manevi tazminat istemi yönünden yeniden yapılan inceleme sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, takdiren... için 40.000,00 TL, ...için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 120.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusuru bulunduğu, tazminat miktarının hizmet kusuru bulunduğunun kabulü ile belirlenmesi gerektiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davanın süresinde açılmadığı, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, manevi tazminatın emsal dosyalara göre yüksek belirlendiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yönetilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısmının dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısmının miktar artırım idarelerine tebliğ tarihinden olması gerektiği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı Ankara Valiliği tarafından karşılıklı olarak temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı içişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İstemlerine Yönelik Kısmının İncelenmesi: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın anılan kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Ksımının İncelenmesi: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinin, davacıların ön karar başvurusunda bulunduğu tarihte yürürlükte olan halinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, miktar artırım dilekçesiyle artırılan kısım da dahil olmak üzere, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması; dava dilekçesinde yasal faiz talebinde bulunulmakla birlikte faizin başlangıç tarihine yönelik belirleme yapılmaması halinde ise davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz işletilmesi, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, dava dilekçesinde, talep edilen manevi tazminat tutarlarına başlangıç tarihi belirtilmeksizin yalnızca yasal faiz işletilmesi yönünde istemde bulunulduğu, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına idareye başvurunun yapıldığı 09/12/2015 itibaren faiz işletildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından dava dilekçesinde yalnızca yasal faiz isteminde bulunulduğu, ayrıca faizin başlangıç tarihine ilişkin bir belirlemede bulunulmadığı görüldüğünden, genel hükümler kapsamında açılan bu davada, Mahkemece, hükmedilen tüm tazminat tutarlarına, Danıştay'ın yerleşik içtihatları gereği davanın açıldığı 07/04/2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği açıktır. Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 4. maddesinde yer alan "Kararın müteveffanın eşi ççç için 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmı yönünden istinaf isteminin reddine," ibaresinin, "Kararın müteveffanın eşi ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce davacılara ödenmesine ilişkin kısmının esasına yönelik istinaf isteminin reddine, faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf isteminin kabulü ile anılan kısımdaki 'idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden' ibaresinin 'davanın açıldığı 07/04/2016 tarihinden itibaren' şeklinde düzeltilmesine" şeklinde; 6. maddesinde yer alan "davalı idareye başvuru tarihi olan 09/12/2015 tarihinden itibaren" ibaresinin "davanın açıldığı tarih olan 07/04/2016 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, hükmedilen tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.