8. Ceza Dairesi 2025/6372 E. , 2026/799 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1529 E., 2024/1550 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanık ...'na yönelik istinaf başvuruları yönünden esastan reddi, Sanık ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden onama,…
8. Ceza Dairesi 2025/6372 E. , 2026/799 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1529 E., 2024/1550 K. SUÇLAR : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanık ...'na yönelik istinaf başvuruları yönünden esastan reddi, Sanık ... yönünden hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden onama, Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin sanık ...'in temyizden vazgeçmesi dışında temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin vekalet ücretine hasren temyiz talebinde bulundukları ve inceleme yapıldığı, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesiyle değişik 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.01.2024 tarihli ve 2021/660 Esas, 2024/17 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan; -Sanıklar ..., ... ve ... hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 15... ay hapis cezası ve 31.660,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 22... ay hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 58. maddeleri uyarınca 16... ay hapis cezası ve 33.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 26.660,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-b, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 20 yıl hapis cezası ve 40.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 43/1, 58. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ve 16.660,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 62. maddeleri uyarınca 9 yıl 2 ay hapis cezası ve 18.320,00 TL adli para cezasına ve hak yoksunluklarına -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58. maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 58. maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, -Sanık ... hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 192/3 58. maddesi uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ve 15.000,00 TL adli para cezasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararı ile; - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e yönelik istinaf başvuruları yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, -Sanıklar ..., ... ve sanık ... aleyhine Cumhuriyet Savcısının, vekalet ücretine hasren sanıklar müdafilerinin yapmış olduğu istinaf başvurulanı yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik Cumhuriyet Savcısının ve sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine, -Sanık ... yönünden; Sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanık hakkında atılı suçtan Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/01/2024 tarihli ve 2021/660 Esas, 2024/17 Karar sayılı hükmünden sanığın cezalandırılması ve buna bağlı olarak uygulanan tüm maddelerin tamamının çıkartılarak yerine "Her ne kadar sanık ...'nun atılı suçu işlediği iddiasıyla cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de yapılan yargılamada toplanan delillere göre sanığın atılı suçu işlediği sabit olmadığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine'' eklenmesi suretiyle hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemesi kararının beraat vekalet ücreti yönünden kaldırılarak sanık lehine beraat vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemesi kararının beraat vekalet ücreti yönünden kaldırılarak sanık lehine beraat vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İstinaf mahkemesi kararının beraat vekalet ücreti yönünden kaldırılarak sanık lehine beraat vekalet ücretine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 5. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkındaki beraat hükmünün ardından vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 6. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, TCK'nın 188/4-b uygulamasının hatalı olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 7. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delillerin hatalı değerlendirildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 8. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değenlendirildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 9. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tahliye kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 10. Sanık ... ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, lehe hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 11. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, lehe hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 12. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 13. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi İletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına lehe hükümlerin uygulanması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 14. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, delillerin hatalı değerlendirildiğine, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 15. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesinin uygulanması gerektiğine, ATK raporunun usulsüz olduğuna, aramanın hukuka aykırı olduğuna, adil yargılanmanın ihlal edildiğine, teşhisin hukuka aykırı olduğuna, temel cezada alt sınırdan uzaklaşılmasının hukuka aykırı olduğuna, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, iletişimin dinlenilmesi ve kayda alınmasına ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna, delillerin hatalı değerlendirildiğine, tahliye ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 16. ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli ve somut delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğine, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Sanık müdafiinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanık ...'in 27.11.2025 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının incelenmeksizin iadesine karar vermek gerekmiştir. 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, 1. 5271 sayılı Kanun'un "Yargılama giderleri" başlıklı 324/1. maddesinde harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemelerin yargılama gideri olduğu belirtilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 327/2. maddesinde, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderlerin Devlet Hazinesince üstlenileceği düzenlenmiştir. 2. 1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun (1136 sayılı Kanun) 168. maddesinde ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) ne şekilde hazırlanacağı düzenlenmiş olup, söz konusu maddeyle Türkiye Barolar Birliği'ne (TBB) serbest avukatlık faaliyetleri kapsamında, yani vekalet sözleşmesine dayalı olarak yapılan hukuki yardımlarda uygulanacak asgari ücret tarifesini belirleme yetkisi verilmiştir. Bahsedilen madde gereğince her yıl TBB tarafından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hazırlanmaktadır. 3. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 sayılı Kanun) 13/1. maddesinde ise, 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafii ve vekile, "avukatlık ücret tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücretin, Adalet Bakanlığı bütçesinde bu amaçla yer alan ödenekten ödeneceği ve bu ücretin, yargılama giderlerinden sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı Kanun'un 13/2. maddesinde de bu madde uyarınca yapılacak ödeme ve uygulamaya ilişkin usûl ve esasların ise TBB'nin görüşü de alınmak suretiyle "Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelik" ile belirleneceği belirtilmiş olup, bu hükme istinaden Adalet Bakanlığı tarafından "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Müdafi ve Vekillerin Görevlendirilmeleri İle Yapılacak Ödemelerin Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hazırlanmıştır. Bahsedilen Kanun ve Yönetmelik doğrultusunda da 5271 sayılı Kanun gereğince soruşturma ve kovuşturma makamlarının istemi üzerine baro tarafından görevlendirilen müdafiiye ve vekile ödenecek ücrete ilişkin olarak TBB'nin görüşü de alınarak Adalet ve Maliye bakanlıkları tarafından birlikte tespit edilecek ücrete ilişkin olarak Adalet Bakanlığınca "Ceza Muhakemesi Kanunu Gereğince Görevlendirilen Müdafi ve Vekillere Yapılacak Ödemelere İlişkin Tarife" hazırlanmakta ve söz konusu Tarife her sene başında Resmi Gazete'de yayımlanmaktadır. 4. Söz edilen kurallar ve ilkeler çerçevesinde 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Yönetmeliğin 9. maddesi uyarınca "Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinden ayrık olarak", TBB'nin görüşü alınarak, Adalet ve Maliye Bakanlıkları tarafından birlikte belirlenecek bir tarife ile ödeneceği açıkça hükme bağlamıştır. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta, atanan zorunlu müdafii veya vekil ücretlerine ilişkin TBB'ye düzenleme yapabilme yetkisi verildiğine dair açık bir hüküm yer almadığından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekillere uygulanma imkanı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu hükümler ve ilkeler uyarınca, 1136 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayanılarak TBB tarafından çıkarılan ve bir düzenleyici işlem olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/1. ve 14/4. maddeleri ile getirilen düzenlemeler ile 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafii ve vekil ücretlerinin belirlenemeyeceğinin kabulünde zorunluluk bulunmaktadır. 5. Kısacası; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri, 5320 sayılı Kanun'un 13. maddesi ile Yönetmeliğin 8. ve 9. maddelerinde gösterildiği şekilde Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenmektedir. 5271 sayılı Kanun ya da ilgili diğer mevzuatta aksi yönde bir hüküm de bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretleri TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin kapsamında yer almamaktadır. Bu bağlamda; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 14/1. ve 14/4. maddeleriyle getirilen düzenlemenin de zorunlu müdafii ve vekiller yönünden uygulama alanı bulunmadığı değerlendirilmektedir. Sonuç olarak, TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükümlerinin 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirlenmesine ilişkin olarak uygulanamayacağı; 5271 sayılı Kanun gereğince atanan zorunlu müdafiilerin ve vekillerin ücretlerinin belirtilen mevzuat çerçevesinde "Adalet Bakanlığınca çıkarılan ayrık bir Tarife ile belirlenebileceği" kabul edilmelidir. 6. Yukarıda açıklanan düzenlemeler ışığında, temyiz incelemesine konu dava dosyası incelendiğinde; sanıklar yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince gösterilen maktu vekalet ücretine hükmedilebilmesi için kendilerinin vekaletname ile atadığı bir vekille temsili gereklidir. Bir diğer ifadeyle, kanun koyucunun zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler bakımından TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dışında "tamamen ayrı bir tarifeyle farklı bir sistem belirlediği" aşikardır. Kısacası, zorunlu müdafii ve vekillere ödenecek ücretler Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan ayrık bir tarifeye göre ödenecektir. TBB tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin zorunlu müdafii ve vekillere de uygulanabileceğine dair hiçbir norm bulunmaması ve dava dosyası içerisinde bulunan belgelere göre müdafiinin baro tarafından görevlendirilen zorunlu müdafii olduğunun anlaşılması karşısında, sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz taleplerinin reddine karar verilmiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Dava dosyası kapsamına göre; 21.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı...'ın durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine iki parça halinde metamfetamini rızaen teslim ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama emri üzerine araçta yapılan aramada bulunan metamfetamin maddelerine el konulduğu, 24.08.2021 tarihinde arama kararı gereği sanık ...'nin ikametinde yapılan aramada bulunan metamfetamin ve hassas teraziye el konulduğu, 12.07.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, suç unsuru sorulduğunda kullanıcı ...'in iki adet metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, -30.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ...'in durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine avucunda bulunan metamfetamini rızaen teslim ettiği, -10.08.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ...'nın durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine avucunda bulunan metamfetamini rızaen teslim ettiği, 11.08.2021 tarihinde Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama emri üzerine sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada bulunan metamfetamin maddeleri ile sentetik ecza haplarına el konulduğu iddialarına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İletişimin Dinlenilmesi ve Kayda Alınması kararı ve buna ilişkin tutanaklar, fiziki takip tutanakları, olay tutanakları, arama emirleri ve araç arama tutanakları, ikamet arama tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve hassas terazi, uzmanlık raporları ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık ..., ... ve ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının oluşmadığı, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, a. Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine göre iddianameye konu edilen sanık ... hakkında 31.05.2021- 21.06.2021 tarihli eylemler yönünden sanık ... yönünden 19.05.2021 -01.06.2021- 29.05.2021- 09.06.2021- 19.06.2021- 22.06.2021- 29.06.2021-14.07.2021-10.08.2021 tarihli eylemler, sanık ... yönünden 16.06.2021- 22.06.2021- 05.08.2021-19.08.2021 tarihli eylemler yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılmaları talep edilmiş; Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesince gerekçeli kararda bu eylemlere ilişkin değerlendirme yapılmış ancak 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesi gereği hüküm kurulmamış ise de, bu hususta zamanaşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. b. Dava dosyası kapsamına göre; 31.05.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, suç unsuru sorulduğunda kullanıcı ...'in metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, Cumhuriyet Başsavcılığından alınan arama emri üzerine araçta yapılan aramada bulunan metamfetamine el konulduğu, 10.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, suç unsuru sorulduğunda kullanıcı...'nun araçta bulunan metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, -12.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'na suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine araç koltuğunda bulunan metamfetamini rızaen teslim ettiği, -20.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı 'a suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, 23.05.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ...'ın durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -29.05.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ...'ın durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine iki parça halinde metamfetamini rızaen teslim ettiği, -28.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen kullanıcı ...'ın durdurularak üzerinde suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -28.06.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'a suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -01.08.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'e suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, 24.08.2021 tarihinde sanık ...'ın ikametinde yapılan aramada bulunan metamfetamin, sentetik kannabinoid, esrar ve hassas terazilere el konulduğu, -08.08.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'na suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -13.08.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, suç unsuru sorulduğunda kullanıcı ...'in bir adet metamfetamin maddesini rızaen teslim ettiği, iddialarına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İletişimin Dinlenilmesi ve Kayda Alınması kararı ve buna ilişkin tutanaklar, fiziki takip tutanakları, olay tutanakları, arama emirleri ve araç arama tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler, uzmanlık raporları, keşif ve bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanık ... hakkında uygulanan 5237 sayılı TCK'nın 58. ve 188/4-b maddelerinin usul ve Kanun'a uygun olduğu, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulama koşullarının oluşmadığı, sanık ... ve ... yönünden adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 32. maddesinin uygulanmasını gerektirir koşulların oluşmadığı, yine sanık ... hakkında 5237 Sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulanmasının isabetli olduğunun anlaşıldığı, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanıklardan ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanıkların koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş, bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık hakkında 29.07.2021 -04.08.2021- 05.08.2021- 08.0.2021 tarihli fiilller yönünden dava açıldığı, Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesince sadece 04.08.2021 tarihli fiil yönünden mahkumiyet hükmü kurulduğu ancak her ne kadar gerekçeli kararda tartışılmış ise de 29.07.2021-05.08.2021-08.0.2021 tarihli fiilller hakkında 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesi ve devamı maddelerine göre usulüne uygun ve denetime elverişli hüküm kurulmadığının anlaşılmasına rağmen, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesince kanunen mümkün olmadığı ve kanun yolu davasına konu edilebilecek bir hüküm bulunmadığı halde hükmü kurulmayan fiile yönelik istinaf denetiminin yapıldığı, ilk derece mahkemesince hüküm kurulmayan bu fiiller yönünden istinaf kanun yolu denetiminin mümkün olamayacağı ve bu kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla birlikte; Mahkemece 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine göre iddianameye konu edilen 29.07.2021- 04.08.2021- 05.08.20 21... .08.2021 tarihli eylemler hakkında da hangi eylemlerin suç oluşturduğu, hangi eylemlerin zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirildiği ve hangi eylemlerin suç oluşturmadığının belirtilerek gerekçeli kararında hangi eylemler yönünden mahkumiyet, hangi eylemler yönünden beraat hükmü verildiğinin denetime açık şekilde belirtilmesi gerektiği halde bu hususa uyulmaksızın hüküm kurulması, Kabule göre ise; a. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararı ile ''Olay ve Olgular başlığında yer alan tüm delillere göre ilk derece mahkemesince birleştirilen iddianamede olay 2 olarak belirtilen olayda yeterli her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş ise de iddianamede 35. olay olarak belirtilen olayda sanığın uyuşturucu maddeyi kullanıcı ...'a sattığı, suçunun sübuta erdiği gözetilmeden 35. olaydan dolayı sanığın suçunun sabit olmadığı değerlendirildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın 35 numaralı olaydan dolayı cezalandırılması gerekirken iddianamede olay 2 olarak belirtilen eyleminden dolayı cezalandırılması sonuca etkili olmadığından davanın yeniden görülme sebebi olarak değerlendirilmediği'' yönünde karar verilmiş ise de, bu kararın 5271 sayılı CMK'nın 225., 260. ve devamı maddelerine göre hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla yazılı şekilde ve yerinde olmayan gerekçeyle hüküm kurulması, b.Sanık hakkında, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanıkların koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. 6. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, a. Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesine göre iddianameye konu edilen 09.07.2021 tarihli eylem yönünden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması talep edilmiş; Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesince gerekçeli kararda bu eyleme ilişkin değerlendirme yapılmış ancak 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesi gereği hüküm kurulmamış ise de, bu hususta zamanaşımı süresi içerisinde her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. b. 29.05.2021-12.07.20 21... .08.2021 tarihli fiillere ilişkin kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre; -29.05.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'e suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -12.07.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'e suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini rızaen teslim ettiği, -12.08.2021 tarihinde durumundan şüphelenilen aracın durdurulduğu, kullanıcı ...'na suç unsuru bulunup bulunmadığının sorulması üzerine metamfetamini ve hassas teraziyi rızaen teslim ettiği iddialarına ilişkin olarak, Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, İletişimin Dinlenilmesi ve Kayda Alınması kararı ve buna ilişkin tutanaklar, fiziki takip tutanakları, olay tutanakları, arama emirleri ve araç arama tutanakları, ele geçirilen uyuşturucu maddeler ve hassas teraziler, uzmanlık raporları, kullanıcılar ..., ..., ..., ... ve ...'ın müdafili kolluk ifadeleri ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın zincirleme şekilde uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı tespit edilmekle, sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. c. 21.06.2021 tarihli fiile ilişkin yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/1-2. maddesindeki, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanık ... hakkında 21.06.2021 tarihli eylemi nedeniyle Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2021/19706 soruşturma numaralı Ek Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği ve kesinleştiği, sonrasında bu eylem yönünden kamu davası açıldığı, kesinleşmiş bir kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın bulunması nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılmaması gerektiği fakat iddianamede bulunan olay 28 kapsamında bu eylemin dava konusu yapıldığı anlaşılmakla, anılan kovuşturmaya yer olmadığı kararı usulünce kaldırılmadan kamu davası açılamayacağı, sanık ... hakkında kamu davasının açılması halinde 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 172/2, 173/6 ve 223/8. maddeleri uyarınca mahkemece öncelikle Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi uyarınca durma kararı verilerek Denizli Sulh Ceza Hakimliğinden yeni delil nedeniyle sanık hakkında kamu davası açılıp açılmayacağına yönelik karar alınıp bunun sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, anılan usul hükümlerine aykırı olarak açılan kamu davasında yargılamaya devam edilmesi, mahkemece bu hususta düşme kararı verilmesi gerektiği hükmün gerekçesinde belirtilmiş ise de bu yönde bir hüküm kurulmaması, Sanık hakkında, 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanıkların koşullu salıverilmemesine ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin, kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 27.11.2025 tarihli beyanı ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle sanık ... yönünden dava dosyasının Tebliğname'ye aykırı olarak oybirliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerinin vekalet ücretine hasren yaptığı temyiz sebebi yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz itirazının reddi ile Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünün (3) numaralı bendindi açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık ... hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, D. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden, Gerekçe bölümünde yer alan (4) numaralı bendinde açıklanan nedenle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün sanıklar hakkında tekerrür ile ilgili kısmında "5275 sayılı kanunun 108/3. maddesi gereğince koşullu salıverilmemesine,'' ibaresinin kaldırılarak yerine "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, E. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, Gerekçe bölümünün (5) numaralı bendinde eçıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden, a.Gerekçe bölümünün (6) numaralı bendinin (b) fıkrasında açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, b. Gerekçe bölümünün (6) numaralı bendinin (c) fıkrasında eçıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 03.10.2024 tarihli ve 2024/15 29... /1550 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Denizli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.