2. Hukuk Dairesi 2006/1503 E. , 2006/8003 K. "" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \*(eşlerin birlikte başvuruda bulunmalarına (MK. m.166/3) burada kocanın feragatinin sonuç doğurmayacağına göre y…
**2. Hukuk Dairesi 2006/1503 E. , 2006/8003 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle \*(eşlerin birlikte başvuruda bulunmalarına (MK. m.166/3) burada kocanın feragatinin sonuç doğurmayacağına göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine peşin alınan harcın mahsubuna ,işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi. 22.05.2006 (Pzt.) KARŞI OY YAZISI Dava dosyasında eşlerin “birlikte başvurarak” boşanma isteminde bulundukları, anlaşmalı boşanmanın (TMK. m. 166 f. III) koşullarının oluşması sebebiyle hâkim tarafından “anlaşmalı boşanmaya” karar verildiği ve davacının davasından feragat ettiği konusunda değerli çoğunluk ile aramızda “görüş birliği” vardır. Çekişme nedir?; Davacı eş olan kocanın boşanma davasından feragati içeren temyiz istemine karşılık değerli çoğunluk tarafından sergilenen “Eşlerin birlikte başvuruda bulunmalarına (MK m. 166/3) burada kocanın feragatinin sonuç doğurmayacağı” şeklindeki düşüncesine katılmıyorum. Anlaşmalı boşanma davasından feragat “iki bölümde” incelenebilir: A) Bir Eşin Diğerinin Davasını Kabul Etmesi Hâlinde Anlaşmalı Boşanma Davasından Feragat Dairemdeki çoğunluk düşüncesine göre TMK m. 166 f. III hükmü anlamında “bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde” ancak dava dilekçesinde “davacı” sıfatını kullanan eş davadan feragat edebilir. Buna karşılık anlaşmalı boşanmanın diğer tarafı olan eş davasından feragat edemez. Oysa bir anlaşmalı boşanma davasında davacı ya da davalı sıfatını kullanma “teknik anlamda” gerçek bir “davacı” ya da “davalı” kavramını ifade etmekten uzaktır.Taraflar böyle bir düşünceyi asla hedeflemedikleri gibi ikisinin boşanmak isteyen taraf olarak “aynı safta/tarafta” yer aldıkları kuşkusuzdur. Bu yüzdendir ki aynı safta yer alma olgusu yasada “anlaşma” olarak ifade edilmiştir. Yasa koyucu ve taraflar anlaşmalı boşanma davasında bir “çekişmeli davayı” düşünmemişler/akıllarından dahi geçirmemişlerdir. Değerli çoğunluğun “Davadan ancak dava dilekçesinde ‘davacı’ sıfatını kullanan eş davadan feragat edebilir” şeklindeki düşüncesine aşağıdaki gerekçe ile katılmıyorum: Evlilik en az bir yıl sürmüşse bu aşamadan sonra “eşler” (=kadın ve erkek) boşanma konusunda “anlaşırlarsa” evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı ve bu durumun ortak yaşamın devamını beklenemez hale getirdiğine ilişkin bir “yapıntı” kabul edilmiştir. (Ömer Uğur GENÇCAN, 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu, Bilimsel Açıklama-İçtihatlar-İlgili Mevzuat, Yetkin Yayınevi, Ankara 2004 , Kısaltma: GENÇCAN-TMK, s. 857)