T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2049 - 2026/831 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2049 KARAR NO : 2026/831 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : 2022/348 Esas 2024/352 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit …
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/2049 - 2026/831 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2049 KARAR NO : 2026/831 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/05/2024 NUMARASI : 2022/348 Esas 2024/352 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) KARAR TARİHİ : 21/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/04/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/05/2024 tarih ve 2022/348 Esas - 2024/352 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine olarak kullanılmış suların uzaklaştırılması bedeli adı altında belirlenen bedel üzerinden fatura tanzim edilerek, müvekkili şirketi ciddi miktarda borçlandırıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı belediye ile herhangi bir husumet tehdidi ile karşılaşmamak adına ödemelerde bulunulduğunu, müvekkili şirket adına tanzim edilen fatura bedelleri fahiş olduğundan daha önceki ödenen fatura bedellerinin ticari faiziyle iadesine ve tanzim edilen bedeli ödenen ve ödenmemiş faturalar nedeniyle müvekkili şirketin borçlu olmadığını, müvekkili şirketin faaliyet konusunun hayvancılık olduğunu, davalı kurumun alacak iddiasının dayanağı kullanılmış suyun uzaklaştırılması bedeli olduğun, müvekkil şirketin çiftliğinde beslediği hayvanlar için kuyu suyu kullandığını, bu su ile ilgili ticari faaliyette bulunmadığını, müvekkili şirkete davalı kurum tarafından ... abone nolu ve ... sayaç no ... sözleşme numarası üzerinden fatura tanzim edildiğini, davalı kurumun müvekkili şirket adına 28/01/2022 fatura tarihli ve ... nolu fatura ve 1.821.637,00-TL bedelli fatura tanzim edildiğini, müvekkili şirket tarafından bu alacak iddiasına ve hesaplamaya 31/01/2022 tarihli dilekçe ile itiraz edildiğini, davalı kurum tarafından 22/02/2022 tarihli ve E-39469965-220.99-71029 sayılı yazı ile itirazın incelendiğini ve yeniden hesaplama yapıldığının belirtildiğini, yazı içeriğinde müvekkil şirketin ... nolu aboneliğine bağlı olarak 2022/ ocak döneminde çıkan 2021 yılı için 300.278,98-TL ve 2022 ocak ayı şehir tarifesine göre 41.648,77-TL olmak üzere toplam 341.940,88-TL borcu olduğunun beyan edildiğini, davalı kurumun müvekkili şirkete su temin etmediğini, kullanılmış su uzaklaştırma hizmeti vermediğini, müvekkil şirketin kendi imkanları ile kuyudan temin ederek hayvanlara içirdiğini, davalı kurumun hizmet vermediği halde müvekkili şirketten bugüne kadar KSU bedeli tahsil ettiğini, arabuluculuğa başvurduklarını ve anlaşamama tutanağının hazırlandığını belirterek davaya konu faturaların icra takibine konulmasının ve yeni fatura tanzim edilmemesi için ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkili şirktin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini, davalı kurumun tahsil ettiği ve tanzim ettiği tüm fatura bedellerinin toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: ... Genel Müdürlüğü’nün yapmış olduğu işlemler ilgili mevzuat hükümleri uyarınca tesis edilmiş olup, hukuka uygun olduğunu, Davacı ... A.Ş. ... Mh. ... Sk. No:180 ... adresinde bulunan taşınmazı içerisindeki artezyan kuyusunda ürettiği su için Genel Müdürlükleri ile 19/12/2019 tarihinde kullanılmış suyun uzaklaştırılması ... abone no ile sözleşme imzaladığını, imzalanan sözleşme gereği yürürlükte olan ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağı davacı tarafça kabul edildiğini, abonelik sözleşmesi iptal edilmediği için de ilgili mevzuat ve ilgili ücret tarifesi uygulanmak zorunda olduğunu, İdareye ait ücret tarifeleri her yıl ... Genel Kurulu (Büyükşehir Belediye Meclisi) tarafından ilgili mevzuatlar çerçevesinde yeniden belirlenmekte olup, ilgili ücret tarifesinde belirtilen parasal miktara göre, KSUB bedelinin faturaya yansıltıldığını, davacı tarafça, KSUB bedelinin faturaya yansıtılmasına ilişkin faturanın dayanağı olan ilgili yönetmelik maddesinin ve ilgili yıllık ücret tarifesinin davacı tarafı ilgilindiren kısmının iptali istemi ile idare mahkemesinde dava açılıp açılmadığının, davacı taraf vekilinden sorulmasını talep ettiklerini, davanın konusu ve davacı vekilinin talepleri incelendiğinde hem menfi tespit davası hemde ihtirazi kayıtsız olarak abone sözleşmesi gereği ödenen paraların ticari faiz ile birlikte taraflara ödenmesi talebini dava dilekçesinde yazıldığını, öncelik ile, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin niteliği gereği ticari faiz uygulanmasının mümkün olmadığını, ... Genel Müdürlüğünün kamu kurumu olduğunu, dolayısı ile, davacı vekilinin ticari faiz talebinin reddi gerektiğini, 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun, tarifelerle ilgili hazırlanacak olan yönetmelik ve abonelerin kimler olacağı, verilecek hizmetin neler olacağı gibi hususlarını tamamen belirlemediklerini, bu nedenle yönetmeliğin her ne kadar 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanuna dayanılarak hazırlansa da 5216 Sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu, 5393 Sayılı Belediye Kanunu, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu, 2872 Sayılı Çevre Kanunu, 3194 Sayılı İmar Kanunu ve diğer kanunlara aykırı olmasıırı mümkün olmadığını, 2872 Sayılı Çevre Kanunun 11. Maddesinin 7. paragrafında “Atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların dışında iskâna konu her türlü kullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur” hükmüyle 2560 Sayılı Kanuna atıfta bulunduğunu, usule ilişkin itirazları incelenerek, usule ilişkin talepleri yönünden mahkememizce karar verilemesini, davacı vekilince dava dilekçesinde belirttilen ... aleyhine olan tüm hususların ve taleplerinin reddine, eğer mahkememiz aksi kanaate ise keşif yapılarak davacı tarafın kullandığı sulardan dolayı atık yaratıp, yaratmadığı arıtma sisteminin olup olmadığı ve kullanılan suların ne şekilde değerlendirildiği konusunda uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmasını ve ilgili mevzuat ve ilgili yıl mali ücret tarifeleri kapsamında değerlendirilmek sureti ile hukuki durumun belirlenmesine, yargılamanın harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Yukarıya metni alınan 2560 sayılı Yasa'nın 23. maddesi uyarınca davalı idarenin kanalizasyon şebekesi bulunan yerlerdeki abonelerden kullanılmış suların uzaklaştırma bedeli (atık su bedeli) tahsilatı yapma hakkı bulunmaktadır. Kanalizasyon şebekesi bulunmayan fakat idarenin vidanjörle septik çukurları boşaltma hizmeti verdiği abonelerden ise 'septik çukurların boşaltılması gideri' talep etme hakkı bulunmaktadır. Talep edilebilecek bu giderin Yönetmeliğe uygun olarak çıkartılacak tarifede ayrıca gösterilmesi gerekmektedir. Somut olayda davalı taraf düzenlediği davaya konu faturalarda davacı aboneden; "septik çukurların boşaltılması gideri" değil kullanılmış suların uzaklaştırma bedeli (atık su bedeli) talep etmiştir. Bu talep, idarenin aboneye kanalizasyon hizmeti vermemesi nedeniyle haksızdır. Bu nedenlerle davanın kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. V- KANUN YOLLARI 6100 sayılı HMK 341. maddesi gereğince hüküm tarihi itibariyle miktar veya değeri 28.250,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Somut olayda, mahkememizdeki dava konusu bu tutarın üzerinde olduğundan hükme karşı tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı bulunmaktadır. İstinaf talebinin kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer asliye ticaret mahkemesine verilecek dilekçeyle yapılması gerekmektedir Davanın KABULÜ ile; ... nolu aboneliğe dayalı olarak davalı tarafından düzenlenen 28/01/2022 tarihli ... Nolu 11/02/2022 son ödeme tarihli fatura ( ... Abone Dairesi Başkanlığı' nın 22/02/2022 tarihli yazısı ile 341.940,88 TL olarak yeniden düzenlenen) nedeniyle davacının davalıya 341.940,88 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı ... A.Ş.'nin ... Mh. ... Sk. No:180 ... adresindeki taşınmazında artezyen kuyusu kullandığını ve 19/12/2019 tarihinde ... abone no ile kullanılmış suyun uzaklaştırılması sözleşmesi imzaladığını, bu sözleşme gereği yürürlükte olan ilgili mevzuat hükümlerinin uygulanacağını davacı tarafça kabul edildiğini, idareye ait ücret tarifelerinin her yıl ... Genel Kurulu tarafından ilgili mevzuatlar çerçevesinde yeniden belirlendiğini, davacı tarafça KSUB bedelinin faturaya yansıtılmasına ilişkin faturanın dayanağı olan ilgili yönetmelik maddesinin ve ilgili yıllık ücret tarifesinin iptali istemiyle İdare Mahkemesi'nde dava açılıp açılmadığının davacı vekilinden sorulması taleplerinin mahkemece değerlendirilmediğini, davacının tacir olması ve Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin 2. fıkrası gereği tanzim edilen her faturaya 8 gün içerisinde itiraz etmemesi nedeniyle fatura içeriğini kabul etmiş sayıldığını, ihtirazi kayıtsız olarak ödenen davaya konu edilen tüm fatura bedelleri ile alakalı parasal miktarlara ilişkin taleplerin hem menfi tespit hem de istirdat talebi yönünden menfaat yokluğu nedeni ile usulden reddi taleplerinin yerel mahkemece hiçbir şekilde irdelenmediğini, mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesi gereği davayı aydınlatma görevinin yerine getirilmesi ve davacı vekilinin taleplerini ayrıştırması için süre verilmesi taleplerinin araştırılmadığını, davacı tarafın defterlerinin ibrazının istenerek davaya konu edilen tüm faturaların kaydının yapılıp yapılmadığının incelenmesi taleplerine dair yerel mahkemece yeterli inceleme ve araştırma yapılmadığını, fatura borcu ödendikten sonra kural olarak menfi tespit davası açılamayacağından, davacının ödediği ve ihtirazi kayıtsız olarak ödediği faturalara ilişkin parasal miktarlar yönünden açılan davanın istirdat davasının konusu olduğunu ve reddine karar verilerek reddedilen kısım yönünden vekalet ücreti talep edildiği hususlarının mahkemece hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, menfi tespit ve istirdat davalarının kural olarak Asliye Hukuk Mahkemelerinde görüldüğünü, iş bu davanın ticari dava olmaması sebebiyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu yönündeki görev itirazlarının kabul edilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi taleplerinin değerlendirilmediğini, istirdat davasındaki 1 yıllık hak düşürücü süreye ilişkin zamanaşımı itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, hem menfi tespit hem de istirdat davası aynı kanun maddesinde düzenlenmiş olsa dahi dava açma şartlarının farklı olup aynı davada açılmasının mümkün olmadığını, borçlu menfi tespit davasında tedbir kararı almamış ve söz konusu borcu ödemiş ise davaya istirdat davası olarak devam edilmesi gerektiğini, yerel mahkemece bu hususun incelenerek davaların ayrılmasına karar verilmesini, aksi kanaat oluşur ise istirdat davası yönünden de açılmış olan iş bu davanın istirdat davası yönünden reddine karar verilmesi taleplerinin incelenmediğini, ... Genel Müdürlüğü Abonelik Hizmetleri Ve Tarifeler Yönetmeliği'nin Altıncı Bölümünün Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Tarifesinin 24., 25. ve 26. maddeleri ile 2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun 11. maddesi gereği KSUB ücretlerinin belirlendiğini, Genel Müdürlüğün ücret tarifesinde herhangi bir maddi hata bulunmadığını, davacının ilgili mali ücret tarifelerine yasal süre içerisinde dava açmadığını, dava konusu edilen KSUB bedeline ilişkin faturalar ve parasal miktarların yapılan işlemlerde kanun ve yönetmelikler dışına çıkılmadığı gibi ilgili mali yıl ücret tarifesinin uygulandığını, bu sebeple ilgili yönetmelik maddelerinin ve ilgili mali ücret tarifelerinin KSUB bedeline ilişkin kısımlarının iptali için davacı tarafça dava açılmaması nedeniyle faturaların dayanakları yürürlükte olduğundan davanın reddi gerektiğini, Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 23.12.2009 tarih ve 2009/8618 E. - 2009/15266 K. sayılı ve 24.09.2010 tarih ve 2009/6339 E. - 2010/12000 K. sayılı içtihat kararları ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 05.03.2003 tarihli ve 2003/13-139 E.-2003/142 K. no'lu kararlarında artezyen suyu kullananların da atık su bedeli ödemekle yükümlü olduğunun ve kanalizasyon teşkilatı olmasa dahi atık su bedeli alınması gerektiğinin kesin hükme bağlandığını, 27.10.2010 tarih ve 27742 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmeliğin 4. maddesinin (ı) fıkrasında belirtilen kirleten öder ilkesi gereği atıkların oluşturduğu çevresel kirlenme ve bozulmayı önlemek için yapılan tüm harcamaların kirletenler tarafından karşılanacağını, insanların ikamet ettikleri veya çalıştıkları yerlerde su tüketimi ve dolayısıyla atık su oluşumunun kaçınılmaz olduğunu, 17/08/2022 tarihli tutanakta ... nolu abonelikten kullanılan suyun yemekhane ve temizlikte kullanıldığının ve başka bir su aboneliği bulunmadığının belirtildiğini, davacı vekilinin hem menfi tespit hem de istirdat taleplerinin yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, idarece ilgili mevzuata ve ilgili yıllık ücret tarifesine göre işlem yapıldığını belirterek, .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.05.2024 tarih, 2022/348 E.-2024/352 K. Sayılı hukuka aykırı kararının istinaf dilekçesi içeriğinde beyan edilen gerekçeler göz önüne alınarak kaldırılmasına, haksız açılan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kullanılmış suyun uzaklaştırılması bedelinden kaynaklı faturaya konu borçtan borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin istirdadı talebine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince; davalı kurum tarafından müvekkili şirket aleyhine kullanılmış suların uzaklaştırılması bedeli adı altında belirlenen bedel üzerinden fatura tanzim edildiği, müvekkili şirket tarafından davalı belediye ile herhangi bir husumet tehdidi ile karşılaşmamak adına ödemelerde bulunulduğu, müvekkili şirketin faaliyet konusunun hayvancılık olduğunu, davalı kurumun alacak iddiasının dayanağının kullanılmış suyun uzaklaştırılması bedeli olduğunu, müvekkil şirketin çiftliğinde beslediği hayvanlar için kuyu suyu kullandığını, bu su ile ilgili ticari faaliyette bulunmadığını, davalı kurumun müvekkili şirkete su temin etmediğini, kullanılmış su uzaklaştırma hizmeti vermediğini, müvekkil şirketin kendi imkanları ile kuyudan temin ederek hayvanlara içirdiğini, davalı kurumun hizmet vermediği halde müvekkili şirketten bugüne kadar KSU bedeli tahsil ettiğini beyanla, menfi tespit ve istirdat istemiyle ....Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/348 esas sayılı dosyasında iş bu davanın açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 21/05/2024 tarih 2022/348 Esas- 2024/352 Karar sayılı ilamı ile " Davanın KABULÜ ile; ... nolu aboneliğe dayalı olarak davalı tarafından düzenlenen 28/01/2022 tarihli ... Nolu 11/02/2022 son ödeme tarihli fatura ( ... Abone Dairesi Başkanlığı' nın 22/02/2022 tarihli yazısı ile 341.940,88 TL olarak yeniden düzenlenen) nedeniyle davacının davalıya 341.940,88 TL borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin reddine,..." karar verildiği, davalı vekilince kararın kaldırılması istemiyle istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. 2872 sayılı Çevre Kanunu Tanımlar: Madde 2 – (Değişik: 26/4/2006-5491/2 md.) Bu Kanunda geçen terimlerden; ... Atıksu: Evsel, endüstriyel, tarımsal ve diğer kullanımlar sonucunda kirlenmiş veya özellikleri kısmen veya tamamen değişmiş suları, Atıksu altyapı tesisleri: Evsel ve/veya endüstriyel atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve alıcı ortama verilmesinin sağlandığı sistem ve tesislerin tamamını, Arıtma tesisi: Her türlü faaliyet sonucu oluşan katı, sıvı ve gaz halindeki atıkların yönetmeliklerde belirlenen standartları sağlayacak şekilde arıtıldığı tesisleri, ... ifade eder. Madde 11/4.Atıksuları toplayan kanalizasyon sistemi ile atıksuların arıtıldığı ve arıtılmış atıksuların bertarafının sağlandığı atıksu altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde 20/11/1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların dışında iskâna konu her türlü kullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur. Madde 11/6. Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz. 2560 Sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun; Madde 2 — İSKİ'nin görev ve yetkileri şunlardır. b) Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek, c) Bölge içindeki su kaynaklarının, deniz, göl, akarsu kıyılarının ve yeraltı sularının kullanılmış sularla ve endüstri artıkları ile kirletilmesini, bu kaynaklarda suların kaybına veya azalmasına yol açacak tesis kurulmasını ve bu tür faaliyetlerde bulunulmasını önlemek, bu konuda her türlü teknik, idari ve hukuki tedbiri almak, Madde 24 — Şebeke olmayan yerlerde yapılacak tesisler: Şehir kanalizasyon şebekesinin henüz tesis edilmediği ve uygun bir boşaltma sağlanamayan alanlarda kullanılmış sular, sağlık ve fenni şartlara uygun septik çukurlara verilebilir. Bunların İSKİ'nin belirteceği esaslara uygun olarak yapılması gereklidir. ... Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliği Madde 1 (Amaç); Bu yönetmeliğin amacı, su satışı, kanalizasyon tesisi bulunan yerlerdeki kullanılmış suların uzaklaştırılması ile bu işlemlere ilişkin hizmetlerle ilgili tarifelerin hangi esaslara göre tespit edileceğini ve uygulanacağını belirlemektir. Madde 7 (Abonenin Tanımı); b) Kullanılmış su abonesi olmak üzere 2 tür abone vardır. Her su abonesi, ayrı bir sözleşme yapmaya gerek görmeksizin aynı zamanda kullanılmış su abonesidir. Su abonesi olmaksızın ...'nin su hizmetlerinden yararlanmayıp, kendi imkânları ile su temin ederek (Kaptaj, kuyu, sondaj vb.) sadece kanalizasyon hizmetlerinden faydalananlarda kullanılmış su üreteceklerinden bu gibilere kullanılmış su abonesi sözleşmesi yapılır. Madde 8 (Abone Türleri); h) Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Abonesi; ...'nin su hizmetlerinden yararlanmayıp yalnızca kanalizasyon hizmetlerinden yararlanan konut, işyeri ve sanayi tanımına giren özel ve tüzel kişilerdir. Kuyu, kaptaj, havuz ve benzeri tesislerden veya tankerle yer altı ve yüzeysel suları temin ederek kullanıp atan özelve tüzel kişilere ait aboneliklerdir. Madde 15 (Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Tarifesi) Her su abonesi tükettiği kadar suyu kirleteceğinden, bunların uzaklaştırılması için kullanılmış su bedeli ödemekle yükümlüdür. KSUB (Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması) maliyetleri 2560 sayılı yasanın 23. maddesine göre hesap edilir. Tüketilen beher m* su üzerinden alınan kullanılmış su bedeli, bu yönetmeliğin 10. maddesinde sayılan yönetim ve işletme giderlerinin ve aktifleştirilemeyen yenileme, ıslah ve tevsii masraflarının toplamına Genel Kurul tarafından belirlenecek bir kar oranı ilave edilerek, tahmini su satış miktarına bölünmesiyle bulunur. Ancak toplu su satışı, bu miktara dâhil edilmez. Madde 16 (Şebeke Suyu Haricinde Su Kullanan KSUB Aboneleri) 1) Şehir şebeke suyu haricinde, kendi imkânları ile kuyu vb. yerlerden elde ettikleri suyu, kullanıp kanalizasyona atan özel ve tüzel kişiler de, türlerine göre KSUB bedeli ödemek durumunda olduklarından, ...'ye müracaat ederek abone sözleşmesi yapmak zorundadırlar. 4) Sayaç olmayan yerlerde KSUB miktarının tespiti, aşağıda belirtilen esaslara göre yapılır. a) Konut abonelerinde, ayda 30 m” su tüketildiği kabul edilir. b) Konut dışı abonelerde, çalışan insan sayısı, aboneliğin özellikleri, emsal abonelerin tüketimleri veya varsa daha önceki şebeke suyu sarfiyatı gibi ölçüler dikkate alınarak KSUB tahakkukuna esas alınacak tüketim miktarı bulunur. 7) Kanalizasyon şebekesi yoksa, 2872 Sayılı Çevre Kanunun 11. Maddesi ve ... Tarifeler Yönetmeliğinin 18. Maddesi uygulanır. Madde 18 Kanal Bağlantısı Olmayan Aboneler; ... Genel Müdürlüğünün görev ve hizmet alanı içerisine giren yerleşim yerleri ile orman köylerinde kanalizasyon şebekesi bulunup bulunmamasına bakılmaksızın, bu yerlere uygulamadaki geçerli KSUB tarifesinden tahakkuk dönemlerindeki su tüketim miktarına göre Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması Bedeli tahakkuk ettirilir. Ancak, verilecek olan vidanjör hizmetinden ücret talep edilmeyecektir. Diğer taraftan, davacıya ait iş yerinin bulunduğu adreste, davalı idarenin kanalizasyon hattının bulunmadığı, uyuşmazlık konusu değildir. Diğer bir anlatımla, davalı idare, bahse konu yerde bir kanalizasyon hizmeti vermemektedir. Bu durumda, davalı idare tarafından Tarifeler Yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca, kanalizasyon hizmeti verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmiş olması da, hukuki dayanaktan yoksundur. (HGK'nın 22.01.2014 gün ve 2013/13-508 E. 2014/39 K. ve 20.01.2016 gün ve 2014/13-193 E. 2016/16 K. sayılı ilamları da aynı yöndedir) Kaldı ki; 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 11. Maddesini değiştiren 5491 sayılı Kanunun 8. maddesi ; "...Atıksu altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atıksu miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmünü içermekte olup, " kanalizasyon sistemini kullanacak olanlardan " bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın atıksu ücreti alınması hususunu düzenlemektedir. Davacının işletmesinin bulunduğu yerde kanalizasyon hizmetinin bulunmadığı hususu birlikte değerlendirildiğinde, anılan kanun hükmünün işbu davada uygulama yeri bulunmamaktadır. (Yargıtay 3.HD. 21/10/2019 tarih, 2018/7917 Esas- 2019/8164 Karar) Dosya kapsamı incelendiğinde, dava konusu ... Mahallesi ... nolu parsel içerisinde kalan Büyükbaş Hayvan Ahırlarının hemen kuzeyinde Tarımsal amaçlı işletmenin Arazi Sulama ihtiyacı ile hayvanların ve gündelik işlerde kullanılmak üzere bir adet tesis edilmiş su kuyusu bulunduğu, yine dosya kapsamında davacı ... Dayanıklı Tüketim Mallan Pazarlama A.Ş. adına ... Nolu Yeraltısuyu Arama Belgesi ( Kuyu Açma İzin Belgesi ) ve ... Nolu Yeraltı Suyu Kullanma Belgesinin ( Kuyu Ruhsatı ) yer aldığı, dava konusu yerde ... tarafından herhangi bir kanalizasyon tesis ve şebekesinin bulunmadığı, atık suların yer altına sızdırma yolu ile ve güney taraftaki açık kanala ( DSİ Drenaj Kanalı) açıktan tahliye yöntemi ile uzaklaştırıldığı, davacının işletmesinin bulunduğu yerde davalı idarenin kanalizasyon hizmetinin bulunmadığı gibi DSİ drenaj kanalının davalıya ait bir arıtma tesisinde sonlandığı yolunda bir savunmanın da olmadığı , dolayısıyla davacıdan talep edilen kullanılmış suların uzaklaştırma bedelinin (atık su bedeli) haksız olduğu, ilk derece mahkemesince aynı gerekçelerle verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesi ile hüküm fırkasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 23.357,98 TL istinaf nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 5.840,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 17.517,98 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- İstinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.21/04/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır