Başvuru, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, kamulaştırma bedelinin düşük belirlenmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvurucular; İzmir'in Kemalpaşa ilçesi, Ansızca Köyü'nde bulunan 1832 parsel sayılı 133,92 m² yüz ölçümüne sahip taşınmazın malikidir. 13/8/2012 tarihli Bakanlar Kurulu kararıyla taşınmazın lojistik merkezi kurulmak üzere acele kamulaştırılmasına karar verilmiştir. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı (İdare) tarafından Kemalpaşa Asliye Hukuk Mahkemesinde (Mahkeme) acele kamulaştırma kararı nedeniyle dava açılmış, kamulaştırma bedeli bilirkişi raporuyla 493,01 TL olarak tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda taşınmazın belediye hizmetlerinden yararlanmadığı, sulu tarım arazisi niteliğinde olduğu; üzerinde meyve ağacı bulunmadığı açıklanarak net gelir yöntemine göre buğday, kavun, sivribiber münavebesiyle taşınmazın değerinin tespit edildiği belirtilmiştir. İdare, uzlaşma sağlanamaması nedeniyle 8/5/2013 tarihinde başvurucular aleyhine kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil davası açmıştır. Mahkeme 15/8/2013 tarihinde yapılan keşif sonucunda alınan bilirkişi raporunda kamulaştırma bedelini 996,40 TL olarak belirlemiştir. Bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın kullanım ve imar durumu dikkate alındığında tarım arazisi vasfında olduğu ifade edilmiş, taşınmaz üzerinde zirai bitki ve su kaynağı bulunmadığı açıklanmıştır. Taşınmazın tarımsal niteliği, toprak yapısı, vasfı ve kullanım şekli dikkate alındığında kapitalizasyon faiz oranı %5 olarak belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda acele kamulaştırma dosyasında alınan bilirkişi raporunda taşınmazın sulu tarım arazisi olduğu kabul edilerek sivribiber, kavun, buğday münavebesi üzerinden hesaplama yapıldığı ancak taşınmazın kuru tarım arazisi niteliğinde olduğunun anlaşılması nedeniyle buğday, kavun münavebesi dikkate alınarak kamulaştırma bedelinin tespit edildiği açıklanmıştır. Tarafların itirazı üzerine Mahkeme 20/1/2014 tarihinde keşif yaparak tekrar bilirkişi raporu almıştır. Bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli 815,45 TL olarak tespit edilmiştir. Raporda imar durumu, şehir merkezine uzaklığı ve acele kamulaştırma dosyasında yer alan tespitler dikkate alındığında taşınmazın arazi/tarla vasfında olduğu kabul edilmiştir. Taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, ana yollara ve yerleşim yerlerine yakınlığı dikkate alındığında objektif değer artış oranı %45 olarak belirlenmiştir. Son olarak kamulaştırma bedelinin tespitinde buğday, kavun münavebesi ve %6 kapitilizasyon faiz oranının dikkate alındığı belirtilmiştir. Mahkeme 26/5/2014 tarihinde davanın kabulüne karar vermiştir. Kararda taşınmazın başvurucular adına olan tapu kaydının iptaliyle İdare adına tesciline hükmetmiş, kamulaştırma bedeli 815,45 TL olarak belirlemiştir. Taraflarca temyiz edilen Mahkeme kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin 12/12/2016 tarihli kararıyla bozulmuştur. Bozma kararında iki yılda üç ürün veya üç yılda dört ürün alınabileceği dikkate alınarak yıllık net gelirlerinin tümü üzerinden hesaplama yapılması gerekirken bir yılda iki ürün (buğday, kavun) üzerinden değerlendirme yapıldığı izlenimi uyandıracak şekilde ve ürünlerin net gelirlerine yüzdelik oranla değer biçilerek bedel tespiti yapan bilirkişi kurul raporuna göre karar verilmesinin hatalı olduğu açıklanmıştır. Öte yandan münavebeye alınan buğday ve kavunun 2013 yılı itibarıyla kuru/sulu ayrımı gözetilmeden dekar başına ortalama verimi, dekar başına ayrıntılı üretim gideri ve kilogram başına toptan satış fiyatını gösterir veri cetveli dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği belirtilmiştir. Son olarak taşınmazın bulunduğu yer, konumu ve bilirkişi raporunda belirtilen objektif değer artışına etkileyen hususlar dikkate alındığında %300 oranında objektif değer artışı uygulanması gerektiği ifade edilmiştir. Aynı Daire 27/11/2020 tarihinde hükmedilen kamulaştırma bedelini dikkate alarak tarafların karar düzeltme dilekçelerinin reddine karar vermiştir. Mahkeme, bozma kararına uyarak ek bilirkişi raporu almıştır. Ek bilirkişi raporunda kamulaştırma bedeli 193,55 TL olarak belirlenmiştir. Raporda kök bilirkişi raporunda açıklanan tespitlerin bozma kararına göre gözden geçirilerek hesaplandığı ifade edilmiştir. Mahkeme 4/7/2018 tarihinde kamulaştırma bedelini 193,55 TL olarak belirleyerek davanın kabulüne ve taşınmazın tapu kaydının iptaliyle İdare adına tesciline karar vermiştir. Taraflarca temyiz edilen Mahkeme kararı Yargıtay Hukuk Dairesinin (Daire) 13/5/2019 tarihli kararıyla onanmıştır. Daire 27/2/2020 tarihinde hükmedilen kamulaştırma bedelini dikkate alarak tarafların karar düzeltme dilekçelerini reddetmiştir. Nihai karar başvurucular tarafından 29/3/2020 tarihinde öğrenilmiştir. Başvurucular -COVİD-19 salgını nedeniyle yasal sürelerin 13/3/2020 ile 15/6/2020 tarihlerinde durmasına dair düzenlemelerden istifade etmek suretiyle- 14/7/2020 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur. Komisyon, başvurucunun makul sürede yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiası yönünden başvuru yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez olduğuna, mülkiyet hakkı yönünden kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar vermiştir.