Başvurucu, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bünyesinde sivil memur statüsünde çalıştığını, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) naklen atanmak için yaptığı başvurunun bu Bakanlıkça kabul edilmesine rağmen, bağlı olduğu idarenin buna muvafakat etmediğini, söz konusu işlemin iptali istemiyle açtığı davanın da reddedildiğini, bu durumun, kimsenin zorla çalıştırılamayacağı yasağı ile çalışma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ayrıca, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK)
Başvurucu, Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bünyesinde sivil memur statüsünde çalıştığını, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığına (GİB) naklen atanmak için yaptığı başvurunun bu Bakanlıkça kabul edilmesine rağmen, bağlı olduğu idarenin buna muvafakat etmediğini, söz konusu işlemin iptali istemiyle açtığı davanın da reddedildiğini, bu durumun, kimsenin zorla çalıştırılamayacağı yasağı ile çalışma hakkı ve adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, ayrıca, 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yönünde yapılan düzenlemenin hak arama özgürlüğünü kısıtladığını, temel hakların KHK ile düzenlenmesinin Anayasa’nın , ve maddelerine aykırılık oluşturduğunu ileri sürmüştür. Başvuru, 27/2/2013 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm İkinci Komisyonunca, 11/6/2013 tarihinde başvurunun karara bağlanması için Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. OLAYLAR VE OLGULARA. Olaylar Başvuru dilekçesindeki ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 6/10/2008 tarihinde MSB Arşiv Müdürlüğünde teknik hizmetler sınıfında bilgisayar mühendisi olarak açıktan atama suretiyle memuriyet görevine başlamış olup, 19/11/2008 tarihinden bu yana aynı Bakanlığın Muhabere Elektronik Bilgi Sistemleri Daire Başkanlığı Yazılım Şube Müdürlüğünde sivil memur statüsünde Uygulama Yazılım Analiz ve Geliştirme Uzmanı (Bilgisayar Mühendisi) olarak görevini sürdürmektedir. Başvurucu, 11/11/2011 tarihli dilekçesiyle GİB’ye naklen atanmak için müracaat etmiştir. Başvurucu ayrıca 21/11/2011 tarihinde de MSB’ye başvurmuş ve “halen çalışmakta olduğu unvanda kariyer yapma imkanının olmadığını, Gelir İdaresi Başkanlığına bilgisayar mühendisi unvanıyla naklen atamasının yapılması halinde mesleğinde kariyer imkanına kavuşacağını, ayrıca Gelir İdaresi Başkanlığına naklen geçişlerde yaş sınırı olmasından bahisle muvafakat verilmemesi durumunda telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceğini” belirtmek suretiyle muvafakat talep etmiştir. GİB tarafından MSB’ye yazılan 22/11/2011 tarih ve 107599 sayılı yazıda, “muvafakat verilmesi halinde” başvurucunun atamasının yapılabileceği bildirilmiştir. GİB’nin bu yazısına, MSB tarafından 30/11/2011 tarih ve 17712 sayılı yazıyla verilen cevapta “hizmet gereği nedeniyle” başvurucunun naklen atanmasına muvafakat verilmediği belirtilmiştir. “Muvafakat şartı” gerçekleşmediğinden başvurucunun GİB’ye atanması işlemi yapılamamıştır. MSB, başvurucunun 21/11/2011 tarihli dilekçesine 19/12/2011 tarih ve 18528 sayılı yazıyla cevap vererek, başvurucuya, hizmetine ihtiyaç duyulması nedeniyle muvafakat verilemeyeceğini 22/12/2011 tarihinde bildirmiştir. Bunun üzerine başvurucu, muvafakat verilmemesi işleminin iptali istemiyle 30/12/2011 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açmıştır. Yapılan yargılama sonunda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin 19/9/2012 tarih ve E.2012/45, K.2012/806 sayılı ilamıyla, “davacıya muvafakat verilmesi durumunda davacıyla ilgili kişi yararının bu atamadan dolayı idarenin hizmeti yürütürken uğrayacağı kayba tercih edilmesini haklı kılacak boyut ve yoğunlukta olmadığı, yani dava konusu olayda kamu yararına tercih edilebilecek bir kişi yararı bulunmadığı değerlendirilmiş, davacıya muvafakat verilmemesi işleminde idarece kullanılan takdir yetkisinin kamu yararı ile birey yararı dengesi gözetilerek ve objektif kriterlere bağlı kalınarak kullanıldığı ve tesis edilen dava konusu işlemin sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı olmadığı kanaat ve sonucuna varıldığı” gerekçesiyle yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu ilamın başvurucu tarafından 31/10/2012 tarihli dilekçeyle karar düzeltme kanun yoluna götürülmesi üzerine, anılan Mahkemenin 30/1/2013 tarih ve E.2013/135, K.2013/97 sayılı ilamıyla bu talebi de reddedilmiş olup, bu karar başvurucuya 13/2/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 27/2/2013 tarihli dilekçesi ile 30 gün içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun “Memurların bir kurumdan diğerlerine nakilleri” kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:“Memurların bu Kanuna tabi kurumlar arasında, kurumların muvafakatı ile kazanılmış hak dereceleri üzerinden veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde derece yükselmesi suretiyle, bulundukları sınıftan veya öğrenim durumları itibariyle girebilecekleri sınıftan, bir kadroya nakilleri mümkündür. Kazanılmış hak derecelerinin altındaki derecelere atanabilmeleri için ise atanacakları kadro derecesi ile kazanılmış hak dereceleri arasındaki farkın 3 dereceden çok olmaması ve memurların isteği de şarttır.” 26/9/2011 tarih ve 659 sayılı Genel Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname’nin “Davalardaki temsilin niteliği ve vekalet ücretine hükmedilmesi ve dağıtımı” kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrası şöyledir:“Tahkim usulüne tabi olanlar dahil adli ve idari davalar ile icra dairelerinde idarelerin vekili sıfatıyla hukuk birimi amirleri, muhakemat müdürleri, hukuk müşavirleri ve avukatlar tarafından yapılan takip ve duruşmalar için, bu davaların idareler lehine neticelenmesi halinde, bunlar tarafından temsil ve takip edilen dava ve işlerde ilgili mevzuata göre hükmedilmesi gereken tutar üzerinden idareler lehine vekalet ücreti takdir edilir.”