10. Hukuk Dairesi 2024/14775 E. , 2026/1915 K. "" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1988 E., 2024/2794 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2024/156 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırla…
10. Hukuk Dairesi 2024/14775 E. , 2026/1915 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1988 E., 2024/2794 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/199 E., 2024/156 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.07.2006 tarihinden 12.11.2013 tarihine kadar ... A.Ş.'ye ait ... kanalının Ege Bölgesinde (çoğunlukla ...’da olmak üzere) kameraman, muhabir ve ... şefi olarak çalıştığı, 5953 sayılı Kanun'un 1. maddesinin bu Kanun kapsamında kalan çalışmaları belirlemiş olup, davacının çalışmasının da bu kapsamda kaldığı, davalı ...Ş.'nin 12.11.2013 tarihinde matbu bir fesih bildirimini davacıya imzalatarak iş akdini sebepsiz ve gerekçesiz olarak feshederek, 23634,61 TL kıdem, 5554,30 TL ihbar tazminatları ile 3750,00 TL izin ödemesi toplamı olan 32938,91 TL fesih ihbarı bedelinin davacıya banka yoluyla havale edilerek fiilen de feshi gerçekleştirdiği, davacının iş akdinin fesih nedeninin ... yayın düzen politikalarının değiştirilmesi ile stratejilerinin yeniden yapılandırılması, işyerinin teknolojik ve fiziksel olarak yeniden düzenlenmesi ve ekonomik verimliliğin sağlanabilmesi için yönetsel kararlar doğrultusunda gerçekleştirilecek yapılandırma çerçevesinde ... ... büro şefliği pozisyonunun kapatılması olarak belirtildiği, ancak bu hususun doğru olmadığı, zira, ... bünyesine yeni şirketler alarak çalışma alanını genişletip büyümeye devam ettiği, bu sebeple davacı tarafından 03.12.2013 tarihinde İzmir 7. İş Mahkemesinin 2013/868 Esas kayden işe iade davası açıldığı, Mahkemece verilen 09.07.2015 tarihli, 2015/411 Karar sayılı kararda; davacının feshin geçerli nedene dayanmaması nedeniyle iş sözleşmesinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiği, söz konusu kararda da davacının ... İş Kanunu kapsamında çalıştığının belirlendiği, ancak söz konusu dava dosyasının işe iade istemi içerdiğinden, davacının ... İş Kanunu kapsamındaki çalışmasına yönelik icra edilebilecek bir hüküm kurulamadığından ve dolayısıyla bu kararla SGK yolu ile gerçekleştirilen emeklilik işlemlerinde oluşacak ücret farkından davacının yararlanabilmesi sağlanamadığından, işbu davanın açılması gerektiği iddiasıyla davacının ... A.Ş. bünyesindeki 21.07.2006 – 12.11.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının 5953 sayılı ... Mesleğinde Çalışanlarla Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Hakkında Kanun (... İş Kanunu) kapsamında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II.CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum bilgisayar kayıtları üzerinde yapılan incelemede 09.08.1964 doğumlu olan davacının 23.08.1982 işe giriş tarihli ilk işe giriş bildirgesine istinaden 506 sayılı Kanun kapsamında ve ... s.s. numarasında sigortalı olduğu, 01.08.2015 tarihinden itibaren de kendisine 2/... tahsis numarasıyla yaşlılık aylığı bağlandığı, çalışmalarının davalı işyerinin İzmir’de bulunan ... sicil sayılı işyerinden 21.07.2006 tarihinden itibaren bildirilmeye başlandığı ve 31.12.2012 tarihine kadar devam ettiği, 01.01.2013 tarihi itibariyle de İstanbul’da bulunan ... sicil sayılı işyerinden 12.11.2013 tarihine kadar çalışma bildirimlerinin bulunduğu, 21.07.2006 – 12.11.2013 tarihleri arasında geçen bu çalışmalarının kesintisiz ve tam olarak Kuruma bildirildiğinin görüldüğü, 506 sayılı Kanunu'na 2098 sayılı Kanunla eklenen Ek1, Ek2 maddesi, 3395 sayılı Kanun'un 13. maddesi hükümleri dikkate alındığında davacının 2098 sayılı Yasadan yararlandırılabilmesi için anılan Kanun kapsamına giren bir işte çalıştığının işverenden alacağı bir belge ile kanıtlaması gerektiği, öte yandan, 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesinin 2. fıkrasında yer alan tabloya 6385 sayılı Kanunla eklenen 16... .sıra ile ... ve gazetecilik mesleğinde ... Kartı Yönetmeliğine göre ... kartı sahibi olmak suretiyle fiilen çalışanlar ile ...’de ... kartı Yönetmeliğine göre ... kartına sahip olmak üzere çalışanların 2013/Şubat ayı başından itibaren fiili hizmet süresi zammı kapsamına girdikleri, 5510 sayılı Kanun'da belirtilen işyerlerinde çalıştıkları halde söz konusu işlerin/görevleri yapmayan, sayılan işleri/görevleri yaptıkları halde söz konusu işyerlerinde çalışmayan sigortalıların işyeri ve iş koşulu şartı bir arada yerine gelmediğinden fiili hizmet süresi zarfından yararlandırılmalarının mümkün bulunmadığı, bu itibarla, 5510 sayılı Kanun'un 40.maddesindeki fiili hizmet süresi zammının uygulanmasından, sigortalıların yararlanabilmesinin çalıştıkları işyeri ile yaptıkları işin birlikte gerçekleşmesi koşuluna bağlandığı, anılan Kanun'un 40.maddesinin birinci fıkrası hükmüne göre yaş haddi indiriminden yararlanabilmek için 2.fıkrada yer alan tablonun 10.numaralı sırasında yer alan sigortalıların en az 1800 gün, diğer sıralarda yer alan sigortalıların ise 3600 gün belirtilen işyeri ve işlerde çalışmış olmaları gerektiği, buna göre, sigortalıların 2008 yılı Ekim ayından önce 5510 sayılı Kanun'un 40.maddesinde belirtilen işler ve işyerlerinde 5434 sayılı Kanunun mülga 32.maddesine göre fiili hizmet süresi zammı ile 506 sayılı Kanunun 5.maddesi kapsamında itibari hizmet süresi kapsamı dışında prim ödenerek geçen çalışmalarla, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra fiili hizmet süresi zammına tabi prim ödenerek geçen çalışmalar toplamının 18 00... gün olması halinde, sigortalıların 2008/Ekim ayı başından sonra fiili hizmet süresi zammına tabi geçen çalışmaları için emeklilik yaş haddinden indirim yapılabileceği, bu nedenle 5510 sayılı Kanunun 40.maddesinde sayılan işler ve işyerlerinde 2008/Ekim ayı başından önce de çalışan sigortalıların bu kapsamda çalışıp çalışmadıklarının tespitinin gerektiğinden, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarına göre farklı adreste bulunan iki ayrı işyerinde geçtiği anlaşılmakla, itibari hizmet için Yasada sayılan koşulların her iki işyeri için mevcut olup olmadığının ayrı ayrı tetkik edilmesi, bu itibarla, davacının her iki işyerindeki unvanının tespit edilmesi gerekmekte olup, unvanının yasada sayılan unvanlarda olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket bünyesinde 21.07.2006 tarihinden, iş sözleşmesinin İş Kanunu'nun 18. maddesi gereği geçerli sebeple feshedildiği 12.11.2013 tarihine kadar 4857 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığı, akabinde davacının bugüne kadar hak etmiş olduğu kıdem ve ihbar tazminatları ile bakiye izin ücreti alacağının kendisine eksiksiz olarak ödendiği, hizmet tespit davasının 5 yıllık geriye dönük olarak açılabileceğinden, davada hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, davacının çalışmasının yerine getirdiği görevin mahiyeti gereği 5953 sayılı Kanun kapsamında ve gazeteci olarak değerlendirilemeyeceğin zira şirket bünyesinde çalıştığı süre boyunca 5953 sayılı Kanun'un ilk maddesinde belirtilen “fikir ve sanat işlerinde” çalışmasının bulunmadığı, yalnız teknik hususlarda görevini ifa ettiği, öte yandan davacının 4857 sayılı İş Kanunu'na tabi çalışan olduğunun kendisi tarafından imzalanmış olan iş sözleşmesinde de açıkça belirtildiği, bunun yanında davacının iddialarının aksine işe iade davasında davacının ... İş Kanunu kapsamında çalıştığına ilişkin bir tespitinde bulunmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla davanın kısmen kabulüne 55...35 6 TC kimlik numaralı davacı ...’un davalı Kurumda ... sicil numaralı dosyada işlem gören ... A.Ş. işyerinde geçen 21.07.2006 - 12.11.2013 tarihleri arasındaki çalışmasının 5953 sayılı Kanun kapsamında olduğu, davacının 2008/Ekim ay başından önce ve sonra geçen toplam 3600 gün itibari/fiili hizmet süresi olmadığından, 506 sayılı Kanun'un Ek 5 ve 5510 sayılı Kanun'un 40/16. maddesindeki düzenlemeden yararlanmasının mümkün olmadığının tespitine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile çalıştığı işyerinin ve iş kolunun ... iş kolu olduğunun saptanmasına yönelik iş bu davanın açılmasında davacının korunmaya değer herhangi bir hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...Ş. vekili ve davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İzmir 1. İş Mahkemesinin 28.03.2024 tarih, 2020/199 Esas ve 2024/156 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çalıştığı iş kolunun ... iş kolu olduğu tespitini talepte müvekkilin hukuki menfaati bulunmadığı belirtilse de, davacının ... İş Kanunu'na tabi çalışmasından emeklilik döneminde sağlayacağı fayda ile 4857 sayılı Kanunu'na tabi çalışmasından sağlayacağı menfaatler arasında gerek emeklilik maaşı gerekse emeklilik süresi bakımından farklılık bulunduğu, dava dilekçesindeki istemin açıklattırılmasıyla itibari hizmet süresinin tespiti talebi bulunduğunu da açıkladıkları iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, çalışmalarının ... İş Kanunu'nun kapsamında olduğunun tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.