8. Hukuk Dairesi 2014/16319 E. , 2014/16347 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın adiyeti ... ile Hazine ve ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın aidiyeti davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.11.2012 gün ve 308/253 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 16 parsel sayılı
**8. Hukuk Dairesi 2014/16319 E. , 2014/16347 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Muhdesatın adiyeti ... ile Hazine ve ... ve müşterekleri aralarındaki muhdesatın aidiyeti davasının reddine dair Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 21.11.2012 gün ve 308/253 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu 16 parsel sayılı taşınmazda 14/56 oranında hissesi bulunduğunu, davalılardan ...'nin kamulaştırma işleminden dolayı taşınmazda hissedar olduğunu, kamulaştırma işleminden önce taşınmazın hissedarlar arasında yapılan rızai taksime göre kullanıldığını, taşınmaz üzerinde bulunan 5-6 yaşlarındaki 607 adet nar ağacının müvekkili tarafından ekildiğini, bu hususun Altınözü Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2011/12D. İş sayılı kararı ile tespit edildiğini açıklayarak; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan 607 adet nar ağacının davacı müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine vekili; dava konusu taşınmazın Asi Nehri kıyısında bulunduğunu ve 25-30 gündür su altında olduğunu, taşınmazın tapu kaydında ağaç ekildiği yönünde şerh veya beyan bulunmadığını, 2011/12D. İş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Diğer davalılara usulüne uygun tebligatlar yapılmasına rağmen duruşmalara katılmamışlar ve herhangi bir beyanda da bulunmamışlardır. Mahkemece, her ne kadar davacı vekili dava konusu taşınmaz üzerindeki nar ağaçlarının müvekkili tarafından ekilip yetiştirildiğini iddia etmiş ise de, bu hususta herhangi bir delil ve emare elde edilemediği gerekçesiyle durum reddine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; özellikle 21.09.2011 tarihli tespitte ve tespit sonrası Ziraat Bilirkişi tarafından düzenlenen 23.09.2011 tarihli bilirkişi raporuda; taşınmaz üzerinde 607 adet verimli nar ağacı olduğu belirlenmiştir. Ancak; söz konusu ağaçların 56.098,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamına mı yoksa kamulaştırılan kısıma mı ekildiği (dikildiği) konusunda tereddüt oluşmuştur. Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydının ve çap krokisinin ilk tesisinden itibaren getirtilerek, kamulaştırmaya ilişkin evraklar ve kroki de eklenerek, taşınmazın kısmen mi yoksa tamamen mi kamulaştırmaya konu olduğunun belirlenmesi, 17.05.2012 tarihli keşif neticesinde, keşife katılan Fenni Bilirkişi .... tarafından düzenlenen 17.05.2012 tarihli krokide nar ağacı ekili olduğu belirtilen ve kırmızı renkli boyalı olan kısım ile taşınmazın çap krokisinin çakıştırılarak, nar ağacı ekili bölümün kamulaştırılıp kamulaştrılmadığının tespit edilmesi, tespit dosya da dikkate alınarak; ziraatçi bilirkişiden teknik usullere göre nar fidanlarının kaç m2 ara ile dikildiği, 607 adet nar ağacının kaç m2 alanda bulunabileceği ve taşınmazın bu kısmının daimi olarak su altında kaldığı ifade edilmesi karşısında bu yerdeki ağaçların kamulaştırma işlemi tarihindeki bedellerinin tespiti hususlarında rapor alınması gerekmektedir. Mahkemece, yukarıda açıklanan araştırma ve incelemeler yapılmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davacı vekilinin, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve HUMK'nun 440/I maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 21,15 TL peşin harcın istek halinde iadesine 18.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.