11. Ceza Dairesi 2025/4413 E. , 2026/3123 K. "" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1150 E., 2025/1098 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan hukuka aykırılık nedeniyle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebepleri…
11. Ceza Dairesi 2025/4413 E. , 2026/3123 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1150 E., 2025/1098 K. SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan hukuka aykırılık nedeniyle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarih ve 2022/439 Esas, 2023/639 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 53... maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Anılan kararın sanık müdafi ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 19.03.2024 tarih ve 2024/624 Esas, 2024/533 Karar sayılı kararı ile "...Sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçundan zarar gören, açılan kamu davasına katılabilecek surette zarar görme olasılığı ve kovuşturmanın her aşamasında kamu davasına katılma hakkı bulunan ... Bankası A.Ş'ye, iddianamenin ve duruşma gününün tebliğ edilmediği anlaşıldığından; suçtan zarar gören ... Bankası A.Ş'nin davadan haberdar edilmeden, buna bağlı olarak 5271 sayılı CMK'nın 233. maddesi ile 234. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca şikayet ve delillerini bildirme ve kamu davasına katılma olanağı sağlanmadan iddia hakkının kısıtlanması ve dolayısıyla yargılama aşamasında dosyada taraf teşkili sağlanmadan duruşmada mutlaka hazır bulunması gereken kişilerin yokluğunda duruşma yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması... sanığın, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen senetlerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen senetlerle ilgili olarak yine tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup, aynı Kanun'un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise, her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı anlaşılmakla, suça konu 18.07.2016 vade tarihli 20.000 TL bedelli senedin ... Bankası ... Şubesine 21.01.2016 tarihinde 10.08.2016 vade tarihli 15.000 TL bedelli senedin ise 19.02.2016 tarihinde ibraz edildiği anlaşılmakla sanık hakkında TCK'nın 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışılmaması... suça konu senetlerin, düzenlenme tarihi tespit edilemediğinden bankaya ibraz tarihinin suç tarihi olarak kabul edilmesi gerektiği buna göre suç tarihi son ibraz tarihi olmakla, 19.02.2016 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2016 olarak eksik yazılmış olması... Sanık hakkında her ne kadar ... 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/3 61... /551 karar sayılı ilamı nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, bu ilamın kesinleşme tarihinin istinafa konu davadaki suç tarihinden sonra olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3. ... 7. Asliye Ceza Mahkemesince bozmaya uyarak 12.03.2025 tarihli ve 2024/441 Esas, 2025/191 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 204/1, 43/1, 62... maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Anılan kararın sanık müdafi tarafından istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin 22.05.2025 tarihli ve 2025/1150 Esas, 2025/1098 Karar sayılı kararı ile sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz istemi; dosya kapsamındaki tanık beyanları ile hükme esas alınan delillerin savunmasını yaptığı sırada müvekkiline okunarak anlatılmadığına, müvekkiline tanıklara soru sorma hakkının hatırlatılmadığına, bu şekilde savunma hakkının kısıtlandığına, ayrıca müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, suça konu senet üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 280/1-e ve f bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, sanık hakkında ... 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarih ve 2022/439 Esas, 2023/639 Karar sayılı mahkumiyet kararının istinaf edilmesi üzerine, inceleme yapan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesince, 5271 sayılı Kanun'un 2 80... . maddeleri gereğince duruşma açılmaksızın hukuki süreçte belirtilen nedenlerle bozulmasına karar verildiği, oysa ki anılan Kanun'un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hallerin açık ve sınırlı olarak sayıldığı, verilen bu bozma kararının aynı Kanun’un 280/1. maddesinin (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak karar vermek yerine, sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri göz ardı edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırı şekilde bozma kararı verildiği ve anılan karara karşı direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden hüküm kurulduğu, bu kararın yeniden istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak ve taraflar da çağırılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin ikinci fıkrasına göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hukuka aykırı şekilde bozma kararı verilip bu şekilde yargılamaya devam edilerek inceleme konusu istinaf başvurularının esastan reddi kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.