(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/839 E. , 2010/1482 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (temliken tescil), tescil mümkün olmadığı takdirde ağaç bedelleri tazmini ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyi…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/839 E. , 2010/1482 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.02.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil (temliken tescil), tescil mümkün olmadığı takdirde ağaç bedelleri tazmini ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 20.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, mülkiyeti davalıya ait 177 parsel sayılı taşınmazın 5.900. m²’lik kısmına, mülkiyetinin kayınpederine ait olduğu zannı ile iyiniyetli olarak 126 adet zeytin fidanı diktiğini, davalının çocukları tarafından son yıllarda ağaçlardan faydalanmasına müsaade edilmediğini beyanla taşınmazın ağaç dikili kısmının Türk Medeni Kanununun 729. maddesi uyarınca, temliken tescilini ve davalılarca toplanan ürün bedeli olan 1.890,00 TL’nin davalılardan tahsilini istemiştir. Davacı 08.09.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile dava dilekçesindeki istemlerinin yanında tescil kararı verilmemesi halinde ağaç bedeli olarak 8.400,00.TL’nin davalılardan tazminini istemiştir Davalılar, davacının iyiniyetli olmadığından temliken tescil ve tazminat istemlerinin reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilerek tapu iptal ve tescil istemi ile ürün bedelinin tazmini istemlerini reddetmiş, 8.400,00.TL. ağaç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Hükmü davalı temyiz etmiştir. Türk Medeni Kanunun 684 ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz'ü) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, Yasa koyucu somut olaydaki taşınmaz ve muhdesatların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan (ağaç diken) kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanunun 722, 723, 724 ve 729. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir. Konunun bu kapsamda değerlendirilmesi gerekecektir. Davacının davadaki istemlerinin dayanağı Türk Medeni Kanunun 729. maddesi yollaması ile 723, 724 ve maddeleridir. TMK’nun 724. maddesi hükmüne göre "yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir." Görülüyor ki, bu hükümlerle kişilerin çıkarlarını korumak için özel hukukça mülkiyet hakkına sınırlama getirilmiş yasanın aradığı bazı koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyet hakkı sahibinin arzla ilgisi kesilerek yapı sahibine arazinin mülkiyetini talep yetkisi tanınmıştır.