MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/571 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısme
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2022/9 E., 2022/571 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve davalı .... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesi ile davacıların murisleri olan ... ...'in iş yerinde çalışırken 03.08.2014 tarihinde meydana gelen olay sonucu vefat ettiğini beyan ederek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı .... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; iş yerinde vardiya sistemi uygulandığını, ağustos ayı içinde kazalının vardiyasının 16.00 - 00.00 saatleri arasında olduğunu, olayın ise 03.08.2014 günü saat 11.30 civarında meydana geldiğini, olayın olduğu saatte kazalının görevli olmadığını, kazalının özel bir trafoya ait arızalı olan seksiyoner bacağını değiştirilmesi için özel trafo sahibi tarafından aranmış olduğunu, vatandaşa ait motosiklet ile arıza bölgesine gittiğini, vatandaşın işini görüyorken kazanın meydana geldiğini, tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere olayın gerçekleşme saatinin 11:00-12:00 saatleri arasında olduğunu, olayın bir iş kazası olmadığını, olay sonucunda ölüm meydana geldiğinden ve yapılacak harcamalar belli olduğundan dolayı belirsiz alacak davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Dedaş vekili cevap dilekçesinde özetle; arıza bakım onarım işçilerinin ... Enerji Ltd. Şti.'ye sözleşme ile verildiğini, sözleşmenin 5 inci maddesine göre yüklenicinin gerekli tedbirleri alacağını, 3. kişilerin ... ve mallarına gelen zararlardan yüklenicinin sorumlu olduğunu, olayın kazalının kusuru yüzünden olduğunu, Dedaş'ın olayda bir kusurunun olmadığını kazalının kendi insiyatifi ile direğe çıkarak kazaya uğradığını, arızanın meydana geldiği hattın özel hat olduğunu, kazalıya bu hatla ilgili olarak bir talimat verilmemiş olduğunu, olayın Dedaş'la bir ilgisinin olmadığını, önlenemeyecek olaylardan Dedaş'ın sorumlu tutulmasının doğru olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 16.10.2018 tarihli ve 2014/745 Esas, 2018/750 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, davacı eş ... için 121.937 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... ... için 44.555 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 27.466 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 26.251 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 16.660 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 16.276 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 10.994 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nin maddi tazminat talebinin reddine, davacı eş ... için takdiren 40.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı anne ... için 15.000 TL manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı .... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/100 E., 2020/627 K. sayılı kararı ile davacılar ve davalı .... vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar ve davalı .... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 16.11.2021 tarih ve 2020/9056 E - 2021/14262 Karar ile "...dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; ... sigortalının, davalı ..... Ltd.Şti. adlı iş yerinde elektrik teknikeri olarak çalıştığı, olay günü yüksek gerilim hattı seksiyoner girişinde, arıza giderme aşamasında bulunduğu direkten elektrik çarpması sonucu düşmesiyle vefat ettiği, 08.05.2015 tarihli SGK Müfettiş inceleme raporunda olayın iş kazası olduğunun ve işverenin İş Sağlığı ve İş Güvenliği Mevzuat hükümlerine aykırı davranışı nedeniyle söz konusu kazada %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece aldırılan 27.06.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde ... sigortalının %40 oranında, davalı Dedaş’ın %20 oranında, davalı ... şirketinin %40 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, anılan rapora tarafların itirazı üzerine alınan 23.05.2017 tarihli kusur bilirkişi raporunda; ... sigortalının %10 oranında, davalı Dedaş’ın %30 oranında, davalı ... şirketinin %40 oranında, dava dışı ... Nakliyat İnş...Ltd. Şti.'nin %10 oranında, dava dışı ... şirketinin personeli ... ...’ın %10 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece 23.05.2017 tarihli raporun hükme esas alındığı ancak bahse konu bu raporlar arasında çelişki olduğu gibi raporlarda olayın meydana gelmesini önleme yönünden işverenin alması gerekli veya alabileceği önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususların ayrıntılı bir biçimde incelemek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hususlarının duraksamaya yer vermeyecek biçimde saptanmadığı, Mahkemenin de bu raporlar ile yetinerek karar verdiği anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza ve rücu dava dosyasındaki kusur raporunun da dosya kapsamına getirtilerek - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak bilirkişi heyetine konuyu yukarıda açıklandığı biçimde incelettirmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle - her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek bir karar vermekten ibarettir.." gerekçeleriyle bozma sebebine göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda Akçakale 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/276 Esas sayılı dosyasında sanık ... ... hakkında beraat kararı verildiği, sanık ... Biricik hakkında HAGB kararı verildiği, sanık ... ... hakkında HAGB kararı verildiği, Mardin SGK'ya yazılan müzekkere cevabında iş kazası nedeni ile rücu davası açılmadığının bildirildiği, 28.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda da görüleceği üzere davalı iş yeri nezdinde arıza ekibinde görevli olan kazazede ... ...'in, Akçakale ilçesindeki Güneren köyündeki elektrik arızasının giderilmesi için müdahalede bulunduğu sırada kaza yapması sonucunda vefat etttiği, 08.05.2015 tarihli SGK Müfettiş inceleme raporunda olayın iş kazası olduğu, işverenin %100 kusurlu olduğunun belirtildiği, iş güvenliği uzmanı bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 28.06.2022 tarihli bilirkişi raporunda olayın meydana gelmesinde, davalı Dedaş'ın %30 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Şirketinin %40 oranında kusurlu olduğu, yüklenici ... Nakliyat Şirketinin %10 oranında kusurlu olduğu, dava dışı ... ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu, kazazedenin %10 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, her ne kadar Asliye Ceza Mahkemesinde HAGB kararları verilmiş ise de; HAGB kararı mahkumiyet hükmü olmadığından Hukuk Mahkemesini bağlamadığı kanaatine varıldığı, dosyanın hesap bilirkişisine tevdii edildiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplama ve davacının ilk verilen kararı maddi tazminat yönünden istinaf ve temyizi olmadığından usulü kazanmış hakka riayet edildiği, olay sonrasında yaşanan acı, şok ve davacı eş ile çocuklar yönünden eşten ve babadan, davacı anne için evlattan yoksun kalmanın davacılarda meydana getirdiği ruhsal bozukluk nedeniyle davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacıyla yukarıda açıklanan ilkelere göre belirli bir meblağın davalı taraftan alınarak müteveffanın eşi ve çocukları ile annesinden oluşan davacı tarafa verilmesine karar vermek gerektiği, neticeten kazazedenin annesi ... ... yönünden şartları mevcut olmayan maddi tazminat talebi ile tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin kısımlarının reddine diğer taleplerin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davacı eş ... için 121.937TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... ... için 44.555 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 27.466 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 26.251 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 16.660 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 16.276 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 10.994 TL net maddi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'nin maddi tazminat talebinin reddine, davacı eş ... için takdiren 40.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı çocuk ... için 35.000,00 TL net manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı anne ... için 15.000 TL manevi tazminatın 03.08.2014 kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı .... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ülkenin ekonomik koşuları , tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve olayın tarihi gibi faktörler göz ardı edilerek 2018 tarihli tazminat miktarları içeren rapor ile hemen hemen aynı miktarları içeren raporun esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, güncel koşullar sebebiyle maddi tazminat miktarlarının hesabı için yeniden rapor alınması gerektiğini, davacı annenin maddi tazminat talebinin tamamen reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatların az olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı .... vekili temyiz dilekçesinde özetle; olayın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, dosyada kusur bakımından çelişkili raporlar olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fazla olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının yakınlarının tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanunu'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması 6100 sayılı HMK'nın 114/1-h maddesinde de belirtildiği üzere dava şartlarından olduğu gibi temyiz yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile Mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. 2.Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesinin 04.06.2020 tarihli ve 2019/100 E., 2020/627 K. sayılı kararına karşı davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden temyizi olmadığının anlaşılması karşısında, davacılar yönünden maddi tazminat tutarları kesinleştiğinden, iş bu hükme karşı temyiz başvurusunda bulunmasında hukuki yarar bulunmadığından temyiz başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Davacılar vekilinin manevi tazminatlara yönelik, davalı .... vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı HMKnun 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı dikkate alınmalıdır. 3.Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 3.Davalı .... vekilinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz dilekçesinin hukuki yarar yokluğundan .REDDİNE, 2. Davacılar vekilinin manevi tazminatlara yönelik, davalı .... vekilinin çocuklar için hükmedilen maddi tazminatlara ve tüm manevi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE, 3.Davalı .... vekilinin davacı eş için hükmedilen maddi tazminata tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 4-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 5.Fazla alınan temyiz harcının temyiz edene ilgiliye iadesine, 6.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Üye ...'nun muhalefetine karşı; Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oyçokluğuyla, 11.06.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Anayasa ile güvence altına alınan hukuki korunma hakkı (36 ncı madde) yalnızca şekli bir yargılama yapılmasını değil, bunun yanında adil ve doğru bir yargılamayı da gerektirmektedir. Adil yargılamanın teminatlarından biri de kanun yollarıdır. (Tolga Akkaya –Modern Usul Hukukunda İstinaf) Mahkeme kararlarının hukuka uygunluğunun bir üst mahkeme tarafından denetlenmesi Anayasal bir gerekliliktir. Anayasa Mahkemesine göre de mahkeme hakkı sadece ilk derece mahkemesine başvurmayı değil temyiz yoluna başvurmayı da kapsar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 341. maddesinde ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilen kararlar, HMK’nın 361. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilebilen kararları, 362. maddesinde ise bölge adliye mahkemelerinin temyiz edilemeyen kararları düzenlenmiştir. HMK’nın 373/4 maddesi gereğince, Yargıtayın bozma kararı üzerine, ilk derece mahkemesince bozmaya uygun karar verildiği takdirde bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir. Bu gibi hallerde, ilk derece mahkemesi kararlarına karşı istinaf yolu mevcut olmayıp, sadece temyiz yoluna başvuru mümkündür. İlk derece mahkemesince yanlış ve hatalı kararlar verilebilmektedir. Bu hataların giderilebilmesi ancak kanun yoluna başvuru ile mümkün hale gelir. Kararın aleyhine olduğunu düşünen taraf kararın denetlenmesini ve düzeltilmesini kanun yoluna başvurarak isteyebilir. Kanun yolları hakimin yapabileceği hatalar karşısında taraflara tanınmış yasal bir güvencedir. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesi ile iki aşamalı kanun yolu sistemi söz konusu olmakla birlikte, HMK’nın 373/4 maddesi kapsamına giren ilk derece mahkeme kararlarında sadece temyiz yoluna başvuru mümkün olup, kanun yoluna incelenmesinde yüksek parasal sınırın uygulanması halinde çok sayıda dosyada ilk derece mahkemesi kararına ilişkin kanun yolu incelemesi mümkün olmayacaktır. Bu ise hak arama özgürlüğünün ağır ihlali anlamına gelir. Hukuk davalarında asıl olanın her karar için denetim yoluna açık olmasıdır. Ancak HMK’da öngörülen parasal sınırların uygulanması gerektiği de açıktır. HMK’da, bölge adliye mahkemesi kararları için öngörülen parasal sınırın, ilk derece mahkemesi kararları için uygulanması, yasanın lafzına ve ruhuna aykırıdır. Mahkemeye erişim hakkı, kanun yoluna başvuru hakkını da içerir. Böylesi bir uygulama adil yargılanma hakkına, mahkemeye erişim hakkına ve hak arama özgürlüğüne aykırılık teşkil eder. Yargıtayın temyiz incelemesi yapıp ilk derece mahkemesi kararını bozmasından sonra bozma üzerine verilen kararda temyiz incelemesi yapılması, mahkemeye erişim hakkının bir gereğidir. HMK’da, ilk derece mahkemesince verilen kararların temyiz edilmesi halinde kesinlik sınırının tespitine dair açık bir hüküm bulunmadığından, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması gerekir. Kanun yolu başvuru sınırlarının başvurulacak kanun yoluna göre değil, kararı veren mahkemeye göre belirlenmesi gerekir. Hukuk Genel Kurulunun 24.06.2021 tarihli, 2021/4-307 Esas, 2021/833 Karar sayılı, 05.07.2023 tarihli, 2023/2-191 Esas, 2023/703 Karar sayılı kararlarında da bu husus vurgulanmıştır. Kanunda açık bir hüküm bulunmayan yoruma açık tartışmalı konularda hakkın engellenmesi de hakkın yoluna açan bir uygulamanın geliştirilmesi gerekir. Aksi halde bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle iki aşamalı kanun yolu sistemi uygulanan ülkemizde, istinaf inceleme sınırının çok üzerinde, ancak temyiz sınırının altında kalan çok sayıda ilk derece mahkemesi kararı esasa ilişkin hiçbir denetim yapılmadan kesinleşecek hak arama özgürlüğü ve mahkemeye erişim hakkı engellenmiş olacaktır. Açıkladığım nedenlerden dolayı; ilk derece mahkemesi kararlarına ilişkin temyiz yolu başvurusunda, HMK’nın 341/2 maddesindeki düzenlemenin ve parasal sınırın uygulanması gerektiği, bölge adliye mahkemesi kararlarına ilişkin HMK’nın 362. maddesindeki parasal sınırların uygulanması halinde, ilk derece mahkemelerinin çok sayıda kararının hukukiliğinin denetlenme imkanı ortadan kalkacağından, çoğunluğun temyiz talebinin miktardan reddine ilişkin kararına katılmıyorum. Dava Dilekçesi Oluştur --> Yargıtay Kararı Son Gönderiler Yapay Zeka ile Hukukta Yeni Dönem: Hızlı, Analitik ve İsabetli 26 June 2026 Yapay Zekâ Hukuk Dünyasını Nasıl Dönüştürüyor? 26 June 2026 Yapay Zeka ve Ceza Hukuku: Dijital Çağda Adaletin Yeni Yüzü 26 June 2026 Geleceğin Hukuku: Yapay Zeka ile Dönüşen Adalet 24 June 2026 Geleceğin Hukuku: Sosyal Ağlarda Çocuk Güvenliği ve Yapay Zeka 24 June 2026 İçtihat Arama Yargıtay Kararları Danıştay Kararları Bölge Adliye Mahkemesi Kararları Kanun Yararına Bozma Kararları Asliye Ticaret Mahkemesi Kararları Fikri Sinai Haklar Kararları Mevzuat Arama Kanunlar Cumhurbaşkanı Kararnameleri Bakanlar Kurulu Yönetmelikleri Cumhurbaşkanlığı Yönetmelikleri Cumhurbaşkanı Kararları Cumhurbaşkanlığı Genelgeleri Kanun Hükmünde Kararnameler Tüzükler Kurum ve Kuruluş Yönetmelikleri Üniversite Yönetmelikleri Tebliğler Mülga Mevzuat Tüm Mevzuatlar Dilekçe × Close Print Haber bültenimize abone ol Kayıt ol Kurumsal Biz Kimiz