T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1075 KARAR NO: 2026/682 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 01/12/2022 NUMARASI: 2018/1136 Esas - 2022/848 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/1075 KARAR NO: 2026/682 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 01/12/2022 NUMARASI: 2018/1136 Esas - 2022/848 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 26/03/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/12/2017 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'in sevk ve idaresinde iken sürücü ...'ın sevk ve idaresinde olan ... plakalı araca çarpması ile meydana gelen kazada ... plakalı araçta yolcu olan davacının yaralandığı, kusurun ... plakalı araç sürücüsünde olduğu, davalı sigorta şirketi ile imzalanan ibranamenin iptali ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacı lehine 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı sürücü ... ile davalı işleten ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza nedeniyle davacı tarafa 133.685,00 TL 02/08/2018 tarihinde ödeme yapıldığını, davacı taraf öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmesinin gerektiğini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetki yönünden reddini, ....... tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, maluliyet oranının tespiti açısından ATK dan rapor alınması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, kaza sonucunda davacının yaralanmasında başka etkenlerin olduğu ve sonucun ağırlaşmasına sebep olduğu, davacının davalılar aleyhine açtığı işbu davada maddi gerçeklerle talepleri arasında tam bir hukuki nedensellik bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile; 2.898,84 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 410.407,80 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 413.306,64 TL’nin (davalı ... A.Ş. yönünden sigorta limiti olan 196.315,00 TL’den sorumlu olmak kaydıyla) davalı ... A.Ş. yönünden 02.08.2018 tarihinden itibaren diğer davalılar ... ve ... yönünden 11.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalının manevi tazminat talebinin kabulü ile; 50.000,00 TL’nin kaza tarihi olan 11.12.2017 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından hükme esas alınan bilirkişi raporunda müvekkili şirketin ödeme yaptığı tarih itibariyle tazminatın yeterli olup olmadığı saptanırken söz konusu dönem itibariyle geçerli olan kriterler dikkate alınmadığını, söz konusu dönemde TRH 2010 tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanıldığını, 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil şirket tarafından hesaplanan tazminat tutarından ayrı ayrı müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmış olup bilirkişi tarafından ödeme tarihi itibariyle hesaplanan tazminattan ayrı ayrı müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması indirim yapıldıktan sonra bakiye olup olmadığının tespiti gerektiğini ayrıca bilirkişi sigorta şirketi tarafından ödenen tazminatın zararı %80 karşıladığını belirtmiş olup %20 müterafik kusur indirimi ödeme tarihi itibariyle yapılması halinde bakiye kalmayacağını, bilirkişi raporunda TRH 2010 tablosu kullanılmış ve herhangi bir peşin değer formülü uygulanmadan aktüeryal olmayan hesaplama yapılmasını kabul etmediklerini, tazminat hesaplamasında TRH 2010 tablosu ve 1,65 teknik faiz formülünün esas alınması gerektiğini, davacı için hesaplanan tazminattan gerçekleşen trafik kazasında davacının emniyet kemerinin takılı olmaması ve içerisinde yolcu olarak bulunduğu sürücünün ehliyeti olmaması sebebiyle %20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davaya konu bakiye tazminat müterafik kusur durumu sebebiyle indirim yapılmamasından kaynaklandığını, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü ifadesinde araçta yolcu olarak bulunan yolculardan herhangi bir ücret almadığını ve hatır için taşıdığını belirttiğini, tazminattan mutlak anlamda hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından, 11/12/2017 tarihinde saat 19:25 sıralarında davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobil ile Uşak istikametinden Gediz yönüne doğru sol şerit üzerinde seyir halinde iken, kaza mahallinde seyrine göre aynı istikamette sağ şeritte seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin sol yan arka ve yan ön kısımlarına çarpması ile neticelenen trafik kazasında ... plaklı araçta yolcu olan davacının yaralanması nedeniyle davadan önce sigorta şirketi tarafından 02/08/2018 tarihinde yapılan ödemenin yetersiz olması nedeniyle ibranamenin iptali ile maddi ve manevi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçelerinde davacının hatır için taşındığı yönünde iddia ve savunma ileri sürmemiştir. Mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan hatır indirimi yapılabilmesi için davalının bu yönde savunma getirmesi ve taşımanın hatır için olup olmadığı, tarafların yakınlığı, varsa hatır için taşımanın kimin arzusu ve ne amaçla yapıldığı gibi olayın özel şartlarını ortaya koyması gerekmektedir. Davalı tarafın, süresinde dosyaya sunulan cevap dilekçesinde hatır taşıması olduğuna dair iddiası ve savunması olmadığına göre İlk Derece Mahkemesince hatır indirimi yapılmamış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Mahkemece davalı sürücünün kazada %100 kusurlu olduğunu tespit eden kusur raporu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, kusuru olmayan sürücünün aracında yolcu olarak bulunan davacı için davalı sürücünün ehliyeti olmaması ve kaza tespit tutanağından emniyet kemerini takıp takmadığı belirsiz olarak işaretlendiği ve davalı tarafından aksi ispat edilemediği anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında da isabetsizlik görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin 17/07/2020 tarih, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı iptal kararı sonrasında vermiş olduğu güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir. Bu nedenle hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2023/12136 E. - 2024/5730 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078 E. - 2022/10550 K., 2021/13398 E. - 2022/10498 K. sayılı kararları). Tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketi ile davacı arasında davadan önce yapılan ödemeye bağlı olarak ibraname düzenlendiği ve ibraname içeriğinde ödenmesi kararlaştırılan tazminat tutarının ödendiğinin davacı tarafın da kabulünde olduğu sabittir. Bilirkişi raporunda ödeme tarihi verileri dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu ödeme yetersiz olduğu tespit edildiğinden KTK'nın 111.maddesi gereğince ibranamenin iptali şartları somut olayda gerçekleşmiştir. Davadan önce parayı alan ve bu dönem zarfında parayı kullanan davacının sebepsiz zenginleşmesinin önlenebilmesi için davadan önce yapılan ödemenin hesaplanan tazminattan güncellenerek düşülmesi gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda davadan önce yapılan ödemenin yapıldığı tarih ile zarar hesabının yapıldığı tarih arasında işleyen yasal faizi hesaplanarak güncellenmesi ve güncellenmiş miktarın, tazminat miktarından mahsup edilmesi suretiyle yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur.Bu nedenlerle; davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davalı ... A.Ş. vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 31.648,48 TL harçtan peşin alınan 3.353,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.295,48 TL harcın davalı ... A.Ş.'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026