T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/319 KARAR NO: 2026/276 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/09/2022 NUMARASI:2019/491 Esas - 2022/648 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ:22/10/2019 KARAR TARİHİ:05/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetin…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO:2023/319 KARAR NO: 2026/276 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:29/09/2022 NUMARASI:2019/491 Esas - 2022/648 Karar DAVA:Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ:22/10/2019 KARAR TARİHİ:05/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 29/11/2017 tarihinde, saat 22:10 sıralarında Çay-Bolvadin karayolu İstasyon köprüsünde meydana gelen yaralamalı ve ölümlü trafik kazasında, maliki davalı .... Şti olan ve davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracı ile şeride tecavüz ederek müteveffanın maliki olduğu ve olay günü sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarptığını, meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinden küçük ...'ın babası, diğer müvekkillerinin müşterek çocukları olan mütevveffa... olay yerinde hayatını kaybettiğini, 29/11/2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağında kazanın, ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in asli kusurlardan şeride tecavüz etme nedeni ile mütevvefanın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobile çarpması sonucu meydana geldiği tespit edildiğini, davalı ...'in kusurlu olduğu müteveffanın ise kusursuz olduğunun belirlendiğini, olay nedeni ile Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/215 esas sayılı dosyasında davalı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya sebebiyet verme nedeni ile dava açıldığını, davalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada aslı ve tek kusurlu olan taraf olduğunu, müteveffanın olay tarihinde ... Belediyesi'nde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi 14 yıllık bir devlet memuru olduğunu ve aylık maaşı ek ödemelerle birlikte brüt 5.325,69 TL civarında olduğunu belirterek müteveffanın çocuğu ... için 120.000,00 TL, annesi ... için 25.000,00 TL, babası ... için 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...şirketi yönünden kasko poliçesinde yazan miktarla sınırlı olmak üzere, diğer davalılar yönünden tamamından sorumlu olmak üzere kaza tarihi olan 29/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılar her biri için şimdilik 10 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 29/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; KTK 97.m uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediğini, 29/11/2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen... plakalı aracın müvekkili şirkete 25/09/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigorta şirketinin, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, kazazedenin koruyucu tedribatları kullanıp kullanmadığının araştırılması ve müterafık kusur durumu tespiti gerekmekte olduğunu,Genişletilmiş Kasko poliçesinde belirtildiği üzere kaza başı teminat limitinin 30.000 TL olduğunu, kazaya karışan iki aracın mevcut olduğunu, diğer kazazedelerin olası talepleri göz önünde bulundurulması gerektiğini, aksi halde kaza başı teminat limitinin aşılması ve diğer kazazedelerin tazminat taleplerinin karşılanmaması durumu ile karşı karşıya kalınabileceğini, dava dilekçesinde bahsi geçen 29/11/2017 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın müvekkili şirkete 14/08/2017-2018 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... (...) Poliçesi ile sigortalı olduğunu, söz konusu poliçede teminat limiti kişi başı 330.000 TL olduğunu, başvuruya konu kaza sebebiyle davacı müvekkili sigorta şirketine başvuru yapılması üzerine 08/02/2018 tarihinde müteveffanın annesi, babası ve çocuğuna toplam 231,870.43 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasar aşamasından yapılan ödemenin, poliçe tanzim tarihi itibariyle amir genel şartlara uygun olarak hesaplandığını, bakiye tazminatın söz konusu olmadığını, müteveffa bakımından bir iş kazası olduğunu, işveren poliçesinden destek tazminatını kapsayan bir ödeme yapılıp yapılmadığının, ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının ve aylık bağlanıp bağlanılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, ancak kanuni faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Şti. temsilcisi ... cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirkete ait araç minibüs olduğunu, memlekete düğüne giderken kazanın Çay-Bolvadin Karayolu istasyon köprüsünde meydana geldiği, şirkete ait ... plakalı aracın müteveffanın kullandığı ... plakalı araçla çarpışması sonucu araçlarının tamamen pert olduğunu, mahallinde yapılacak keşifle kusurun tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacıların maddi tazminat (...) davasının kabulüne: davacı (baba) ... ve davacı (anne) ...için 25.000,00 TL) davacı (çocuk) ... için 75.000,00 TL manevi tazminat davasının kabulü (davalı sigorta şirketinin poliçesi limiti olan 30.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ...A.Ş. vekili, davalı ... vekili ve davalı .... Şti. istinaf başvurusunda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesince 21/12/2022 tarihli istinaf değerlendirme kararı ile davalı ... Şti. istinaf süresi geçtikten sonra istinaf talebinde bulunduğu gerekçesiyle istinaf talebinin reddine karar verilmiş olup, bu ek karar adı geçen davalı vekili tarafından yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu belirtilerek istinaf edilmiştir. Davalı .... Şti. esasa ilişkin olarak da davacının taleplerinin fahiş olduğunu, tazminattan sorumlu olan esas kişi kazayı yapan ... olup, suçlarda ve cezada şahsilik ilkesi gereğince kazayı yapan kişinin ve sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davacının zenginleşmesine sebebiyet verecek düzeyde bir miktara hükmedildiğini, görev bakımından da asliye hukuk mahkemesi görevli olduğunu, kazanın oluş şekli bakımından ilgili kurumlarla yazışmalar yapılmayıp bilgi ve belge toplanmadan hüküm kurulduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, faizin haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken temerrüt tarihinden itibaren olmak üzere hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu yönünden belirlenen miktarların kasko ve sigorta poliçe limitlerinin hatalı ve eksik belirlendiğini, müvekkiller lehine düşük miktarda manevi tazminata hükmedildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Şirket tarafından kasko poliçesi kapsamında bağlı dosyasında ödeme yapıldığını, kaza başına manevi tazminat limiti 30.000 TL olduğunu ve konu kazaya ilişkin 2021.E.109101 sayılı tahkim dosyasında 10.000,00-TL ödeme yapıldığından kaza başına manevi tazminat limiti 20.000,00-TL poliçe limiti kaldığını, manevi tazminata hükmedilmesi halinde proporsiyon hesabı uygulanması gerektiğini, manevi tazminat talepli derdest dosyalar mevcut olduğunu, bu husus göz önünde bulundurulmamasının mükerrer ödemeye sebebiyet vereceğini, hükmedilen manevi tazminat tutarlarının fahiş oranda yüksek olup zenginleşmeye mahal verecek nitelikte olduğunu, manevi tazminatın Yargıtay uygulamaları esas alınarak yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararda tarafların gelirleri asgari düzeyde olup, kusur oranları göz önüne alındığında hükmedilen tazminat lazım gelenden fazla olduğunu, kusur durumuna ilişkin çelişki ortadan kaldırılmadan hüküm kurulduğunu, kazanın oluş yeri Bolvadin Afyon ili olması hasebiyle davanın yetkili mahkemesi Afyonkarahisar Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, ölümlü kazadan kaynaklanan tazminat davasında Asliye Ticaret Mahkemesi görevli ve yetkili olamayacağını, kazazede koruyucu tedribatları kullanıp kullanmadığı araştırılması ve müterafik kusur durumun tespiti gerektiğini, manevi tazminat miktarı belirlenirken, adalete uygun tazminat miktarı belirlenmesi gerektiğini, iş kazası mahiyetinde olduğundan tazminat hesabı yapılmasına karar verilmesi halinde, ödenen tutarlar hesaptan mahsup edilmesi gerektiğini ayrıca bu yönüyle davanın Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na ihbar edilmesi ve ...’nın da davaya dahil edilmediğini, kazaya karışan aracın Genişletilmiş Kasko poliçesinde ve trafik sigortası içinde koruma sigorta bedelleri çerçevesinde ödemelerin sigorta tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesinin 1. fıkrasında "Kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliği yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburdur. Bu takdirde bundan sonraki tebliğler bildirilen yeni adrese yapılır" düzenlemesi; 35. maddesinin 4. fıkrasında ise; "daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." düzenlemesi bulunmaktadır. TK'nun 35. maddesine göre davalı şirketin ticaret sicil adresine tebligat yapılabilmesi için, bu adrese daha önce bir tebligatın çıkarılması, borçlu şirketin adresten taşınması veya adresin kapalı olması nedeni ile tebligatın yapılamamış olması gerekir.Davalı .... Şti.'ye 24/01/2019 tarihli tensip zaptı Ticaret Sicil'de kayıtlı adresi olan "... Nilüfer/Bursa" tebliğ edilmiş, olup sonraki tebligatın iadesi üzerine de Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre aynı adrese tebliğ yapılmıştır. Davalı şirket Ticaret Sicil Gazetesi'nde 10/03/2022 tarihinde yapılan tescil ve ilan ile adres değişikliği yapmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 35/4. maddesinin açık düzenlemesi gereğince davalı şirketin ticaret sicilinde kayıtlı bulunan adresinin, bilinen en son adresi olduğu ve borçlu şirketin adres değişikliği yaptığı ve bu durumda eski adresine yapılan gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu anlaşıldığından, istinaf tarihinin öğrenme tarihi olarak kabul edilmesiyle istinaf talebi süresinde olduğu halde ek karar ile istinaf talebinin reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı .... Şti.'nin esasa ilişkin istinaf talepleri de inceleme konusu yapılmıştır. Dosya kapsamından 29/11/2017 tarihinde, saat 22:10 sıralarında Çay-Bolvadin karayolu İstasyon köprüsünde davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı aracın ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır.Kaza tespit tutanağına göre kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü ...'in 2918 sayılı Kanun'un 84. maddesinde belirlenen asli kusurlardan şeride tecavüz kusurunu işlediği, ... plakalı araç sürücüsü müteveffa...'ın kusursuz olduğu tespit edilmiştir. Yine Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 201/215 Esas 2019/141 Karar sayılı dosyasında ATK Trafik ihtisas Dairesi Başkanlığından alınan rapora göre, ... plakalı araç sürücüsü ...'in asli kusurlu olduğu, ...'ın kusursuz olduğu yönünde karar verilmiştir. Bolvadin Ağır Ceza Mahkemesinin 23/05/2019 tarih, 25/03/2019 2018/215 Esas ve 2019/141 Karar sayılı ilamı ile "Sanık ... geçişlerin yasak olduğu köprü üzerinde karşı yönden gelen trafiği tehlikeye düşürecek şekilde iki yönlü yolda karşı şeride girdiği, bu sırada şeridinde seyretmekte olan sürücü...'ın otomobiline çarpması sonucu meydana gelen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı hareketi nedeniyle asli kusuruyla trafik kazasının meydana geldiği ve sanığın asli kusuruyla bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olduğu ve olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir. Bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği mahkememizce sübut bulmuş, meydana gelen kazada 1 kişinin ölmesi ve birden fazla kişinin de yaralanması, sanığın asli kusurlu olması, müteveffanın kusurunun bulunmaması, mağdurlarda meydana gelen yaralanmalar da dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesi doğrultusunda cezalandırılması" karar verilmiştir. Kazanın ... plakalı araç sürücüsü ...'in şerit ihlali yapması ile gerçekleştiği ve bu nedenle davalı sürücünün tam kusurlu olduğu anlaşıldığından kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Kaza tespit tutanağına göre emniyet kemerinin takılıp takılmadığının belirsiz olduğunun anlaşılmasına göre müterafik kusura; açılan davada ... ve genişletilmiş kasko (...) sigortacısı açılan davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri görevli olacağından göreve; dava davalı ...A.Ş.'nin adresinde açıldığından mahkemenin yetkisine; tedavi gideri talebi bulunmadığından ...'nın davaya dahil edilmesi gerektiğine; Davalı ... Şti. işleten olarak zarardan sorumlu olduğundan sadece sürücü ...'in tazminattan sorumlu olduğuna ilişkin istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir.Maddi tazminatın belirlenmesi için yapılan hesaplama müteveffanın sağlığında... Belediyesinde çalıştığı ve kaza tarihinden önce son bordrosu Ekim 2017 tarihinde düzenlendiği aylık brüt ücretinin 5.251,72 TL net ücretinin ise 3.729,14 TL olduğunun tespit edildiği ve hesaplamanın buna göre yapıldığı anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir.22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, manevi tazminat miktarının yerinde ve yeterli olduğu anlaşılmakla tarafların bu yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 96/1. maddesinde "zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur" düzenlemesine; aynı maddenin 2. fıkrasında ise "başka tazminat taleplerinin bulunduğunu bilmeksizin zarar görenlerin birine veya birkaçına kendilerine düşecek olandan daha fazla ödemede bulunan iyiniyetli sigortacı, yaptığı ödeme çerçevesinde, diğer zarar görenlere karşı da borcundan kurtulmuş sayılır" düzenlemesine yer verilmiştir.KTK'nun 96. maddesindeki hükme göre, garameten ödeme ilkesi; bir rizikonun gerçekleşmesi ile zarar görenlerin birden fazla olması ve tazminat alacaklarının da sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta bedelinden fazla olduğu hallerde, zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat miktarı isteminden, sigorta bedelinin tazminat alacaklıları toplamına olan oranına göre indirim yapılmasını ifade etmektedir.Burada amaç, zarar görenlerin birden fazla olması halinde, sigortacının poliçede gösterilen limitle sorumlu olacağı da dikkate alınarak, zarar görenler arasında eşitliği sağlayıcı biçimde ve poliçe limitini de aşmayacak şekilde eşit paylaştırmanın sağlanmasıdır.Somut olayda kusurlu olan ... plakalı araç ...A.Ş. nezdinde genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olup, poliçede kaza başına manevi tazminat limiti 30.000 TL olarak belirlenmiştir. Aynı kaza nedeniyle Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru üzerine 2021.E.109101 sayılı karar ile 10.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmiştir. Sigorta şirketleri limit ile sorumlu olup kalan limit üzerinden manevi tazminata hükmedilmemiş olmaması doğru olmamıştır. Bu doğrultuda TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte Sigorta şirketinin manevi tazminata ilişkin kalan poliçe limiti 20.000,00 TL ve birden fazla olduğu dikkate alındığında sigorta şirketi bakımından davacı çocuk için 10.000,00 TL, diğer davacılar olan anne baba için ise ayrı ayrı 5.000,00 TL olarak manevi tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir. Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten ve sürücü bakımından talebe uygun olarak ıslah edilen kısım içinde kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru olmadığından istinaf talebi yerinde görülerek hüküm bu yönden düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; davalı .... Şti. ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacılar ve davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : A- Davalı .... Şti.'nin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, Davacılar vekili ile davalı ...A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre: 1-)Davanın KABULÜNE, 2-)Davacı (Baba) ...'ın maddi tazminat (...) davasının KABULÜ ile, toplam 82.682,45 TL maddi tazminatın; davalılar ... ve .... Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ; davalı sigorta şirketi yönünden ise toplam 10.821,21 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan (davalı sigorta şirketin, trafik sigorta poliçesi limiti olan 330.000 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-)Davacı (Anne) ...'ın maddi tazminat (...) davasının KABULÜ ile toplam 125.915,61 TL maddi tazminatın; davalılar ... ve .... Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalı sigorta şirketi yönünden ise toplam 16.479,77 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalılardan (davalı sigorta şirketinin, trafik sigorta poliçesi limiti olan 330.000 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 4-)Davacı (Çocuk) ...'ın maddi tazminat (...) davasının KABULÜ ile toplam 61.062,13 TL maddi tazminatın; davalılar ... ve .... Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ; davalı sigorta şirketi yönünden ise toplam 7.991,78 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; davalılardan (davalı sigorta şirketin, trafik sigorta poliçesi limiti olan 330.000 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacı ...'a verilmesine, 5-)Davacı (Baba) ...'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... ve .... Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden; davalı Sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin poliçesi limiti olan 5.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 6-)Davacı (Anne) ...'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile; 25.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve... Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden; davalı Sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin kasko poliçesi limiti olan 5.000,00 TL ile sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 7-)Davacı (Çocuk) ...'ın manevi tazminat davasının kısmen KABULÜ ile; 75.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve...Şti. yönünden haksız fiil/kaza tarihi olan 29.11.2017 tarihinden; davalı Sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte; (davalı sigorta şirketinin 10.000,00 TL kasko poliçe limitiyle sınırlı ve sorumlu olması ve tüm davalılar yönünden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak işbu davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin davanın/talebin reddine, 8-)Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen miktarlar (394,.660,19 TL) üzerinden alınması gereken 26.959,24 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 580,74 TL harç ile ıslah sonrasında yatırılan 4.605,00 TL harcın mahsubuyla bakiye 21.773,50 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, 10-)Davacılar tarafından yapılan 44,40 TL başvurma harcı 580,74 TL peşin harcı, 4.605,00 TL ıslah harcı, 6,40 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 5.236,54 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken verilmesine, 11-)Davacı tarafından yapılan 456,65 TL posta ücreti, 1.000,00 TL Mahkememizce temin edilen bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.456,65 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara müştereken verilmesine, 12-)Davacı (Baba) ...'ın maddi tazminat (...) davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 13.229,19 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 13-)Davacı (Anne) ...'ın maddi tazminat (...) davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 19.887,34 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 14-)Davacı (Çocuk) ...'ın maddi tazminat (...) davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.769,94 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 15-)Davacı (Baba) ...'ın manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 5.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), 16-)Davacı (Anne) ...'ın manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nispi/ maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 5.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), 17-)Davacı (Çocuk) ...'ın manevi tazminat davasında kendini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1,10/4 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 12.00,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin 10.000,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla), 18-)Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden davacı (Çocuk) ...'ın manevi tazminat davasında reddedilen miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/1, 10/2, 3/2 maddeleri uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin bu davacıdan alınarak işbu davalıya verilmesine, Davalı ...A.Ş'nin kalan limiti ile sorumlu olacak şekilde manevi tazminat belirlendiği ve bu nedenle red edilen miktar bulunmadığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 19-)Davalılar tarafından vekille temsil dışında yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 20-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,) B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ; 1-Davacılar ve davalı ...A.Ş. tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendilerine iadesine, 2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından tarafından yapılan 184,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılar davalılar ... ve .... Şti.den tahsili ile davacılara verilmesine, b-İstinaf aşamasında davalı ...A.Ş. tarafından yapılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacılardan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, c- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 26.959,24 TL harçtan peşin alınan 6.877,32 TL harcın mahsubu ile bakiye 20.081,92 TL harcın davalılar .... Şti. ile ...'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davalı ...'in yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda,HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026