1. Hukuk Dairesi 2008/4626 E. , 2008/6680 K. "" MAHKEMESİ : ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2000 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanın 22 ada 36 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürüp, tapu iptali ile mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, miras bırakanın sağlığında tüm taşınmazlarını mirasçılar arasında paylaştırdığını kendisine ait taş…
**1. Hukuk Dairesi 2008/4626 E. , 2008/6680 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ERDEMLİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 06/11/2000 Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, ortak miras bırakanın 22 ada 36 parsel sayılı taşınmazı mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı ve muvazaalı olarak davalıya temlik ettiğini ileri sürüp, tapu iptali ile mirasçılar adına tescil isteğinde bulunmuşlardır. Davalı, miras bırakanın sağlığında tüm taşınmazlarını mirasçılar arasında paylaştırdığını kendisine ait taşınmazında bu dağıtımda yer aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, tarafların miras bırakanın tüm mallarını mirasçılara karşılıksız olarak dağıttığı ancak işlemlerin satış şeklinde yapılmış olması nedeniyle geçersiz oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; miras bırakanın çekişme konusu 22 ada 36 parsel sayılı taşınmazını davalı eşine 29.4.1998 tarihinde ve satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır. Davalı miras bırakanın denkleştirme amacıyla temliki işlemi yaptığını savunmuştur. Bilindiği üzere; uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa,niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türü dür. Söz konusu Muvazaada miras bırakan gerçek-ten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirascısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında ve l-4-1974 tarih 1/2 sayılı İnançları Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmeside Medeni Kanunun 706, Borçlar Kanunun 213 ve Tapu Kanunun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirascılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.